14 Aralık 2017 Perşembe

SON DAKİKA

FAST FOOD ÜRÜNLERDEN NEDEN UZAK DURMALIYIZ?

Sodyum glutamat veya MSG olarak da bilinen monosodyum glutamat; doğal olarak en fazla ortaya çıkan gerekli olmayan amino asitlerden biri olan glutamik asidin sodyum tuzudur. 
Endüstriyel gıda üreticileri, diğer tatların genel algısını dengelediği, harmanladığı ve birleştirdiği için MSG’yi aroma artırıcı olarak pazarlamakta ve kullanmaktadır. 

MSG, 100 yıldan daha uzun bir süredir yiyeceklere lezzet vermek için kullanılmaktadır. Uyumlu ve güzel bir kokuyla birleştirilmediği sürece, saf MSG hoş bir tada sahip değildir. Bir aroma olarak ve doğru miktarda kullanıldığında MSG, tatla etkinleşen diğer bileşenleri iyileştirerek belirli yemeklerin genel tadını dengeleyip birleştirme özelliğine sahiptir. 

MSG; kırmızı et, balık, tavuk eti, çok sayıda sebze, sos, çorba ve terbiye karışımlarıyla iyi uyumludur ve sığır eti konsome gibi belirli gıdaların genel olarak daha çok tercih edilmesini sağlar. Ancak, sakaroz dışındaki diğer temel tatlar gibi MSG de tadın güzelliğini yalnızca doğru konsantrasyon kullanıldığında artırır. MSG'nin fazla olması yemeklerin tadını hemen bozabilir. 

Değerlendirmeler sonucunda ancak belirlenen kullanım koşullarında insan sağlığı için güvenli kabul edilenlere kullanım izin verilir. Kullanım onayı alan tüm katkılar daha sonra da sürekli bilimsel denetim altındadır. Yeni verilerin ışığında gerektiğinde yeni güvenlik değerlendirmeleri de yapılır. 

MSG fazla kullanıldığında bağımlılık yapan bir maddedir. Kullanıldığı yiyeceği olduğundan çok daha lezzetli bir gıdaymış gibi gösterir. İnsanlar da doğal olarak tekrar tekrar yemek ister. Fakat bu sağlıklı bir davranış değildir ve besinlerden aldığımız vitamini önemsemeyecek düzeye geliriz. 
 

Yine de özellikle fast-food ürünlerin birçoğunda MSG kullanımı normalden fazla, üst düzeyde seyretmektedir. Hem kendimiz hem de gelecek nesillerin sağlığı için bu bağımlılık yaptığı kesinleşen maddenin vücudumuza girmesine izin vermemeliyiz. Yasalarla zararsız saydıkları düzeyde de olsa mutfaklarımıza, yediğimiz yemeklere girmesine izin verilen bu maddeden olabildiğince uzak duralım. 
Biz böreklerimizde, tatlılarımızda ve müşterilerimize sunduğumuz hiçbir üründe bu tip maddeleri kullanmıyoruz. Ürettiğimiz gıdalarda kullandığımız her malzeme evlerde bulunabilecek ve sağlığımıza doğrudan olumsuz etki etmeyecek ürünlerden oluşuyor. 
 

Fast food kültüründen uzak durduğumuz ve kendi mutfağımıza yöneldiğimizde birçok rahatsızlıktan da uzak durmuş olacağız. Yıllar öncesinden gelen tariflerimizle, yörelerimizde uygulanan ve ülkemize yayılmış mutfak sırları ile harmanlanmış her bilgi bizler için oldukça kıymetlidir. 
Yeniliklere her zaman açığız fakat her yeniliği de doğrudan sağlığımızı etkileyecek haliyle soframıza koyamayız. Bu sebeple hem kendimiz hem de gelecek nesiller için azami dikkat göstermek zorundayız. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR