18 Aralık 2017 Pazartesi

SON DAKİKA

DEĞERLERİMİZDEN ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ

DEĞERLERİMİZDEN ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ

Türkiye’nin geleceğini oylayacağımız referanduma az bir süre kalmışken Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanı Tevfik Topçu 5N1K’ya net değerlendirmelerde bulundu. Partinin evet cephesine verdiği destek, muhaliflerin tutumu, Hollanda krizi ve terörle mücadelede Türkiye’nin tutumu hakkında tüm şeffaflığıyla konuşan Başkan Topçu, ülke sevdasının herşeyin üstünde olduğunu dile getirdi.

25 Mart 2017 Cumartesi 13:38 Röportaj

-Türkiye 16 Nisanda yapılacak olan referandumla çok farklı bir sürece girecek. Siz Milliyetçi Hareket Partisi olarak da iktidar partisi olan Ak Parti ile birlikte evet diyorsunuz. Anayasa değişikliği sürecine MHP neden evet diyor?

 Öncelikle Milliyetçi Hareket Partisi AK Parti’ye değil, AK Parti hükümetinin Türkiye’nin genel meseleleriyle alakalı uygulamalarına, terörle mücadelesine, OHAL’e,  FETÖ ile mücadelesine, sınır ötesi harekâtına destek veriyor. Türkiye son yıllarda maalesef küresel güçler tarafından abluka altına alınmış durumda. Hem ekonomik anlamda Türkiye’nin dengelerini bozulmaya çalışılıyor hem de bütün terör örgütlerinin aynı anda Türkiye’yi hedef alıyor. Böyle bir süreçte AK Parti, geçmişteki açılım sürecinden vazgeçip terörle ciddi bir mücadele içerisine girdi ve biz de uygulamasına da destek veriyoruz. Yine terörle mücadele kapsamında sınır ötesi harekâtta, Fırat Kalkanı Harekâtı’nda MHP yıllardır bu talebi dillendiriyordu, bunu yaptılar ve şimdi destek veriyoruz. 15 Temmuz öncesinde MHP; FETÖ ile mücadele edilmesi gerektiğini, FETÖ’nün yanlış işler yaptığını ve Türkiye’nin aleyhine çalıştığını söyleyip durdu. Bizi dinlemediler, 15 Temmuz’u yaşadıktan sonra da ciddi anlamda FETÖ ile mücadele etmeye başladılar. Bu saydıklarımdan dolayı biz destek veriyoruz.

 İşin özeti, Milliyetçi Hareket Partisi olarak AK Parti’yi değil, AK Parti’nin son 1 yıldır Türkiye’deki temel politikaları bizimle örtüştüğü için hükümete destek veriyoruz. Bu süreçte de Türkiye’nin gerçekten büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. En son Avrupa’da yaşadığımız hadiseyi biliyoruz, Hollanda da yaşananlar kabul edilebilir değil. Biz Türk milleti olarak büyük bir aileyiz, bu aile içerisinde farklı görüşler, farklı düşünceler, farklı anlayışlar her zaman mümkündür. Siyasi partiler olarak zaman zaman birbirimizi eleştirebiliriz ancak Türkiye’ye dışarıdan gelecek bir saldırı karşısında bu ülkenin insanları olarak siyasi düşünceleri bir kenara bırakıp dimdik durmak durumundayız. Bugün Hollanda’nın, Yunanistan’ın, Almanya’nın, Amerika’nın hatta Rusya’nın Türkiye üzerinde yaptığı hesapları biliyoruz. Bu yaşananlara seyirci kalacak değiliz, biz dış politikada da hükümetin yanında durmalıyız.

-Milliyetçi Hareket Partisi içerisinde bölünmeler var. Meral Akşener ayrı bir çalışma sürdürüyor. Referanduma az bir süre kalmışken MHP’nin kendi içerisindeki dengelere net bir yorum getirebilir misiniz?

Maalesef Türk insani siyaseti karışıklıklar üzerine oluşturuyor. MHP, 1 Kasım seçimlerinden sonra hiç beklemediğimiz ölçüde oy kaybı yaşayınca parti içerisinde çeşitli sebeplerle bir muhalefet hareketi oluştu. İşin özü şu ki, eğer Devlet Bahçeli bu süreçte hayır deseydi, muhalifler evet diyecekti. MHP’nin kendi iç mücadelesinden kaynaklı bir durum söz konusudur. MHP idealleri, disiplini olan bir partidir ve genel başkanının arkasında duracaktır.

-Meral Akşener ve diğerleri referanduma hayır çalışması yaparken, MHP ve Devlet Bahçeli tarafından engellendiklerini buna bağlı olarak da özgür hareket edemediklerini söylüyorlar. Hayır  çalışması yaptıkları salonun ışıkların kapatılması gibi, salon bulunamaması gibi… Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Bu algı neye dayanarak oluşuyor anlayamıyorum. Işıkların kapatıldığı salonlar Milliyetçi Hareket Partisi’nin mülkü içerisinde değil ki sorumlu tutulalım… Bizim engelleme gibi bir gayemiz de olmaz, açıkçası muhaliflerin hareketlerinin MHP’yi ilgilendiren bir konu da olduğunu düşünmüyorum.

-24 Martta Genel Başkan Devlet Bahçeli Bursaya gelerek halka seslenecek. Devamındaki programında neler var?

24 Mart Cuma günü Gökdere Meydanı’nda saat 14:00’dan itibaren Bursalı hemşerilerimize seslenecektir. Bunun detaylarıyla alakalı öncesinde ve sonrasındaki programda ne kadar zamanımız var, Bursa’yla ilgili nasıl bir program ön görüldü bu konularda bize ulaşan bir bilgi yok.

-Peki, Bursa Mitingine Ak Parti’den de katılım olacak mı? Daha genel yaklaşırsak bu süreçte AK Parti ile MHP ortak çalışma yapabilir mi?

Bu bir siyasi parti çalışmasından ziyade halk oylamasıdır. Dolayısıyla biz AKP, CHP ve diğer siyasi partiler diye ayrım yapmıyoruz. Hangi partiden olursa olsun bütün Bursalıları bu mitinge davet edeceğiz. Şunun da altını çizmek gerekir ki üç hilalin değil, sadece Türk Bayrakları’nın öne çıktığı bir miting olacak. AK Parti’nin ilkeleri bizden farklıdır, zaten tamamen bir olsak aynı parti oluruz. Dolayısıyla AK Parti kendi değerlendirmeleri doğrultusunda bu çalışmaları yürütecek. MHP’de kendi çalışmalarını kendi yönetecek.

-Bursada MHP yüzde kaç evet çıkar?

Referanduma az bir zaman kaldı fakat hala kararsızların çok olduğunu söyleyebilirim. Bunu okumayı sevmeyen bir toplum olmamıza bağlıyorum. Önemli bir süreci değerlendirecek olan vatandaşlarımızın bu 18 maddeyi incelemesi gerekiyor. Türkiye’nin aleyhine hiçbir şey olmadığını, Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sisteminin olacağını göreceklerdir. 

- Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın engellemesinin ardından Devlet Bahçeli yurt dışındaki MHP’lilere ve Türk vatandaşlarına; iktidar partisinin tutumundan daha sert bir tutumla, net bir şekilde  Artık sokağa çıkabilirsiniz  diye seslendi. Bu söylemden sonra oralardaki gösteride bulunan Türk sayısı ciddi anlamda arttı, televizyonlarda bunları gördük ve izledik. Bu açıklamayı değerlendirir misiniz?

Biraz önce söylediğim gibi Ak Parti’nin icraatlarını bir kısım vatandaşlarımız beğenmeyebilir, ancak unutmamalılardır ki bu bizim hükümetimiz ve orada Türkiye temsil ediliyor. Türk milletinin özgür iradesiyle seçilmiş hükümetine dışarıdan yapılacak bir saldırıyı bizim şahsımıza yapılmış olarak görüyoruz. Genel başkanımızın “Demokratik ölçüler içerisinde sokağa çıkın ve tepkinizi koyun” söyleminden sonra oradaki vatandaşlarımız hiçbir siyasi parti gözetmeksizin, bakanımıza yapılan bu hakareti tepkiyle karşılamışlardır. Türk milletinin birliği ve beraberliği açısından güzel bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Ben her şeye rağmen CHP’nin tavrını takdir ettim. Hayır cephesinde olsalar da bakanımıza yapılan tavrı tam olması gerektiği gibi eleştirdiler ve hükümetimizi bu konuda yalnız bırakmadılar. Şunu da eklemek istiyorum ki, biz MHP olarak Türk Milliyetçiliğini savunuyoruz ancak ırktan ziyade bir kültürel değerlerin toplamı olarak görüyoruz. Avrupa’daki milliyetçilik çok farklı daha radikal, faşist ve daha Nazizm’i hatırlatan ırkçı değerleri benimsiyorlar. Bu süreçte yapılan tavırlar kaygı verici gözüküyor.

-Referandumun sonucunda Türkiye genelinde yüzde kaç evet oyu çıkacağını düşünüyorsunuz ve hedefiniz yüzdelik dilimde nerede kalıyor?

Makul rakamın %60’ın üzerinde olacağını düşünüyorum. AK Parti de MHP de yeni alana çıktı. Harici hadiselerde süreci milletimize daha kolay anlatacaktır. Avrupa’nın bir yanda biz tavrı bir yanda teröristlere tavrı, referanduma yönelik açıklamalar asıl tehditin ne olduğunu bizlere gösteriyor. Yeni sistemin Türkiye’ye iyi geleceğini bilen Avrupa attığı gazete manşetleriyle, oradaki Türklerin üzerine saldığı köpekleriyle düşmanlığını gözler önüne seriyor.

-Anayasanın içeriği hakkında birçok kesimden en çok tepkiyi Cumhurbaşkanının tek adam olma durumu çekti.  Muhalefetten de sürekli tek adamlık vurgusu yapılıyorken siz neler düşünüyorsunuz?

Referandum kabul gördüğü takdirde bu sistem 2019’daki seçimlerle hayata geçecek. Dolayısıyla cumhurbaşkanı kim seçilir bilemiyoruz. Biz Recep Tayyip Erdoğan’ı oylamıyoruz, bir sistem değişikliğini oyluyoruz. Bir sistem meselesi olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Yürütme Cumhurbaşkanında olacak ama yasama da tamamen mecliste olacak, iki unsur birbirini denetleyebilecek. Cumhurbaşkanı istediği kararnameyi çıkarabilir ancak her kararname meclisin onayına gelmek zorunda. Yeni sistemde Türk milleti adına bir demokratikleşme söz konusudur.

-Cumhurbaşkanı temel hak ve özgürlüklerle ilgili kararname çıkaramayacak deniyor, bu konunun içeriği nedir?

Evet, mesela bu çok önemli bir unsurdur. Meclisin yasama gücü yerli yerinde duruyor hatta arttırılmış bir şekilde olacak. Bu tek adamlık söylemi doğru değil. Ayrıca Anayasa Mahkemesi konusuna gelecek olursak, adayları cumhurbaşkanı belirleyecek fakat onay meclisten gelecek. Nitelikli çoğunluk olacak, yani Türk milletinin iradesi konuşacak. Bir önemli konu da şu, zaten mevcut sistemde Cumhurbaşkanı bütün yetkileri kullanıyor, siyasi sorumluluğu yok. Cumhurbaşkanının yeni sistemde hem yasal sorumluluğu hem de bir siyasi sorumluluğu olduğu için yargılanabilme olanağı da olacak.

-Milletvekili olabilme yaşının 18’e düşürülmesi de ayrı bir tartışma konusu haline geldi. AK Parti, CHP’den AK Parti daha önce de vekil yaşını düşürmüştü ama kendisi hiçbir şehirden genç vekil ön görmedişeklinde eleştiri alıyor. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Burada zorunluluk yok, bir tavsiye var. Yani kimse illa  ‘18 yaşında vekil çıkaracağız’ demiyor. Şahsi görüşüm 18 yaşında vekilliğin çok uygun olmadığıdır. Ancak unutulmamalıdır ki Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında bir çağı kapatıp diğerini açmıştır.

-Bakanlar vekillerden olmayacağı için çok farklı isimlerin bakan olabilecek. Siz il başkanı olarak nasıl bir Bakanlar Kurulu bekliyorsunuz?

Siyasetin devlet üzerindeki idarelerde, personel alımlarındaki gücünü azaltmamız gerekiyor. Bakan siyasi partiye mensup olursa siyasi partiden gelen bütün talepleri ciddiye almak durumunda.  Ancak dışarıdan biri atanırsa siyasi bir partiye herhangi bir borcu ve yükümlülüğü olmayacaktır. Bu durum bakana daha profesyonel, radikal ve doğru kararlar verebilecek ortamı oluşturur.

MHP’nin kabinedeki ağırlığı hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Bugün itibariyle şunu söyleyebilirim, Milliyetçi Hareket Partisi’nin şuan ki aldığı oy ile Türk siyasetindeki etkinliği arasındaki fark çelişiyor. Partimizin Türk siyasetindeki etkisi hep daha fazla olmuştur. Bütün bu hadiselerden sonra; 15 Temmuz’daki duruşu, terör konusunda hükümete verilen destek, Avrupa’daki olaylara karşı Türk Milleti’ne destek, sınır ötesi harekâtında desteğin beraberinde Devlet Bahçeli’nin duruşunun daha doğru anlaşıldığını düşünüyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2019’a daha umutlu bakıyoruz.

-Peki, 2019’dan sonra idam cezası gelebilir mi?

 Bu konuda Ak Partinin ve CHP’nin samimi olmadığını düşünüyorum. Bir taraftan Avrupa Birliği’ne girme hayalleri ve bu konudaki ısrarlar, bir taraftan Avrupa Birliği’nin yöneticilerinin tavırları… Farkındaysanız biz bu konuda hep mesafeli durduk. “ Türk milleti büyük bir millet buraya mesafeli durun, bize bir sürü engeller çıkarırlar” dedik. Yaşadık, gördük. Daha dünkü Romanya alınırken, Türk Milleti sudan bahanelerle bu sürecin dışında tutuldu. Son 1 yıldır da Türkiye’yi yalnızlaştırma politikaları başladı. Daha yeni yaşanan Hollanda hadiseleri de göstermiştir ki, Avrupa Birliği Türk Milleti ile bir uzlaşma arayışında değildir.  Hal böyle olunca da Ak Parti isteseydi şu 18 maddeyi 19 madde yapardı.

 MHP olarak idam cezasının çıkartılmasını gerektiğini söylüyoruz. Zaten idam cezasının kaldırıldığı süreçte 1 vekilimiz dahi kabul oyu kullanmamıştı. AK Parti de CHP de istese 367 milletvekili ile bu maddeyi rahatlıkla çıkarabilir. Ama söylediğim gibi samimi olmadıklarını düşüyorum.  Bugün dahi getirebilirler, biz yine destekleriz. Milliyetçi Hareket Partisi her zamanki gibi sözünün arkasındadır.

-Vurgulamak istediğiniz farklı konular var mı? OHAL konusunda ne düşünüyorsunuz?

MHPnin burada da haklılığı ortaya çıktı. Biz hep şunu diyorduk Terörle bütün alanlarda sağlıklı, radikal ve etkili mücadele etmek istiyorsak sıkıyönetim ilan edilmelidir”  bizi dinlemediler ancak 15 Temmuzdan sonra bize hak verdiler. FETÖ kalkışmasında uçurumun eşiğinden dönüşle birlikte iktidar partisi OHAL getirdi, biz bunu destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Bir başka önemli nokta da Güneydoğuda açılım süreci yaşanırken ve AK Parti bunlarla pazarlık ederken, samimi bir şekilde paylaşım yaparken PKKnın siyasi temsilcisi HDPnin oyları %15’e kadar yükseldi. Hâlbuki AK Partiye bu hamlelerden dolayı minnet duymaları gerekirdi. Fakat PKKnın hedefinin bu ülkeyi bölmek olduğunu hep beraber biliyoruz. Bu çalışmaların hep karşısında durduk, çözüm sürecinin ihanet süreci olduğunu vurguladık. Şimdi OHAL ilan edildi, çok sert bir müdahale ediliyor. HDPnin oyları düştü. Bu şunu gösteriyor oradaki vatandaşımız silahlardan, PKK’dan ve HDP’den bıkmış. Diyor ki  “Ey devlet gel, burada gücünü göster beni bunlara mahkum etme. ” Şimdi devlet orada gücünü gösteriyor, göreceksiniz ki oradan büyük ölçüde evet oyu çıkacak. İnsanlarımız gerçekten devletin güçlü olmasını istiyor, bu gücü gördükçe de oradaki vatandaşlarımız örgütün yanında değil devletin yanında olma iradesini gösterecek.

-Anayasa değişikliğine CHPden rejim değişiyor diyerek hayır vurgusu yapılırken, MHP tarafından ilk 4 maddenin çok önemsendiğini ve bunların değişmediği hususunda yorumlar geldi. Sizin görüşünüz nedir?

Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler Cumhuriyetin, milli ve manevi değerlerimizin, Atatürk’ün çizdiği yolun emanetçisiyiz. Bizim için 2 tane Başbuğ vardır; biri Başbuğ Atatürk’tür diğeri Başbuğ Alparslan Türkeş’tir. Dolayısıyla Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkarız. Milliyetçi hareketin mensupları olarak bayraktan, dilimizden ve bölünmez bütünlüğümüzden asla taviz vermedik, vermeyeceğiz.

-Son olarak il başkanlığı olarak nasıl bir çalışma trafiği belirlediniz?

Referandum çalışmamızı içeriden dışarıya doğru yapmaya başladık.  Öncelikle geçtiğimiz hafta itibariyle bütün ilçe teşkilatlarımızı bir eğitim çalışması niteliğinde ziyaret ettik, neden evet dediğimizi anlattık. Sonra Ülkücü Kuruluşlar diyebileceğimiz Ülkü Ocakları gibi diğer kuruluşlarımızı ziyaret ettik. Bu hafta itibariyle de bir taraftan Genel Başkanımızın Bursa Mitingi’ne hazırlanıyoruz. Bir taraftan da sivil toplum kuruluşlarından gelen talepler doğrultusunda buraları da ziyaret ederek neden evet dememiz gerektiğini ifade edeceğiz.  Oradan da sokağa, halka, milletimize, vatandaşımıza ulaşacağız.

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

SONRAKİ HABER

3 MAHALLEYE MODERN KENTSEL DÖNÜŞÜM

3 MAHALLEYE MODERN KENTSEL DÖNÜŞÜM