BURSA’YA GÜVENİYORUM, YİNE BAŞARACAĞIZ…! Hızla artan vaka oranlarına dikkat çekerek tam kapanmanın çok yerinde bir karar olduğuna işaret eden Bursa’nın başarılı İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz,  göreve geldiği ilk günlerdeki koronavirüs rakamlarını paylaştı ve mühim bir vurgu yaparak  “Yeter ki el ele, kol kola, omuz omuza olalım. Bursa’ya güveniyorum, daha önce vakaları indirip örnek..

Tarih : Okunma : 6.895 views Yorum Yap

BURSA’YA GÜVENİYORUM,

YİNE BAŞARACAĞIZ…!

Hızla artan vaka oranlarına dikkat çekerek tam kapanmanın çok yerinde bir karar olduğuna işaret eden Bursa’nın başarılı İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz,  göreve geldiği ilk günlerdeki koronavirüs rakamlarını paylaştı ve mühim bir vurgu yaparak  “Yeter ki el ele, kol kola, omuz omuza olalım. Bursa’ya güveniyorum, daha önce vakaları indirip örnek kent olmayı başardık, yine başaracağız” mesajını verdi.

Balıkesir’den Bursa’ya geldiği günden itibaren vaka sayılarında gözle görülür bir düşüş seyrinin mimarı olan, virüse karşı uyguladığı akılcı çözümlerle Bursa’yı vaka haritasında çevresindeki illerden ayırmayı başaran İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, vaka sayılarına, oluşturduğu kent bilinciyle hep birlikte ‘Dur diyeceğiz’ çağrısını yaptı. Anımsanacağı üzere Dr. Yavuzyılmaz’ın, Bursa’ya atanması ile birlikte devlet hastanelerine 285, özel hastanelere ise 120’ye yakın yoğun bakım yatağı ilave edilmişti. 5N1K’ya özel açıklamalarda bulunan ve yoğun bakım yatak masraflarının adet başına 20 bin dolar olduğunu vurgulayan İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz koronavirüs salgınına ilişkin oldukça dikkat çekici cümleler kurdu ve Bursalılar’ı “Kul hakkına giriyoruz. Dünyadaki hiçbir zevk hiçbir eğlence yoğun bakımda tavana bakmanın karşılığı olamaz. Tam kapanma sürecinde de el ele, kol kola, omuz omuza olalım” İfadeleriyle uyardı.

‘BİR EKİP OLMANIZ GEREKİYOR!’

Korona virüs ile mücadelede öncelikli hedefin bir ‘ekip’ oluşturulmak olduğunu belirten Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz Bursa’ya atanma sürecini de anlattı;  “Bursa Türkiye’nin dördüncü büyük şehri olmasının yanında kadim bir şehir. Bizim de Bursalı hemşerilerimize hizmet etme fırsatımız oldu. Sağlık Bakanlığı’ndan görev bildirildiğinde biz Balıkesir’de ‘Laboratuvarımızın genişletilmesi için ne yapabiliriz?’ sorusuna yanıt aramak üzere bir toplantı yapıyorduk. Sağlık Bakanımız aradı. Sn. Bakanımız ile görüştükten bir gün sonra Bursa’da görevimizin başına geçtik. Bursa’da göreve başladığım dönem geçiş süreci olması hasebiyle zor bir dönemdi. Tek başınıza bir işin üstesinden gelemezsiniz, bir ekip olmanız gerekiyor. Zaten göreve başladıktan bir gün sonra Sayın Sağlık Bakanımızı bölge gündem değerlendirmesi için Bursa’da ağırladık. Özellikle ilk 15 gün vaka sayıları 5 bin seviyesine kadar ciddi bir tırmanış içerisindeydi. Yine o dönem günlük vaka sayımız 5 bin seviyesine kadar çıkıyordu. Personel sıkıntısı çektiğimiz bir dönemde, hem sahada filyasyon ekiplerinin normale göre 2-3 kat çalışması, hem de laboratuvarda yoğun olarak test sonuçlarının çıkarılması gerekiyordu. Birinci öncelik sağlık çalışanları olmak üzere her bir birim, her kurum elini taşın altına koymuştu. Tüm sağlıkçılar olarak her noktamız ile taşın altına girdik. Nöbete Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nde güne başlayan arkadaşlarımız gündüz saatinde başka bir hastanede göreve devam ediyorlardı. Bu zor görevi yapabilen başka bir meslek grubu da yoktur diye tahmin ediyorum. Vaka sayılarını 3 bin seviyelerine indirdikten sonra kısıtlamalar geldi.” Değerlendirmesi ile pandemiyle mücadele kent bilincinin önemine işaret ederken, günlük vaka sayılarında geldiğimiz nokta itibariyle endişe halindeyiz.” açıklamasını da yaptı.

‘İYİ OLMAK YETMİYOR!’

Bursa’nın koronavirüs vaka sayılarını değerlendiren Fevzi Yavuzyılmaz, sadece bir tek ilin salgınla mücadelede iyi olmasının yetmediğine işaret ederek şunları söyledi: “Koronavirüs salgınında insanlar rakamlar ile çok ilgileniyor. Ancak konunun özeline bakıldığında rakamlardan ziyade tam kapanmaya ve önlemlere hafiyen uymanın çok daha önemli olduğu net ortada. Eğer bir vatandaş, pozitif bir vaka ile temas halinde olursa, o ilde vaka olmaması veya çok sayıda olması değil de risk faktörü önemli. Konunun özelinde bireysel olarak ne yaptığımız önemli. O yüzden insanların sayılara çok takılmasını istemiyoruz. Sayın Bakanımız, her hafta risk haritasını kamuoyu ile paylaşıyor. Bursa çevresindeki illere bakıldığında durumu gayet iyi. Ancak iyi olmak yetmiyor. An itibariyle hastane doluluğumuz yüzde 60’lar seviyesinde. Bu yüzde 60’ın tamamı covid-19 salgını nedeniyle hastanede değil, diğer sağlık hizmetleri de devam ediyor. Yoğun bakım doluluk oranı ise yüzde 75’ler seviyesinde. Benim göreve geldiğim dönemde devlet hastanelerinde 285, özel hastanelerde ise 120’ye yakın yoğun bakım yatağı ilave edildi. Yoğun bakım ünitesinin çok önemli şartları olduğu için, istediğiniz zaman yatak sayısını artıramıyorsunuz. Sadece bir yoğun bakım yatağının 20 bin dolar civarında maliyeti var. Vaka sayılarının en yüksek olduğu anda dahi hastamızı başka bir ile göndermek zorunda kalmadık. Hiçbir şeyin sınırsız olmadığını da söylemek istiyorum. Tedbirsiz ve dikkatsiz olma lüksümüz de yok.

‘BU İNSANLAR İÇİN Mİ MÜCADELE EDİYORUZ?’

Sağlık çalışanlarının çok zor şartlar altında koronavirüs vakalarıyla mücadele ettiklerini belirten Yavuzyılmaz, vatandaşlara uyarılarda bulunarak, “Geçtiğimiz günlerde apartmandan kadınların bir arada çıktıklarını gördüm. Bir organizasyondan çıkmış olduklarını anladım. Sağlık çalışanları arkadaşlarımızın emeği adına, verdiğimizi mücadele adına, ilimin sağlık tedbirleri adına üzüldüm. ‘Biz ne yapıyoruz? Biz ne için mücadele ediyoruz? Benim sağlık çalışanı arkadaşlarım evine niçin gitmiyor?’ sorusu aklımda belirdi. Bazen, ‘Bu insanlar için mi mücadele ediyoruz?’ diye serzenişte bulunuyorum. Sağlık çalışanları her gün covid vakalarının olduğu servise giriyorlar. Üzerinde bozuk para kadar kuru yeri kalmayan arkadaşlarımı görünce üzülüyorum. Kul hakkına giriyoruz. Örneğin, apartmanda bir tane pozitif vaka olunca kaçacak yer arıyoruz. Sadece bizim için değil insanlar kendileri için dikkat etmeleri gerekiyor. Dünyadaki hiçbir zevk hiçbir eğlence yoğun bakımda tavana bakmanın karşılığı olamaz. Kanuni Sultan Süleyman’ın ‘Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi’ sözünü hatırlatmakta fayda görüyorum. Sağlıklı bir nefes için devlet feda edilebiliyorsa, herhalde biz de altın gününü iptal edebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

‘YAZIKTIR, GÜNAHTIR!’

İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, Türkiye’de görülen mutasyonlu virüs hakkında da bilgiler vererek, “Mutasyon, virüsün ufak tefek farklılıklara uğramış haline deniyor. Mutasyonu sadece kötü bir durum olarak da algılamayalım. Belki de virüs mutasyona uğrayınca, bulaşma özelliğini de kaybedebilir. İngiliz mutantının çok daha hızlı bulaştığını biliyoruz. Önceden bir evden pozitif vaka çıktığında diğer aile bireylerinde 4 veya 5’inci günlerde ger dönüşümü oluyordu. İngiliz mutantında ise bu süre neredeyse aynı gün olarak belirlendi. Ortamda kısa bir süre bulunmak, İngiliz mutantı açısından bulaş kaynağı oluyor. Brezilya ve Güney Afrika mutantında ise hastalığın seyri biraz daha sıkıntılı olabiliyor. Maalesef anneleri, anne adaylarını çok genç yaşta insanları kaybettik. ‘Bir grip gibi gelir geçer’ algısı olmasın. Mutlaka temasımız olan insanları bildirelim. Yazıktır, günahtır. Biz bunu dar alanda kısıtlayamazsak 1,10,100,1000 diye artıyor. Kartopu gibi düşünmeyelim, arkasında çığ gibi vaka sayıları geliyor. O yüzden yakalanan bir vakayı izole edip, hastalığın yayılmasını önlemek istiyoruz. Toplum sağlığı söz konusu olduğu için insanların tedaviyi isteyip istememesinin önemi kalmaz. El ele, kol kola, omuz omuza olalım. Bursa’ya güveniyorum, biz bunu yine başaracağız. Sayın Bakan açıkladığında, vaka sayılarında Bursa birinci ildi. Biz bunu başaramayan bir il değiliz. Sayın Valimizin başkanlığında her hafta bir araya gelerek, durum değerlendirmesi yapıyoruz. Burada herkes üstüne düşen görevi yapıyor, ancak sevgili hemşerilerimizden de aynı hassasiyeti bekliyoruz” mesajını verdi.

‘VİRÜSTEN KAÇARAK KURTULAMAZSINIZ!’

İlçe ilçe vaka sayılarını duyurmanın risklerine işaret eden Yavuzyılmaz, “Bursa’da vaka sayılarına bakıldığında hiçbir ilçenin diğerine göre oransal olarak çok farkı yok. Virüs her yerde. Son dönemde Nilüfer ilçemiz biraz yükselmişti, orası da son aşamada dengelenmiş gibi görülüyor. İlçe içinde taşınma riski oluyor ve virüsü oraya da götürmüş oluyoruz. Bu virüsten kaçarak değil tedbir alarak kurtulabilirsiniz. Yanımızdaki kişinin pozitif olduğunu düşünerek tedbir almalıyız” açıklamasını yaptı.

‘BU İLLETTEN KURTULMAMIZ LAZIM’

Koronavirüse karşı alınan tedbirlerin tam kapanma kapsamında sıkı bir biçimde uygulanmaya devam etmesi gerektiğine değinen Yavuzyılmaz, şöyle konuştu: “Ramazan boyunca kafe ve restoranlar sadece paket servis hizmeti veriyorlar. Vaka sayılarında yükseliş eğilimi var, hala yatay seviyelere gelemedik. Virüs, tedbirsizlik ve kalabalığı seviyor. Örneğin, pazarlarda müthiş bir kontrolsüzlük müthiş bir kalabalık vardı. Ne kadar güvenebilirsiniz? O yüzden tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. İnsanlar evlerine ekmek götürmek için çabalıyor. Psikolojik olarak da altından kalkılması zor bir durum. Ama zorluğun ortadan kalkması için de tedbiri alıp, normal hayatımıza dönmemiz lazım. Aşı ve bağışıklık konularıyla bayağı bir mesafe kat ettik. Bu illetten kurtulmamız lazım.

‘ONLAR AKIL FUKARASI!’

İl Sağlık Müdürü Yavuzyılmaz, Türkiye’de hâlihazırda uygulamada olan aşıların mutasyona karşı da etkili olduğunu vurgulayarak, “Biontech ve Sinovac aşıları, mutasyonlara karşı da etkili. Dolayısıyla aşıda bir tedirginliğimiz yok. Vaka sayılarımız 5 kat artmış olmasına rağmen 65 yaş üzerindeki hasta sayımız bir kat artıyor. Aşıdan sonra da pozitif olunabilir. Aşı olan vakalarda, hastalık çok daha hafif seyirli geçiyor. Aşı karşıtlığın için söyleyecek tek kelime bile bulamıyorum. Hala toplumun içinde ‘Koronavirüs var mı, yok mu?’ tartışması yapanlara akıl fukarası diyorum. Herkes yalan söyleyebilir ancak sayıların yalan söyleme şansı yok. Sadece Türkiye değil tüm dünya ekonomik kayıplar içerisinde. Herkes mi aptal?”  diye serzenişte bulundu.

‘ÜLKELER ARASINDA AŞI SAVAŞLARI VAR’

Ülkedeki aşı çalışmalarına yönelik rakamlar sunan İl Sağlık Müdürü Yavuzyılmaz, “Hatırlarsak eğer Türkiye’de sadece bir vakayla başladık, şimdi binleri konuşuyoruz. Bizim bağışıklığı artırmamız, aşıyı devam ettirmemiz gerekiyor. İngiltere sürü bağışıklığını 2 hafta denedi ancak devam edemedi. ‘Kalan sağlar bizimdir’ diyemeyeceğimize göre böyle bir düzene giremeyiz. Rastgele aldığımız adresler üzerinden toplumsal bağışıklığın hangi seviyede olduğunu görmeye çalışıyoruz. Türkiye genelinde 15 milyonun üzerinde sadece Bursa’da ise 700 bin aşı yaptık. Şuan 60 yaş grubunu ve belirli meslek gruplarını aşı yapıyoruz. Ülkeler arasında aşı savaşları yürütülüyor. Dünyada aşı uygulamalarında ilk sıralarda yer alıyoruz. Çin Hükümeti ülke sınırlarının dışına aşı satışına belirli oranda izin veriyor. Bu işler mekik diplomasisiyle çözülebiliyor” değerlendirmesini yaptı.

‘SIRASI GELEN AŞISINI OLSUN’

Toplumda aşılama çalışmalarına yaşlı nüfustan başlanmasına yönelik çıkışlar olduğuna da değinen Yavuzyılmaz, “Aşılama yapılacak yaş gurupları belirlenirken bilim insalarının önerileri dikkate alındı. Yaşlı kesim yoğun bakıma en fazla ihtiyaç duyan grup. Bizim örfümüzde yaşlımıza, büyüğümüze sevgimiz ayrıdır. Sürü bağışıklığını benimseyen ülkelerde çok acı tablolar gördük. Biz öncelikle huzurevlerimiz, yaşlı bakım evlerimizi ve engelli bireylerimizin kaldığı yerlerde aşılama faaliyeti yürüttük. Gelemeyenlerin evlerine gidip aşılama yapıyoruz. Aşı hakkı olan vatandaşlarımızın mutlaka randevusunu alıp hastaneye gelmelerini istiyoruz. Biontech’i ise Şehir, Yüksek İhtisas, Gemlik, Mustafakemalpaşa Hastaneleri’nde yaptırıyoruz. Aşılarımızı özel hastaneler dâhil olmak üzere hiçbir ücret almadan yapıyoruz” diye konuştu.

‘VATANDAŞIMIZ ENDİŞE DUYMASIN!’

Aşıların herkese uygulanacağını ve bu konuda vatandaşların da endişe duymamaları gerektiğini vurgulayan Yavuzyılmaz, “İl Milli Eğitim Müdürümüz ile sürücü kurslarının eğitiminin de online olması üzerine bir değerlendirme yaptık. E-nabız uygulamasında ikinci doz aşının süresi gelince sistemi açılacak. Bugünden bir ay sonrasının randevusunu alamıyor olabilirler. Karışıklık olmasın diye böyle bir uygulama yapılıyor. Hiçbir vatandaşımız endişe duymasın, 28 günlük süreler dolduğunda ikinci doz aşılarını yapacağız. Bursa çevre illerden de hasta kabul eden bir sağlık üssü konumunda. Biz diğer kurumlarda sağlık personeli anlamında bir destek almadık. Bizim en büyük gücümüz özellikli ve özverili insan kaynağımız” açıklamasını yaptı.

‘BU TALEBİ DİLLENDİRMEK HOŞUMA GİTMİYOR!’

Sağlık çalışanların istekleri listesinde birinci sırada bulunan ek ödeme sorununa da değinen Yavuzyılmaz, şöyle konuştu: “Sağlık çalışanlarına ‘ek ödeme’ konusu gibi bir talebi dillendirmek hiç hoşuma gitmiyor. Hiçbir arkadaşıma o tulumu, yoğun bakımdan alacağı para için giydiremez. ‘Çok para alıyorlar’ diye bir algı oluşturuldu. Personelimiz normal memur maaşlarının üzerinde bir para almıyorlar. Sağlıkçıların ocak ayında aldıkları para, kasım ve aralık aylarında ödenmeyen döner sermayelerdi. Mahiyetimizde çalışan arkadaşlarımızın emeğinin karşılığının verilmesi bizi de mutlu eder.

İlk yorumu siz yazın