YENİ BİR SAYFA AÇILABİLİR…! Gürsu ve Gürsu’nun ekonomisi  dendiğinde ilk akla gelen isimdir;  Uludağ OSB Başkanı Yunus Aydın. Bursa’nın doğu yakasında hem sanayiyi hem de hayat standartlarını geliştirmek için yıllardır çabalayan Başkan Aydın; bölgeye Bursa’nın gelişimine yakışır bir görünüm kazandırabilmek için her daim çalışır..! Ne yapıp eder, olmazları oldurur Yunus Başkan ..! Kestel ve Gürsu..

Tarih : Okunma : 1582.308 Yorum Yap

 YENİ BİR SAYFA AÇILABİLİR…!

Gürsu ve Gürsu’nun ekonomisi  dendiğinde ilk akla gelen isimdir;  Uludağ OSB Başkanı Yunus Aydın.

Bursa’nın doğu yakasında hem sanayiyi hem de hayat standartlarını geliştirmek için yıllardır çabalayan Başkan Aydın; bölgeye Bursa’nın gelişimine yakışır bir görünüm kazandırabilmek için her daim çalışır..!

Ne yapıp eder, olmazları oldurur Yunus Başkan ..!

Kestel ve Gürsu OSB’nin birleştirilerek Bursa’nın üçüncü büyük OSB’si olan Uludağ OSB’nin kurulmasında  da  en büyük emek yine Başkan Yunus  Aydın’ındır…

Uludağ OSB’nin zaman içerisinde gerçekleştirdiği yatırımlar da hep Yunus Başkan’ın öncülüğünde hayata geçmiştir…

Ve fakat normalde son derece sakin bir mizaca sahip olan ve iş yaşamındaki naif duruşuyla da dikkat çeken  Başkan Aydın’a sıkıntılı süreçler yaşatan ve tepkili bir tutum sergilemesine neden olan bir proje var ki ; deyim yerindeyse tam bir sorunlar yumağı …Gürsu Yenidoğan Kentsel Dönüşüm Projesi için bundan tam on yıl önce düğmeye basan ve şehrin doğu yakısının gelişimine katkı sağlamayı hedefleyen Başkan Aydın ve ekibi bir arpa boyu bile yol katedemiyor…!Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiği devasa proje için Gürsu Belediyesi ile protokol imzalayan Başkan Aydın; Belediye’nin nasıl bir proje ortaya koymaları gerektiği konusunda yol gösterici olmamasına bir hayli tepkili…

5N1K Genel Müdürü Pınar Yeniyiğit’in Bursada Bugün’de hazırlayıp sunduğu Fi Kelam’a  katılan Yunus Aydın;  hem koronavirüs sürecinde ekonomi gündemini değerlendirdi hem de tam on yıldır  gündemlerindeki kentsel dönüşüm projesi konusunda aldıkları karar başta olmak üzere, izleyecekleri yol haritasını anlattı ve Gürsu Belediye Başkanı  Mustafa Işık’a bir çağrı yaptı;

“Sayın Mustafa Işık’a en son sunumu 2,5 ay önce yaptık. O günden beri bize bir geri dönüş yapmadı. O yüzden o devasa proje küçük bir proje haline geldi. Biz kendi alanımızda başlayacağız. İlk olarak 14 bin metrekarelik bir alanda başlayalım, birinci etap olarak adlandıralım dedik. Bu süreçte belediyenin yaklaşımı olumlu olursa yeni bir sayfa açılabilir”

SÜREÇ UZARSA SORUNLAR ORTAYA ÇIKACAK

Yeni normalleşme süreci koronavirüs gündemi ile ilgili en önemli konu başlığı. Size göre süreç hangi şartlarda gerçekleşmeli ?

Kuşkusuz   Hükümüetimiz , her alanı düşünmek ve  dengelemek mecburiyetinde. Bizler gerekli tedbirleri aldık. Eğer süreç biraz daha uzarsa koronavirüs krizinin yanına sosyal problemler de etkilenecek. İşyerleri kiralarını ve maaşlarını ödeyemezlerse çok farklı sorunlar konuşuyor olacağız. Virüsle mücadele ederken bir yandan da ekonomik çarkları döndürmeliyiz. Şu an için içinde bulunduğumuz süreçte normalleşme için ilk adımlar atıldı. Artık tedbirlere uyacağız, bekleyeceğiz ve göreceğiz.

PANDEMİDE DE ÇALIŞAN SANAYİCİ ELEKTRİK FATURALARIYLA SANKİ CEZALANDIRILIYOR

Sanayici salgın döneminde de  elektrik faturalarından şikayetçi.  Elektrik kullanımı azaldı ancak faaliyetleri büyük ölçüde sekteye uğrayan sanayicinin fatura fiyatları yükseldi? Üreticiyi zora sokan bu durumun çözülmesi için hangi adımlar atılmalı?

Pandemi nedeniyle bölgedeki fabrikaların yüzde 70’i geçici olarak çalışmaya ara verdi. Normalleşme adımlarıyla beraber bu oran azalacaktır. Elektrik tüketimlerinin normal dönem içerisinde OSB geneli 16M kw/h civarı seyrederken bugün 5.5M kw/h seviyesine kadar düştü. Bu düşüş ortalama yüzde 61 oranındadır. Ancak nisan ayı elektrik birim fiyatları ile mayıs ayı birim fiyatları 39 kuruştan 57 kuruşa çıktı. YEKDEM nisan ayı birim fiyatına ek olarak 11 kuruş eklemiş olduğu için sanayicimiz oldukça zor duruma düştü. YEKDEM bedelinin ertelenmesi-taksitlendirilmesi veya indirim yapılması gerekiyor. İletim bedelinin ise sistem kullanım anlaşması gereği değil, içerisinde bulunduğumuz süreç boyunca minimum seviyeye çekilmesi gerekmekte. Bu zorlu dönemde sanayicimiz korunmalı ve üretim desteklenmelidir ki süreç sonunda üretim daha kolay eski haline dönebilsin. Çünkü bu tabloda çalışan sanayici cezalandırılıyormuş gibi bir algı doğuyor. Bunun önüne geçilmesini istiyoruz. Çalışmayanın hat kullanım bedelini çalışanlar ödememeli.

*Uludağ OSB, ‘Yenidoğan Kentsel Dönüşüm Projesi’ nin yaşama geçirilmesi için örnek bir mücadele örneği sergiliyor.  Ve fakat on yıla yakın bir zamandır bu projede bir arpa boyu bile  yol kat edilemedi. Projenin yıllardır yaşa geçirilememesinin sebebi ise ortada; Gürsu Belediyesi veULUDAĞ OSB’nin  bir proje üzerinde mutabık kalamaması. Başkan Yunus Aydın projenin her daim gündemlerinde olduğunun altını çizerken, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a bir çağrıda bulunarak; Belediyenin projenin şekilledirilmesinde yol gösterici olmasını istiyor.

 KURTULUŞUMUZ;  ÜRETİM VE İHRACAT

Pandemi sürecinde istihdamı çokça konuşuyoruz. Uludağ OSB de  bü süreçte işçi çıkarmama  mücadelesi  verdi.  Şu ana dek bu kapsamda hangi adımları attınız? Diğer yandan yeni bir dünya düzenini de konuşuyoruz. Türkiye’nin bu düzende rolü ne olacaktır?

Bizim bölgemizde kimse işçi çıkarmadı. Kısa Çalışma Ödeneği ’ne başvurular oldu. Artık bundan sonrası çok önemli. İşletmeler ayakta kalabilmeli ki çalışanına maaş verebilsin. Ekonomik ve sosyal yükler hem çalışana, hem de işverene binecek. Bunun yolu da üretimin önünü açmaktan geçiyor. Defalarca vurgulamak gerekir belki; Bizim kurtuluşumuz üretim ve ihracat. Bu virüs ilk olarak Çin’de ortaya çıktı. Dünyadaki birçok ülke ucuz iş gücü nedeniyle Çin’e muhtaç durumda. Böyle olunca da dünyadaki tedarik zinciri bir darbe aldı. Sanayiciler olarak buradan çıkardığımız ders şu: Her ülke kendi ihtiyacını karşılayacak hammaddeyi üretebilmeli. Üretim bir ülkeye endeksli olmamalı. Bizim de geçmişte hammadde üreten tesislerimiz vardı ancak Çin’le rekabet edemedikleri için ya sektör değiştirdiler ya da kendilerini fesih ettiler.  Artık önümüze bakıyoruz. Her şerden bir hayır doğar. Yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve bu düzende Türkiye iyi bir rol elde edecek. Ben Türk iş dünyasının girişimci ruhuna güveniyorum.  Her şeyden önce iyi bir planlamaya ihtiyacımız var. Üretimin ve ihracatın önü açılırsa, üreticinin hammadde problemini çözebilirsek Türkiye’nin geleceği çok parlak olur.

SANAL FUAR ŞİRKETİ KURAN İLK OSB’YİZ

Pandemi ile birlikte dijitalleşmenin önemi net ortaya çıktı . Türkiye’nin dijitalleşmede öne geçmemesi  için yapılması gerekenler nelerdir?

Teknolojik gelişmeleri takip etmek hem ülkemiz hem de iş dünyası için kaçınılmaz. Artık pazar sadece Türkiye değil, tüm dünya. Dijitalleşmeyle alakalı dünyadaki gelişime ayak uydurmamız şart. Bunun en hızlı şekilde sanayide yapıldığını düşünüyorum. Kamunun da bu gelişime ayak uydurması gerekiyor. Örneğin biz bu çağa ayak uydurmak adına girişimlerimize başladık. Koronavirüsle birlikte sanal fuarları gündemimizin ilk sırasına aldık  ve bir Türk yazılım şirketiyle anlaşarak sanal fuarcılıkla ilgili çalışmalara başladık. Kendi yazılımımızla yola çıkıyoruz. Tamamladığımızda da Türkiye’desanal fuarcılığı  gerçekleştiren ilk OSB olacağız. Geleceğin e-ticarette olduğunu görüyoruz ve buna göre yatırım yapıyoruz.

Uludağ OSB bu süreçte boş durmuyor. İş dünyasını heyecanlandıran adımlar atıyor. Sanal Fuarcılık bu bakımdan büyük bir önem teşkil ediyor. Peki bu adımla  hedefiniz  nedir? Nasıl bir organizasyon kurulacak?

Biz tekstil ağırlıklı bir OSB’yiz. Ama otomotiv, mobilya, kimya gibi birçok farklı sektörlere de ev sahipliği yapıyoruz. Amacımız Uludağ OSB’deki tüm sektörlere hizmet etmek. Bu noktada dönemsel çalışmalara imza atılacak. Sanayicimiz ürünlerini tüm dünyadaki toptancılara ve perakendecilere gösterebilecek. Tekstil özelinde İngiltere, İtalya markalaşmayı başarabildi ancak biz henüz başaramadık. İnşallah sanal fuarla Türk tekstilinde markalaşmanın da yolu açılacak.

*Sanayici, koronavirüs süreci nedeniyle üretim yapmaktakuşkusuz ki  zorlanıyor. Bir de üstüne her ay afaki oranlarda artan elektrik faturaları eklenince çıkış yolu bulamayan sanayicinin büyük sıkıntılar yaşadığına işaret eden Uludağ OSB Başkanı Yunus Aydın,eketirik faturalarına yansıyan YEKTEM  bedellerinin, ‘Şartlar ne olursa olsun çalışan- üreten sanayici cezalandırılıyor’ algısı oluşturduğunu vuygu yapıyor.

SEKTÖRLERİMİZİ MARKALAŞARAK KORUYABİLİRİZ

Türkiye her srektörde kaliteyi yakalıyor ancan markalaşmada gerideyiz.Bu tablonun  nedenleri nedir?

Şunun altını çizmemiz gerekiyor;  Sanayi ve teknoloji ülkemizde Cumhuriyetle birlikte başladı. Öncesinde Türk vatandaşları pazarda yoktu. Çarşı-pazarda esnaf bile değildik. Türk Milletine Atatürk’le birlikte girişimcilik ruhu kazandırıldı. Bahsettiğimiz ülkelere bir göz atarsak, örneğin Almanya ve İngiltere’de;  300-400 yıllık şirketler söz konusu. 80’li yıllarla birlikte ise üretimin önü açıldı ve dünyayla rekabet etmeye başladık. Şimdi sıra markalaşmaya geldi. Ben markalaşmada da örnek ülke olacağımıza inanıyorum. Bunun için tüm kaynaklara sahibiz. Şu tehlikeyi de görmek gerek.; Markan varsa gelecek kuşaklara bir ekonomik değer bırakırsın. Fabrika bir değerdir ama fason üretim yapıyorsan yabancı markaların sana müşteri olarak iş verdiği sürece çalışabilirsin. Şu anki konjoktürde  tam konsantre bir şekilde  markalaşmayı konuşmalıyız.

Türkiye beyin göçü nedeniyle nitelikli iş gücü kaynağını da yabancı ülkelere kaptırıyor. Bu sorunun çözmek için neler yapılabilir?

Beyin göçünü ülkemizin gelişimi açısından çok büyük bir kayıp olarak görüyorum. Dijitalleşmenin de önünü açar, her sektörde gelişimi sağlarsak beyin göçünün önüne geçeriz. Böylece insan kaynağımızı da kendi ülkemizde kullanabiliriz. Burada eğitim kalitesi çok önemli. Bir standarda sahip olmalıyız. 3-5 yılda bir yeni bir sistem denenmemeli. Diğer yandan ilk ve orta okuldan sonra çocuklarımız mesleklerini bilmeli, yetenekleri keşfedilmeli, tercih yapacak bir seviyeye gelmeli. En önemlisi de teknik eğitimin önü açılmalı.  Türkiye’nin kurtuluşu teknik eğitimde.

Bursa’nın  hali hazırda bekleyen en devasa projelerinin başında Gürsu’daki Yenidoğan Projesi geliyor .Siz bu proje için ciddi bir mücadele süreci yürütüyorsunuz. Fakat bir türlü ilk kazma vurulamadı .Peki sorun nedir?

2011 yılında OSB Başkanı oldum. O dönem Gürsu Belediye Başkanı Orhan Özcü’ydü. 2012 yılında kendisiyle bir protokol imzaladık. Ardından Rahmetli Cüneyt Yıldız’la da bir protokol yaptık. Son olarak Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’la bir araya geldik. Bugüne kadar Gürsu Belediyesi’ne 16 farklı proje sunduk. Ancak bir sonuç ortaya konamadı. Bu bölge kaçak yapılaşmanın yoğun olduğu bir bölge. İçerisinde sanayiye ait bölümler de var. Gürsu Organize Sanayi Bölgesi sınırları içinde kalan 29 bin 298 metrekarelik alanla birlikte, üzerinde yapılaşmış hak sahibi sanayi dışı 189 bağımsız birim ve 91 işletmeye ait yapılanmalarla birlikte toplam 55 bin 205 metrekarelik bir alan söz konusu. Uludağ OSB olarak ciddi bir proje ortaya koyduk. Gürsu Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecekti. Ancak şimdiye kadar bir yol kat edemedik. Bu arada Vişne Caddesi’ne en yakın OSB’de biziz. Türkiye’de markalaşmayı konuşuyoruz. Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü markalaşmayı becerebilen bir sektör. İşte bu sektörün Türkiye’yi terk etme ihtimali var. Ben buradan açıkça uyarıyorum. Bizim bu sektörleri koruma mecburiyetimiz var. Biz bu sektörde öne çıkan firmaları OSB’lerin nimetlerinden faydalanabilmeleri için yanımıza çağırdık. Amacımız bu firmaların kullanabilmesi ve ticaretlerini rahatça yapabilmeleri için 5 yıldızlı bir otel, helikopter pisti, bankaların olduğu bir proje ortaya koyduk. Şehrin doğu yakasının kaderini değiştirebilecek nitelikte bir projeden bahsediyoruz. Kimin yaptığının hiç önemi yok. Ancak bu projeyi meclis üyelerine anlatmakta zorluk yaşıyoruz. Sayın Mustafa Işık’a en son sunumu 2,5 ay önce yaptık. O günden beri bize bir geri dönüş yapmadı. O yüzden o devasa proje küçük bir proje haline geldi. Biz kendi alanımızda başlayacağız. İlk olarak 14 bin metrekarelik bir alanda başlayalım, birinci etap olarak adlandıralım dedik. Bu süreçte belediyenin yaklaşımı olumlu olursa yeni bir sayfa açılabilir.

Buradaki temel sorun kat yüksekliği mi?

Bu noktada iletişim kurmakta zorlanıyoruz. Kaç kat yapacağız, emsal ne olacak?  bize söylenecek ki biz de bir çalışma ortaya koyalım. Bize ‘8 kat çalışalım’ dendi, bununla ilgili resmileşmiş hiçbir tablo yok. Bu işin uzayacağını öngördüğümüz için kendi başımıza hareket etmeye karar verdik.  Yerel yönetimin 1,5 yılı bitti. Önümüzdeki dönemde Meclis üyesi arkadaşların yaklaşımları belki daha olumlu olur. Bu proje etap, etap büyütülebilir. Uludağ OSB’nin ilk ayağı olan GÜSAB kurulduğunda Yenidoğan nüfusu bin beş yüz, iki binlerdeydi. Bugün bahsettiğimiz alanda 40 bin civarı insan yaşıyor. Tamamı kaçak yapılaşma. Bunun müsebbibi yerel yönetimlerdir. Bunu da temizlemenin yolu Uludağ OSB’nin başlattığı bu projeydi. Bu proje için yerel yönetimlerin bize ricacı olması gerekiyordu ama tam tersini yaşıyoruz. Bu bir eleştiri  değil. Bu işte bizim kusurumuz varsa biz kendimizi düzeltelim. Herkes taşın altına koysun. Benim kimseyle ilgili bir problemim yok. Kamuoyunu doğru bilgilendirmem lazım. Bu bir eleştiri değildir. Meclis üyesi arkadaşlara da bu işte belediye başkanı kadar iş düşüyor.

*Uludağ OSB sanal fuarcılık adımıyla Türkiye’de ilk olmaya hazırlanıyor. Proje yaşama geçtiğinde Uludağ OSB’deki firmalar ürünlerini 7/24 dünyanın farklı noktalarındaki toptancı ve perakendecilere tanıtma şansı yakalayacak.