Yüzde 82’lik doluluk oranı, 1 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 15 bin kişilik istihdamıyla HOSAB, Bursa ekonomisinin can damarları arasında. HOSAB yönetimi de sanayicinin sorunlarının çözümü için elini taşın altına koymuş durumda. 10 yıllık süre içinde sanayicinin enerji ve su sorununun çözümü için atılan adımlar bölgede sanayiciye rahat nefes aldırdı. 2020 yılı için ise HOSAB..

Tarih : Okunma : 1228.43 Yorum Yap

Yüzde 82’lik doluluk oranı, 1 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 15 bin kişilik istihdamıyla HOSAB, Bursa ekonomisinin can damarları arasında. HOSAB yönetimi de sanayicinin sorunlarının çözümü için elini taşın altına koymuş durumda. 10 yıllık süre içinde sanayicinin enerji ve su sorununun çözümü için atılan adımlar bölgede sanayiciye rahat nefes aldırdı. 2020 yılı için ise HOSAB yönetiminin ajandasında itfaiye merkezi, su deposu gibi bölgenin ihtiyaçlarına cevap verecek projeler yer alıyor. Ancak HOSAB’da üretim yapan sanayicinin önceliği bölgenin kapasitesine cevap verebilecek, ticareti hızlandıracak bir yol. HOSAB Başkanı Ömer Faruk Korun, her sabah ve akşam 15 bin kişinin mevcut yolu kullandığına dikkat çekerek, “Yolun projesi belli ve her şeyi hazır. Bu yolun yatırım planlamasına alınmasını istiyoruz. Eğer o yol yapılırsa, diğer yollara çok ihtiyaç kalmayacak; çünkü direk otoban bağlantımız olacak. Bir OSB için enerji kadar lojistik ve ulaşım konusu da çok önemli. Tabii bir bedel ortaya çıkıyor. Bu bedeli bizim vermemiz hem ekonomik, hem de kurulun kuralları gereği mümkün değil. Çünkü biz OSB sınırlarının dışına yatırım yapamıyoruz. Devlet büyüklerimizden bu noktada destek bekliyoruz. Bu yol tamamlanırsa sadece HOSAB değil, bölgenin tamamında trafik rahatlayacak” değerlendirmesini yaptı

HOSAB’ın organize sanayi bölgesi olma yolculuğundan bahseder misiniz?

“Biz Organize Sanayi Bölgesi olursak, kendi işimizi kendimiz görebiliriz. Bir belediye statüsü gibi hareket edebiliriz.” fikri ortaya çıktı ve çalışmalarımıza başladık. 2008 yılında planlarımız onaylandıktan sonra tam anlamıyla OSB olarak işlemlerimizi yürütmeye başladık. O günden bugüne çok büyük gelişmeler oldu. Bir kere altyapı sorunlarımızın hemen hemen hepsini hallettik. Bu süre içerisinde bölgeye gelen sanayi kuruluşlarında da çeşitlilik arttı. İtalya, Amerika, Almanya, Güney Kore gibi yabancı menşeili markaların fabrikaları OSB içerisinde yer aldı. Ağırlıklı olarak otomotiv ve makine sanayi üzerine faaliyet gösteriyoruz.

HOSAB’ın elektrik, doğalgaz gibi ana enerji sorunlarını 11 yıllık süre içerisinde tamamladığınızı söylediniz. HOSAB’ın ulaştığı noktadan memnun musunuz? 2019 yılını nasıl geçirdiniz?

Biz 2012 yılında EPDK’dan elektrik dağıtım lisansımızı aldık. Bu lisans sayesinde bölgemize elektriğimizi satabiliyoruz. Bunun avantajı, elektrik üreten firmalardan pazarlık yaparak elektrik alabiliyoruz. Piyasa şartlarının en uygununu alıp, sanayicimize de aynı şekilde en uygununu satabiliyoruz. Şu an yeni organize sanayi olan bölgelere bu hakkı vermiyorlar. Biz zamanında bu hakkı aldık ve dolayısıyla sanayicilerimizi avantajlı tarifelerden faydalandırabiliyoruz. İkinci olarak 2012 yılında kendi hatlarımızı çekerek doğalgazı da sanayicimize vermeye başladık. 2011 yılında Hasanağa’daki sulama barajımızın yüzde 17’sinin kullanım bedelini satın aldık, 6 kilometrelik bir hat ile bölgemize getirdik ve sanayicimize su temin ettik. Biz bu konuyla ilgili yatırımlarımızı gerçekleştirdik ve bölgemizin ihtiyaçlarına göre hizmetlerimize devam edeceğiz.

HOSAB 50 YILLIK ENERJİ İHTİYACINA ÇÖZÜM GETİRDİ

Bölgemize yeni fabrikaların gelmesiyle ve mevcut fabrikaların üretim kapasitesinin artmasıyla birlikte elektrik tüketiminde artış yaşandı. Sanayi bölgesinin olmazsa olmazı enerjidir. 2016 yılında İrfaniye’den HOSAB’a gelen 7 kilometrelik yeraltı kablo hattımız bulunuyor. Bu projenin mevcut kurulu gücü 24 MW’tır. Biz bu projeyi hayata geçirdiğimiz dönemde 8 MW’lık bir güce ihtiyacımız vardı. 2016 yılına geldiğimizde kurulu güç bize yetmemeye başladı ve ihtiyacımız 19 MW’lara ulaştı. Bu soruya cevap verebilmek için yeni bir proje geliştirdik. Bölgemizden 1 kilometre dışarıda, 24 bin metrekarelik bir yer aldık, üst kullanım hakkını TEİAŞ’a verdik, 2017 yatırım planını aldırdık ve 154 trafo merkezi yaptırdık. Bursa’mızın siyasetçileri bize bu konuda destek verdi. Bu projemiz bir süre önce tamamlandı. Bu proje sayesinde HOSAB tüm enerji ihtiyacını 154 trafo merkezinden temin etmeye başladı ve OSB’nin önümüzdeki 50 yıllık enerji ihtiyacına çözüm üretildi.

HOSAB’ı zaman zaman ziyaret ettiğimizde bir yol problemi ile karşılaşıyoruz. Bu konuda nasıl bir girişim başlattınız? Bu sorun ne kadar zamanda çözüme kavuşturulur

HOSAB’da yaşanan yol problemi ile ilgili sorunun ne zaman çözüleceğinin sorusunun cevabı devlet büyüklerimizdedir. Bizim şu an kullandığımız mevcut yolumuz bize uygun değil çünkü her sabah ve akşam 15 bin kişi bu yolu kullanıyor. Fakat bir önceki Belediye Başkanımız ile yaptığımız görüşmeler kapsamında Hasanağa TOKİ’lerin yan tarafında kadastral bir yolumuz olduğunu ve o yolun açılması gerektiğini görüştük. Bugün kullandığımız yol, yol değildir. Bizim açılmasını istediğimiz yol, TOKİ’nin yanından geçen yerdir. Bir önceki Belediye Başkanımız bir çalışma başlatmıştı ancak yarım kaldı. Biz daha sonra bir proje geliştirdik ve İstanbul – İzmir – Bursa otobanının daha önce gölün diğer tarafından geçecekti, Başköy’ün oradan devam edecekti. Şimdi ise yolu gölün bu tarafına aldı. Orada 1,5 kilometrelik kör bir yol kaldı. O noktadan HOSAB’a 4 kilometrelik bir yol uzunluğu bulunuyor. Biz bu konuyla ilgili girişimde bulunduk. Karayolları, Bursa Büyükşehir’deki trafik birimiyle beraber ön araştırma yapıldı ve o yolun yapılabileceği gündeme geldi. Karayolları bu projeye onay verince, proje çizimi yapıldı. Her şey belli ve hazır. Yaklaşık 2 yıldan beri bu işle ilgili çok emek sarf ediyorum. Bu yolun yatırım planlamasına alınmasını istiyoruz. Eğer o yol alınırsa, diğer yollara çok ihtiyaç kalmayacak çünkü direk otoban bağlantımız olacak. Bir OSB için enerji önemli ama lojistik ve ulaşım konusu da çok önemli. Tabii bir bedel ortaya çıkıyor. Bu bedeli bizim vermemiz hem ekonomik hem de kurulun kuralları gereği mümkün değil. Çünkü biz OSB sınırlarının dışına yatırım yapamıyoruz.

YEKDEM KONUSUNDA DÜZENLEMENİN  YAPILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ

Sanayi kuruluşlarına gelen elektrik faturalarının bilinmezliği söz konusu ve her ay faturalarda artış yaşanıyor. Sanayici gelecek elektrik faturasını belirleyemediği için birim maliyetini hesaplayamıyor. Siz elektrik faturalarının nasıl dengeye alınabileceğini düşünüyorsunuz?

Her sene EPDK’nın bize belirlediği tavan ve taban fiyatı bulunuyor. EPDK bize belirlenen tavan fiyatının üzerinde YEKDEM, iletim gibi bedelleri eklememiz gerektiğini söylüyor. Yani fiyatı biz değil, EPDK belirliyor. Ankara ziyaretimde EPDK başkanı ile bir araya gelme şansımız oldu ve orada bu konu konuşuldu. Şikâyetin olduğunu, yaşanan belirsizliği yeni düzenleme ile ortadan kaldıracaklarını söyledi. Biz de yakın zamanda düzenlemenin geleceğine inanıyoruz. Çünkü 50 iken 100 olduğu zamanları yaşadık ve üreticinin zorlandığı zamanları gördük. YEKDEM konusunun farkındalar ve yeni bir düzenleme yapmaya başlamışlar. 2020 yılında bu düzenlemeyle ilerleyeceklerini belirttiler.

HOSAB’ta otomotiv başta olmak üzere farklı iş kolları olduğunu belirttiniz. Sektörel bazda bir değerlendirme yapabilir misiniz? İstihdam oranı nedir?

HOSAB’ta otomotiv ve makine sektörü ağırlıklı olarak üretim faaliyetlerine devam ediyor. Ayrıca gıda, plastik, inşaat gibi farklı sektörlerde OSB içerisinde yer alıyor. Biz HOSAB olarak Akçalar OSB ile birleştik.   Bu birleşme ile OSB içerisindeki fabrika sayımızı artırdık ve alanımızı daha da genişlettik. Bursa’nın batısında önemli bir büyüklüğe sahip bir OSB olarak konumlandık. Bölgemizde 15 bin kişi çalışıyor. Yaklaşık 1 milyar dolar ihracat kapasitemiz bulunuyor.

2020 yılını nasıl görüyorsunuz?

2020 yılında yapmamız gereken birçok proje bulunuyor. Diğer bölgelerde olduğu gibi OSB’de yaşayan bir yer. Dolayısıyla sürekli bir faaliyet oluyor. Biz 154 Yenileme Merkezi’ni yaptırdık. Bu yaptırdığımız yer sadece HOSAB için değil, Kayapa’ya ve diğer yerleşim birimlerine de hizmet sağlıyor. Sorunlu yol hikayesini tamamlarsak bölgenin tamamını rahatlayacak. Çünkü trafik azalacak. Ben şahsen o yolu kullanacağım. Benim gibi herkes o yolu kullanır. Diğer taraftaki trafik azalacağı için diğer yolu kullanacak kişileri de rahatlatacak. HOSAB olarak yaptığımız veya yapacağımız projeler sadece bizim bölgemizi değil tüm civarı ilgilendiriyor.

2020 YILINDA İLK İŞİMİZ İTFAİYE MERKEZİNİ TAMAMLAMAK

2020 yılında hayata geçireceğimiz projeler arasında; itfaiye konusu yer alıyor. Bize en yakın itfaiye merkezi küçük sanayide bulunuyor ve uzak kalıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımızla protokol imzaladık ve OSB içerisinde itfaiye ile ilgili alanı ayırdık, inşaatına başladık, 2020 yılının Temmuz ayında Büyükşehir’e teslim etme sözü verdik. Ayrıca 2020 yılı içerisinde bölgemiz içerisinde 10 bin metreküplük bir su deposu yapmayı planlıyoruz. Cami projemiz için de çalışmalarımız devam ediyor.

NİTELİKLİ PERSONEL EKSİKLİĞİ SANAYİCİYİ DÜŞÜNDÜRÜYOR

Sanayide nitelikli eleman Türkiye’nin en önemli sorunları arasında. Bursa gibi bir sanayi şehrinde nitelikli ara eleman yetiştirecek meslek liselerinin sayısı çok az. Sizce bu sorun nasıl aşılır?

Sanayicinin en önemli sorunlarından biri, nitelikli personeldir. Gençlerimizin okullarından belirli donanımlarla mezun olması gerekiyor. Maalesef şu anda o seviyede değiliz. Sanayici milyon dolar değerinde makine alıyor ancak o makineyi yönetecek eleman bulamıyor. Herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekiyor. Bizde bölgemizin içerisinde 20 bin metrekarelik bir alanı eğitim için ayırdık. Milli Eğitim Bakanlığıyla yaptığımız görüşmeler belli bir noktaya kadar geldi. Ana hatlarıyla birlikte bir proje bize geldi. Orayı teknik meslek lisesi olarak düşünüyoruz.

SANAYİCİ 2020’DEN UMUTLU

Türkiye Küresel krizin ardından, Barış Pınarı Harekatını gerçekleştirdi. Türkiye’de ekonominin düzlüğe çıkması için üretim başlıca bir formül. Peki, hammadde sorununu çözmek için neler yapmalıdır? 2020 Türkiye için nasıl bir yıl olacak?

Dünya genelinde yaşanan sıkıntılar var ve bölgesel olarak Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılarda var. 2020 yılının ikinci yarısından sonra işlerin toparlanacağını düşünüyorum. Türkiye’nin en önemli sorunu, Irak’a yaptığımız ihracatın azalması oldu. Önümüzdeki günlerde Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde yaşanan sıkıntıların azalacağını hissediyorum. 30 kilometrelik bir güvenli bölge oluşturmaya çalışıyoruz. Bu bölge sayesinde bir rahatlama olacaktır. Biz dünya ile yarışıyoruz ve sürekli üretim yapmamız gerekiyor. Katma değeri yüksek olan işleri hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu da eğitimden geçiyor.

SANAYİCİNİN İHTİYAÇLARI İÇİN OSB’LERE BÜTÇE AYRILMALI

Eklemek istedikleriniz var mı?

Bizim OSB’lerin genelinde ilerideki günlerde karşı karşıya kalacağı bir sorun bulunuyor o da OSB’lerin gelir kaynaklarının azalmasıdır. Elektrik satışı, doğalgaz satışı, su satışı ve sanayicilerden altyapı katılım payı ve aidat ile bütçeye ulaşırsınız. İşin özüne gelirsek elektrikten para kazanamıyoruz, doğalgazdan zarar ediyoruz, su satışı ve arsa satışından para kazanabiliyoruz. Arsa kalmadığı içinde elimizde sadece su kalıyor. Dolayısıyla sadece sanayiciden gelen katılım payları ile bütçe oluşturabiliyoruz. Yarattığımız bütçe ile sanayiciye hizmet vermek zorundayız. İlerdeki tarihlerde bir kısır döngüye dönecek. Türkiye’nin doğu illerindeki OSB’lerin ellerinde arsalar var ama kimse almıyor. Sonuç itibariyle sanayicinin üzerine odaklanmış bir hale geleceğiz. Bize küçük de olsa doğalgaz ve elektrikten pay ayrılabilir. Farklı fikirlerimizde bulunuyor. Bölgemizden çıkan vergilerin bir kısmı bize verilebilir. Sürekli bir ihtiyaç var ve ihtiyaca cevap vermek için bütçe olması gerekiyor. Biz bu konuları OSBÜK’le ve kendi aramızda konuşuyoruz. Bizim görevimiz bitecek ve başkası gelecek. Yaşayan bir yerde sorun olmasın istiyoruz. Üretime hep sürdürülebilir olsun istiyoruz.