18 Aralık 2017 Pazartesi

SON DAKİKA

GÜRSU EVET DİYECEK !

Gürsu EVET diyecek !

AK Parti Gürsu İlçe Başkanı Mustafa Yıldırım referandum hakkında tüm merak edilenleri ve Gürsu’nun son tablosunu 5N1K Gazetesi’ne anlattı. Koalisyonları, ülkeyi istikrarsızlığa yönelten tuzak olarak gördüğünü ifade eden Başkan Işık, Gürsu’da %75’in altına düşmemeyi hedeflediklerini belirtti.

10 Nisan 2017 Pazartesi 11:39 Röportaj

Bir anayasa değişikliği, uzlaşılamayan bir tablo oldu. Ardından MHP’nin katkısıyla bir referandum süreci başladı. Bu süreci yorumlar mısınız?

 Anayasa değişikliği AK Partinin uzun zamandır düşündüğü, alt yapı çalışması yaptığı bir durumdu ancak destek bulamadığı için hayata geçiremedi. Bu süreçte Devlet Bahçelinin önerisiyle başladı.  Demokrasinin önündeki en büyük engel, çift başlı sistem ve koalisyon belasıydı. Bence Devlet Bahçeli belki Recep Tayyip Erdoğan sonrasında yaşanabilecek sıkıntıları belki de kendisinden sonra MHPnin başka güçlerin eline geçme riskini gördüğü için böyle bir adım attı. Yeni sistemde yürütme artık halk tarafından seçilmiş bir liderin elinde olacak, yeniden koalisyon belasına dönmeyeceğiz.

Anayasa değişikliği ve referandumun gerekliliği ilgili bir değerlendirme yapacak olursanız ne söylersiniz?

Benim için bu süreçteki en önemli etken, koalisyon dönemlerinin bitiyor olması. Biz bu ülkede 90’lı yıllarda 3-4 hükümet tarafından bitirilemeyen bir Bolu Tüneli çalışması gördük, bunun asıl gerekçesi aslında istikrarsızlıktı. Koalisyonları bu ülkeyi istikrarsızlığa yönelten bir tuzak olarak görüyorum. Biz bütünüyle bundan kurtulacağız. Bu ülke kendi istikrarına kavuşacak.

 CHP’nin rejim değişikliği yapacaklar, niyet masum değil iddialarına ne diyeceksiniz?

 Halkın desteğiyle değil tepeden inme, askeri darbelerle gelenler ancak diktatör olur. Kenan Evren örneğinin de olduğu gibi durumlarda diktatörlük olabilir. Ancak halkın seçtiği adam hiçbir zaman diktatör olamaz. Recep Tayyip Erdoğan seçimlerde halkın karşısına 14 defa gitmiş, 14’ünde de halkın desteğini almış, bu adamın da diktatörlük yapması olası değildir.

Türkiye referandumdan sonra nasıl bir sürece başlayacak, 2019’daki seçimlere kadar neler yaşanacağını öngörüyorsunuz?

Şunu görmek lazım, CHPli bir arkadaşımın sözüdür: “CHP kurtarılmadan Türkiye kurtarılamaz” Bu CHPnin işgal altında olduğunun bir çağrısıdır. Aynı operasyonu Devlet Bahçeliye de yapmaya çalıştılar ancak başaramadılar. Bu ülkede dışarıdan yönlendirilen partilerden ziyade, milli partilere ihtiyacımız var. Maalesef ki partiler millileşmediği sürece, biz bu gerilimi her seçim zamanında yaşayacağız. Mesela ben 3 yılı aşkın süredir ilçe başkanlığı yapıyorum, 4 tane seçime girdim benim 5. seçimim olacak. Demokratik bir ülkede 3 yılda 5. Defa seçime gidiyorsak bir sıkıntı var demektir,  istikrarsızlığın kaynağı bu parlamenter sistemdir. Seçimi kaybedeceğini düşünen partiler her seçim döneminde ciddi bir gerginlik yaratıyor. Bunun köklü çözümü de 16 Nisan referandumunda olacak. Artık 5 yılda bir sandığa giden toplumda bu gerilim oranı da düşecek, insanlar daha huzurlu yaşayacaktır.

Türk Tipi Başkanlık sistemi deniyor, bunun ne olduğunu açıklar mısınız?

 Aslında Cumhuriyet tarihinden bu yana biz hiçbir kanunu kendimiz yapmadık. Çeşitli ülkelerin anayasalarındaki bazı maddeleri, 90 küsur yıl boyunca değiştire değiştire kendimize uyarlamaya çalıştık. İlk defa tamamen kendimizin yaptığı milli bir anayasa değişikliğine gidiyoruz.

Muhalefet partisinin meclisin gücünün de azaltıldığı, etkisizleştirdiği yönünde seçim propagandası var. Meclisteki değişiklikler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Yargıdan da bağlayalım anayasa şunu söyler “Türk mahkemeleri Türk Milleti adına karar verirler.” Buna dayanarak Türk Milleti adına karar veren oluşumu sağlayan HSK üyelerinin seçiminin TBMM tarafından yapılması kadar doğal bir şey göremiyorum. Aynı zamanda yargı içersinde siyasi kutuplaşmalar oldu, gruplaşmalara başladılar. Zamanla bu adamların ortak karar vermeleri de zorlaşacak.  Bunun önüne geçmek için doğrudan TBMM seçecek. Bu konuda “Zaten mecliste çoğunluk AK Partide, istediklerini yapabilecekler” şeklinde eleştirilerle yanlış algı yaratıyorlar. Yeni sistemde 3’te 2 çoğunlukta oylama yapılacak. Bu durumda AK Partinin tek başına bir HSK üyesi seçmesi söz konusu olmuyor. Kısacası bir uzlaşıyla, meclisin kendi iradesiyle seçilecek HSK üyeleri gelecek.

Cumhurbaşkanı, insan hak ve özgürlükleriyle ilgili kararname çıkaramıyor değil mi?

Bu zaten bir algı operasyonu, en son Kılıçdaroğlu’nu dinlediğinizde “18 yaşındaki çocuk 2 yıl milletvekilliği yaptıktan sonra emekli olacak” gibi bir yalanı söyledi.  Zaten Anayasa’da kararnamelerin hangi konularda çıkarılabileceği, hangi konularda çıkarılmayacağı belirtilmiştir. Bunun tek özeti şudur, Başbakan artık olmayacağı için tüm yetkileri Cumhurbaşkanı’na devredilmiştir.  Cumhurbaşkanına ekstra bir yetki verme durumu yok.

Peki, vekil seçilebilme yaşının 18’e düşürülmesi konusunda görüşünüz nedir?

18 Mart Çanakkale Zaferi’ni yeni anmışken bu konudan örnek vermek istiyorum. O dönemde askeri okul öğrencileri yani 15-18 yaşındaki çocuklar komutanlık yaptılar. Biz onların sayesinde Çanakkale Geçilmez destanını yazdık. Tarihimize baktığımız zaman da, çok genç yaşta büyük işler başarmış bir ecdadın torunlarıyız. Avusturya, 27 yaşında Dışişleri Bakanı atayınca sosyalist olduğu için solcular çok rağbet göstermişti. Ancak biz 18 yaşındaki kardeşlerimize seçilme hakkı verince yadırganıyoruz.  Kılıçdaroğlu “İşçinin, bakkalın oğlunu vekil yapacak halleri yok”  diyor, sanki sadece AK Parti milletvekili seçiyormuş gibi… Bu kanun değişikliği sadece AK Parti için yapılmıyor. Nihayetinde CHP’de 18 yaşındaki gençlerimize vekil olma hakkını verebilir.

Anayasa değişikliğine göre milletvekilleri bakan olamayacak, bu maddeyle ilgili düşünceleriniz neler?

Bu maddelerle yasama ve yürütme tamamen ayrılıyor. Meclis güçleniyor. Şuan hiçbir milletvekili kanun değişikliği önerisinde bulunamıyor. Yeni sistemde herhangi bir milletvekili halktan aldığı sorunları metne dönüştürüp kanun teklifi sunabilecek. Yine şuan ki sistemde Bakanların sözünden çıkılamıyor. Yeni sistemde dışarıdan atama yapılacağı için, alanında başarılı olan herkes bakan olabilir. İçinde bulunduğumuz sistemde şu var, siyasette söz sahibi olan kişiler oy kaygısıyla mecburen bakan yapılabiliyor, yeni sistemde böyle bir şey ortadan kalkıyor.

Gürsuya gelecek olursak, yüzde kaç evet bekliyorsunuz?

Biz en son AK Parti olarak  %66 oy aldık. Bu seçimde bunun üzerinde bir oy bekliyoruz. MHP evet diyor ama MHP tabanı ne kadar destekleyecek, ne kadar evet yüzdesini yükseltecek bunu sahada göreceğiz. Hedefimiz yüzde %75’in altına düşmemek.

Nasıl bir çalışma sisteminiz var?

Önceki seçimlerden ziyade bu sefer ev toplantıları, yoğun dernek toplantıları, kahve ziyaretleri tarzında insanlarla rahat diyalog kurabileceğimiz çalışmalarımızı ağırlaştırdık. Gündüzleri esnaf ziyaretlerimiz oluyor, önümüzdeki hafta da çevrede bulunan bütün fabrikalara giderek, fabrikalardaki işçileri ziyaret edeceğiz. İnsanlara anayasada nelerin değiştiğini, neden evet demeleri gerektiğini anlatıyoruz.

Bu süreçte en çok karşılaştığınız sorular nelerdir?

Seçilebilme yaşının 18 olması mutlaka soruluyor, bunun dışında cumhurbaşkanının yargılanıp yargılanmayacağı hakkında sorularla karşılaşıyoruz. Zaten anayasa değişikliğini destekleyen adamla desteklemeyen adamın soruş şeklini anlayabiliyoruz. AK Parti olarak tüm seçmene içeriği en doğru şekilde aksettirmeye çalışıyoruz. Eğer değişiklikler sağlıklı bir şekilde okunursa CHP’lilerin dahi evet diyeceği bir metin, herkes okusun güçlü Türkiye için kararını versin. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

SONRAKİ HABER

TEMİZ BİR SEÇİM OLMASINI DİLİYORUZ

TEMİZ BİR SEÇİM OLMASINI DİLİYORUZ