Sanayici isyanda…

Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere sanayicinin başına gelen elektrik şoku, adeta fıkra gibi nedenlere ve de sonucu okkalı zamlarla yüklü elektrik faturalarına dayanıyor. Öyle böyle değil değerli okurlar;  sanayici 15 aydır, her ay üst üste katlanarak kapılarına dayatılan  zamlı elektrik faturaları nedeniyle tabiri caizse isyan noktasında ..! Düşünün ki bu ülkede sanayicisiniz… Zaten ekonomide uzun..

Sanayici isyanda…
Tarih : Okunma : 1157.485 Yorum Yap

Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere sanayicinin başına gelen elektrik şoku, adeta fıkra gibi nedenlere ve de sonucu okkalı zamlarla yüklü elektrik faturalarına dayanıyor.

Öyle böyle değil değerli okurlar;

 sanayici 15 aydır, her ay üst üste katlanarak kapılarına dayatılan  zamlı elektrik faturaları nedeniyle tabiri caizse isyan noktasında ..!

Düşünün ki bu ülkede sanayicisiniz…

Zaten ekonomide uzun süredir yaşanan daralma üretimde elinizi kolunuzu bağlıyor ..

Ham madde maliyetleri de  almış başını gidiyor ..

Tablo böyleyken  ekonomideki darboğazdan kurtuluş formülü olarak ‘Sanayicinin üretimi arttırması en mühim çıkış yoludur’ deniyor ..

Ve fakat tüm bu olumsuzluklar ve de  beklentiler peş peşe birbirini izlerken , bir rüzgar esiyor, ya da güneş açıyor…

Aaaa.. Bir bakıyorsunuz ki kuruluşunuzun elektrik faturası birden yüzde 40’lara dayanan oranlarda zamlı halde geliveriyor ..!

Şimdi ne alaka? Nasıl yani ? , Ne rüzgarı, güneşi  bu böyle ? dediğinizi duyar gibiyim..

Evet yanlış anlamadınız bildiğiniz rüzgar, güneş …!

Hemen izah edeyim ;

  Türkiye’de sanayici elektriği Yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyor..

Nedir bu kaynaklar ? Rüzgar, güneş ve su…!

Yani anlayacağınız  rüzgar esip, güneş açtığı vakit ; Sanayiciyi elektrik çarpıyor..

Çünkü Yenilenebilir enerji üretimi yapan kuruluşlar havanın rüzgarlı ve de güneşli olduğu zamanlarda daha çok üretim gerçekleştiriyor ..

İşte sanayicinin elektrik çilesi de, tam  bu noktada başlıyor..

Şöyle ki  Devlet Yenilenebilir Enerji alanında faaliyet gösteren işletmelere kuruluş aşamasında ciddi oranda teşvikler sağlamış. Enerji üreticisine sağlanan ballı lokma tatlısı kıvamındaki bu teşvikler de,   tam 15 aydır yüzde 132’ye varan zam oranlarıyla sanayicinin elektrik faturalarına yansıtılıyormuş.

Bu teşvikler sanayiciye nasıl ve de hangi formülle  yansıtılıyormuş ? sualinin yanıtına gelince ;

Devlet tamı tamına on yıl süreyle enerji alanında üretim yapan firmalara yüksek oranlarla alım garantisi vermiş …

Yani normal elektrik fiyatı 1 birim iken yenilenebilir enerji  yatırımı yapan kuruluşlara devlet on yıl boyunca 2 birimden alım yapacağını garanti etmiş.

Aslında dünyada da uygulama böyle …

Amma velakin  genel olarak çok sayıda ülke aradaki bu  fiyat farkını genel bütçeden desteklerken, Türkiye’de söz konusu fark  sanayicinin elektrik faturasına zamlı tarife olarak yansımış.

Hal böyle olunca da iklimsel özelliklere bağlı olarak enerji üreten kuruluşlar fazla üretim yaptığında bu fark yükseliyor ve sanayicinin ödediği fatura bedelleri de katlanıyor.

Örneğin 2019 Mayıs ayına göre Haziran’da  sanayiciye yansıyan elektrik zammı yüzde 38 oranında artmış.

BAŞKAN GÜLMEZ; ‘SİSTEM ŞEFFAF DEĞİL’

Sanayicinin, üretimde adeta bir darboğaza sebep olan elektrik kabusundan nasıl  kurtulabileceğini ,malum faturalardaki afaki zamların hangi nedenlere dayandırıldığını ve de tabii ki soruna çözüm için yapılması gerekenleri   OSBÜK Organize Sanayi Bölgeleri  Yönetim Kurulu Üyesi ve NOSAB Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez’le konuştuk.

Başkan Gülmez  Türkiye’de elektrik alım-satım fiyatlarını belirleyen 21 firmanın olduğunu belirtirken, sistemin şeffaf olmadığına vurgu yaptı ve sanayicin yaşadığı elektrik şokunun sebeplerini bir bir anlattı.

SANAYİCİ ELEKTRİK BİRİM MALİYETLERİNDEN HABERDAR EDİLMİYOR

Aynen  şunları söyledi Başkan Gülmez;

Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) geçen yıl Mart sonuna kadar Ulusal Tarife denilen 1 No’lu tarifeden elektrik alıyordu. 1 Nisan 2018 itibariyle değişen sistemle Son Kaynak Tedarik Tarifesi’ne geçildi. Buna göre OSB’lerin ve büyük tüketimi olan sanayi kuruluşlarının herhangi bir tedarikçiden elektrik alabilmesinin önü açıldı. İlk etapta avantajlı gibi görülen bu sistem, uygulamaya geçilmesiyle birlikte sorunları da beraberinde getirdi. Sanayicileri etkileyen bir diğer mühim  unsur ise Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nde sistemde oluşan fiyatların sürekli değişmesi ve OSB’lerin saatlik alım yapması. Dolayısıyla sanayiciler üretmeden önce elektrik birim maliyetlerinin ne olacağını önceden bilme şansına sahip olmuyor. 

 Son Kaynak Fiyat Tarifesi ile birlikte  sistemin şeffaf olma özelliğini yitirdiğine dikkat çeken Başkan Gülmez  akıllarda bir manipülasyon mu var?  Sorusunun  oluştuğuna da işaret ederken  konuyla ilgili sanayiciye net bir veri aktarılmadığının altını çiziyor.

Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nin uygulamaya başlamasından bu yana yani 15 aylık bir süreçte elektrik faturaları bedellerinin yüzde 132 oranında arttığına değinen Erol Gülmez  ‘Bu artışların üzerine üreten, ihracat yapan, istihdam sağlayan sanayiciye yeni bir girdi eklendi: Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması (YEKDEM..)  açıklamasını yapıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI DESTEKLEME MEKANİZMASI ADİL DEĞİL !

Gülmez, Haziran ayındaki fiyat artışının nedeni incelendiğinde YEKDEM’in çok ciddi bir paya sahip olduğunu söylüyor ve ekliyor;

‘Yenilenebilir enerjiyi biraz daha açmak gerekiyor. Rüzgâr, güneş ve su olmak üzere üç kaynaktan enerji üreten firmalara teşvik için pozitif ayrımcılık yapıldı. Devlet on yıl süreyle enerji alanında üretim yapan firmalara yüksek oranlarla alım garantisi verdi. Normal elektrik fiyatı 1 birim olacak iken yenilenebilir enerji yatırımı yapan kuruluşlara devletin on yıl süreyle her yıl artan oranlarda fiyattan alım yapacağı garantisini verdi.Dünyada da birçok ülkede genel bütçeden desteklenenbu teşvikler Türkiye’de elektrik fiyatlarına yansıtılıyor. Bu durum hiç adil değil.Sistem dolayısıyla faturalara yansıtılan bedel 2 yıl daha artacak, 4-5 yıl sabit kaldıktan sonra azalarak sıfırlanacak. O sırada yükü sanayici omuzlanıyor.”

SANAYİCİ KULLANMADIĞI TEŞVİĞİN BEDELİNİ ÖDÜYOR

NOSAB Başkanı Gülmez; YEKTEM uygulamasının soru işaretleri ile dolu olduğunu söylerken mühim bir tehlikeye de dikkat çekti;

Sanayici kullanmadığı hibenin, teşviğin bedelini ödüyor. Tabi ki devletimizin yaptığı yerinde bir uygulama. Sanayiciyi teşvik etmek, ona destek vermek, hibe imkânları tanımak sanayiciyi memnun ediyor. Ancak teşviğin hangi kuruma ve kuruluşa veriliyorsa onlardan geriye toplanması daha adil olacaktır. Çünkü sanayici bu gidişle “Aman rüzgâr çıkmasın, aman güneş açmasın” diyecek duruma gelecek.

MALİYET NE ZAMAN OLUŞTUYSA O ZAMAN YANSISIN

Yenilebilir enerji yatırımları Türkiye için çok önemli. Özellikle cari açığın oluşmasındaki en önemli neden kendi enerjimizi üretemiyor oluşumuz. Dolayısıyla yenilebilir enerjinin sanayide payını artırmak Türkiye için bir zorunluluk.

Enerji sağlayan kuruluşların yüksek oranda elektrik ürettikçe teşvik almayan firmaların maliyetinin arttığını kaydeden Başkan Gülmez, şu öneride de bulunuyor; “Türkiye’de her yıl seçim yapılıyor. Seçimler yapıldıkça da bir seçim ekonomisi uygulanıyor. Bu tablo bizim itiraz ettiğimiz bir durum değil. Ancak maliyetlerimizi ve imalatçıların yurtdışındaki rekabet koşullarını etkileyen bir unsur. Bu sorunu çözebilmek için devletin şu talebimizi yerine getirmesini istiyoruz. Devlette bu ay enerjide bir maliyet oluştu. O ay bize yansıtmalarını istiyoruz. 8 – 10 ay seçim var diye bekletip sonrasında yüzde 50 artışı yönetemiyoruz. Maliyet ne zaman oluştuysa o zaman bize yansıtılsın ki  biz maliyeti daha kolay yönetebilelim.”

Peki, Başkan Gülmez’e göre YEKTEM neden şeffaf değil ?

 Gülmez Temmuz ve Haziran ayı arasında faturalarda yüzde 38’lik bir oluştuğunu ancak bu artışa neden olacak bir iklim değişikliğinin söz konusu olmadığını fakat yüzde 38’lik zam faturaya yansıdığında sanayicinin itiraz hakkı olmaksızın ödeme yapmak zorunda olduğunu kaydediyor.

NOSAB Başkanı Gülmez, sanayicinin elektrik faturası isyanını  Enerji Piyasası Denetleme Kurulu  EPDK Başkanı, Sanayi Bakanı Yardımcısı ve Enerji Bakanlığı ile paylaşmış. Konunun takibinde. Geçtiğimiz günlerde NOSAB’ı ziyaret eden AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç’ı da konuyla ilgili bilgilendirdiğini söyleyen Gülmez, önümüzdeki günlerde tüm OSB başkanlarını bu gündemle ilgili toplantıya çağıracağını  da açıkladı.

NOSAB Başkanı  Erol Gülmez OSBÜK Yönetim Kurulu Üyeliği  unvanıyla da adeta  bir darboğaza neden olan sorunun çözümü için çoktan kolları sıvamış , çalmadık kapı bırakmıyor ama ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var’ misali  neden  diğer  sanayiciler ve siad temsilcileri  de ‘Birlikten kuvvet doğar’ deyip harekete geçmiyor..

  İşte bu sualin yanıtını vermek güç.

Hayırlı bayramlar dileği ile kalın sağlıcakla …!