14 Aralık 2017 Perşembe

SON DAKİKA

EVET Mİ? HAYIR MI?

 Anayasada değişiklik yapılması hakkında kanun teklifinin, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesiyle, referandum süreci de başladı. Teklif önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayına sunulacak, Cumhurbaşkanının onaylaması ile de Referandum tarihi şekillenecek.

 Artık tüm siyasi partiler, neden Evet veya neden Hayır denmesi gerektiğini halka anlatacak. Pek basit anlatımlarla yeni hükümet sistemi Türk milletine ne kazandıracak? Burada maddelere boğulmadan mevcut sistemi ve yeni sistemi karşılaştıralım:

 Öncelikle şunu ifade etmekte yarar var; Değişiklikle kuvvetler ayrılığı, yani Yasama, Yürütme ve Yargı birbirinden ayrılmış olacak. Maddelere göz attığımızda, arzu edilen, olması gereken gerçek demokratik sistem kurgulanmış mı? Bence hayır, ama bu yeni sistemle arzu edilen erklerin ayrılığı için ilk adımlar atılmış olacak. Yani yapılmak istenen kalp krizi geçirmiş bir hastaya anjiyo yapmaktır. Hastayı hayata döndürdükten sonra gerçek müdahale olan by-pass da yapılacaktır. 

 Türk devleti 1923 yılından bu yana, yani 94 yılda tam 65 hükümet kurmuş. Son 14 küsur yıldır AK Parti hükümetleri iktidarlarına rağmen, hükümetlerin ortalama ömrü 1,5 yıldan az. Bugünkü mevcut sistemde Yürütme, yani hükümet güçlü bir şekilde iktidara geldiğinde parlamentoya da, yani yasamaya da hâkim olmakta. Yürütme ve yasamaya hâkim olan parti veya partiler, istedikleri kişiyi Cumhurbaşkanı seçtirerek, Yasama ile birlikte devletin başı olan Cumhurbaşkanını da kullanarak, yargıya da hâkimiyet kurabilmekte.

 Demokrasi en iyi yönetim sistemi değildir, ama demokrasinin en önemli özelliği olan, tek adamlığı engellemesi bu sistemin tercih edilmesinin en önemli sebebidir. Bu açıdan bakıldığında, mevcut sistem, iktidar parti veya partilerinin güdümünde olan, antidemokratik bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Parlamenterlerin, parti başkanları tarafından listelenmesi ve parti başkanlarının güçleriyle seçilmeleri, sorumluluklarının halka karşı değil, parti başkanına karşı olmasına sebep olmaktadır. Parti içi demokrasisi olmayan siyasi partiler, tek adamlıkla yönetilmekte ve milletvekillerinin halk yerine parti genel başkanlarına tabi olmalarıyla sonuçlanmakta ve sistemin tıkanmasına yol açmaktadır.

 Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile artık vekiller, parti içi demokratik seçimlerle seçimlere katılmalı ve sadece seçmenine karşı sorumlu olmalılar. Bu şekilde yasama ve yürütme keskin bir biçimde birbirinden ayrılmış olacaktır. Milletvekillerin asli görevlerine yani kanun yapıcı görevlerine dönmesi ve hesaplarını halka vermesi, halkın gerçek temsilinin önünü açacak ve parti liderlerinden bağımsız bir meclise sahip olmamızı sağlayacaktır.

 Cumhurbaşkanının 5+5 yıllığına seçilecek olması ise istikrar getirmekle birlikte, 5 veya 10 yılda bir, yeni Cumhurbaşkanının göreve gelmesi ile çok daha yenilikçi isimler göreve gelecektir. Bu şekilde gerek monarşi gerekse dikta rejimini andıran tek adamlık sistemi de tarihe karışacaktır.

 Hayırcı Muhalefetin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019’dan sonra 5+5 toplam 10 yıl daha 2029 yılına kadar iktidarda kalacağını düşünmeleri, yapılacak iki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de peşinen kaybedeceklerini düşündüklerinin göstergesidir. Muhalefetin, Erdoğan korkusu, henüz yapılmamış iki seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında, mevcut liderlinin şans tanımaması demek olmuyor mu. Öyle ya genel başkanlarına güvenseler “Siz bu sistemi getirin, nasılsa 2019 da biz sistemi değiştiririz” demezler miydi? Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında, şansı tanınmayan genel başkanların hala koltuklarında oturması parti içi demokrasinin işlemediğini gösterdiği gibi tek adamlık ile yönetildiğini göstermez mi?

 Cumhurbaşkanlığı sistemi ile değişecek olan yeni hükümet sistemi, tabiri caizse Merhum eski Başbakanlarımızdan Necmettin Erbakan’ın da dedi gibi pansuman tedbiridir. Asıl operasyon yazımın başında da ifade ettiğim gibi Referandum dan sonra olacaktır.

 Ben sosyal medyadan bana çağrı yapan Mesude Tokel’in çağrısına, çoğulcu demokrasi için, erklerin ayrılığı için, istikrar için yeni yönetim sistemine Evet diyerek cevaplamak istiyorum.

 Yeni sistemin, adaletin hukuka dönüşeceği, gerçek demokrasinin hüküm süreceği bir başlangıca vesile olacağını düşüyorum. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR