Erdoğan'dan sınır ötesi operasyon vurgusu: "Cam tavanı parçaladık!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde konuştu. Erdoğan "40 yılı aşan terörle mücadelemizi sürdürdük. Sınır ötesi harekatlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Irak ve Suriye harekatlarımız ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 15:37
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 15:37

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli mesajlar verdi. Sınır ötesi operasyonlarındaki başarılara dikkat çeken Cumhurbaşkanı "Terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken, diğer taraftan da sınır ötesi harekatlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Irak ve Suriye harekatlarımız ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır. Başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil kendi hikayesini yazan kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun. kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese göstermiştir" dedi.

"KİMSEYE UMUT BAĞLAMADIK"

Cumhurbaşkanı'nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;

Sessiz devrimin sembollerinden biri, Milli Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşa ediyoruz Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil en son devletimizdir. Bugüne kadar vatanımızın bekasını devletimizin güvenliğini milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin gücü dışında kimseye umut bağlamadık. Milli mücadeleyi bu anlayışla yürüttük. Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk. Demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik, büyük mücadeleler verdik.

"BİR DEVLET VİZYONUNUN ADI"

Terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken, diğer taraftan da sınır ötesi harekatlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Terörsüz Türkiye süreci güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye'nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.

"GÜVENLİK İLK SIRADA"

Kardeşlerim, biz kendisini asker millet olarak tarif eden bir kimliğe, böyle bir kültüre sahibiz. Güvenlik özellikle bir milletimiz için ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer almaktadır. Şunu gayet iyi biliyoruz ki gardımızı indirdiğimiz rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil, dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur. Çünkü biz bölgemizin güvenliğini kendi güvenliğinden ayrı görmeyen, kendi huzuru kadar dost ve kardeşlerinin de huzurunu isteyen bir ülkeyiz.

"ÖN KABULLERİN YIKILDIĞI BİR DÖNEM"

Günümüzde tehditlerin doğası, savaşların tekniği, ittifakların işleyişi ve toplumsal risk alanları hızlı bir değişim geçiriyor. Bunlara paralel olarak güvenlik kavramının mahiyeti ve kapsama alanı da değişime uğruyor. Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımlar da rol oynuyor. Yani hemen her alanda ön kabullerin yıkıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özelliği, milli güvenliğimizi ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

"VERİ GÜVENLİĞİNE ÖNEM VERİYORUZ"

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özelliği, milli güvenliğimizi ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Aynı şekilde veri güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gelinen noktada artık hepimiz şu gerçeğin farkındayız. Veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülke ekonomik istikrarını savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini temin edemez.

YAPAY ZEKA VURGUSU

Bir diğer mesele, kullanımı giderek yaygınlaşan yapay zeka teknolojisidir. Doğru kullanıldığında yapay zeka karar alma süreçlerini hızlandırmakta, riskleri erken tespit etmeyi sağlamaktadır ama ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları, toplumsal psikoloji, sahte içerikler ise demokratik süreçleri zehirlemektedir. Gerçekle yalan arasındaki çizginin giderek kaybolduğuna şahit oluyoruz. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur.

Bugün savaşlar cephe ile birlikte siber alanda uydu sistemleri üzerinden sosyal medya platformlarında eş zamanlı yürütülüyor. Cephe ile cephe gerisi arasındaki sınır bulanık hale gelirken sivil ve askeri alan ayrımı da günden güne zayıflıyor.

"İHA 'LAR, SİHA 'LAR BELİRLEYİCİ ROL OYNADI"

Bir mühendis geliştirdiği bir yazılımla milli güvenliği etkin birer parçası haline gelebiliyor. Bunu biz hem Rusya -Ukrayna Savaşı'nda hem de son 3 yılda bölgemizde yaşanan hadiselerde gördük. İHA 'lar, SİHA 'lar, sürü sistemleri, insansız deniz araçları, elektronik harp kabiliyetleriyle balistik ve hipersonik yetenekler daha evvel hiç olmadığı kadar belirleyici rol oynadı. Cephe hattında kıyasıya bir mücadele verilirken cephe gerisinde özellikle medya ve sosyal medya aynı yoğunlukta enformasyon savaşlarına sahne oldu.

"SABOTAJLARIN ÖNÜNE GEÇTİK"

Bunların hepsini takip ettik. Almamız gereken dersleri aldık. Türkiye harf sahalarını en iyi okuyan değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olmuştur. Terörle mücadeledeki tecrübemizi sınır ötesi harekatlarda elde ettiğimiz kabiliyetlerle birleştirerek kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Güvenlik kurumlarımız arasındaki eş güdümüzü en üst düzeye çıkartarak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan FETÖvari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içeriden sabotajların önüne geçtik.