Bursa'da avukatlar Hatice Kocaefe için yürüdü: 'Artık başsağlığı dilemek istemiyoruz'

Bursa'nın Gürsu ilçesinde dün meydana gelen olayda ablasına ait meyve deposu önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu 26 yaşındaki avukat Hatice Kocaefe hayatını kaybetti. Bursa Barosu, Kocaefe ve hayatını kaybeden avukatlar için yürüyüş düzenleyerek Avrupa Konseyi'nin avukatların korunmasına yönelik sözleşmesinin Türkiye tarafından kabul edilmesi taleplerini yineledi.

Haber Giriş Tarihi: 30.04.2026 14:15
Haber Güncellenme Tarihi: 30.04.2026 14:15

Bursa Barosu, ablasına ait soğuk hava deposu önünde açılan davayı geri çekmediği için uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Hatice Kocaefe ile yaşamını yitiren diğer meslektaşları anısına yürüyüş gerçekleştirdi. Gerçekleşen yürüyüş, Uluyol Adliyesi önünden başlayarak Kent Meydanı'nda sona erdi.

"KUTSAL GÖREVİMİZİ YERİNE GETİRİRKEN HEDEF HALİNE GELİYORUZ"

Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, "Bizler, vatandaşların savunma hakkını ve adil yargılanmasını savunan, onları adliyelerde temsil eden bir meslek örgütüyüz. Aslında savunduklarımız, bizatihi vatandaşın hakkıdır. O açıdan bizler çok kutsal bir vazife yapıyoruz. Ancak bu kutsal görevi yerine getirirken suçla ve suçluyla özdeşleştirilip kriminalize ediliyoruz. Türkiye'deki ortam da buna eşlik ediyor ve artık sürekli bir silahın karşısında hedef haline getiriliyoruz" ifadelerini kullandı.

"AVRUPA KONSEYİ'NİN AVUKATLARIN KORUNMASINA YÖNELİK SÖZLEŞMESİ TÜRKİYE TARAFINDAN KABUL EDİLMELİ"

Öztosun, "İki ay içerisinde iki meslektaşımızı kaybettik; dün de Hatice Kocaefe'yi Bursa'da yitirdik. Meslektaşımız katledildi. Artık biz bunlara başsağlığı dilemek istemiyoruz. Ülkedeki şiddet sorununa ve mesleğimize yönelen bu şiddete bir çare bulunmasını istiyoruz. CMK'nın 100. maddesine, avukatlara yönelik saldırılar için bir tutuklama nedeni eklenmesini talep ediyoruz. Ayrıca Avrupa Konseyi'nin avukatların korunmasına yönelik sözleşmesinin Türkiye tarafından kabul edilmesini istiyoruz. Artık daha fazla sabredecek halimiz yok. Canımız gidiyor, canlarımız gidiyor. Artık yeter diyoruz" şeklinde konuşarak cinayetlerin yaptırımlarının ağırlaştırılması adına düzenleme getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.