
Kestel'de bulunan özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gören Müge Demirci, 17 Nisan tarihinde kalp durması teşhisi ile Kestel Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yoğun bakımda 11 gün süren yaşam mücadelesinin ardından, 28 Nisan'da Demirci'nin beyin ölümü gerçekleşti. Hastane organ nakli koordinatörlerinin görüştüğü aile, organ bağışına onay verdi. 30 Nisan'da gerçekleştirilen operasyonla Demirci'nin karaciğeri ve iki böbreği, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere başarıyla alındı.
Organ Naklinin Önemi Anlatıldı
Operasyon süreci hakkında bilgi veren Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Ayşegül Aydemir, aileye beyin ölümünün tıbbi gerçeklerini titizlikle anlattıklarını belirtti. Uzm. Dr. Aydemir, "Beyin ölümünün geri dönüşsüz bir durum olduğunu, bitkisel hayattan farklı olduğunu, tıbbi olarak ölü olduğunu hasta yakınlarına bildirdik. Hasta yakınlarıyla bu süreçte uzun konuşmalar yaptık, onlara durumu, gerekliliğini, organ naklinin önemini anlattık. Aile için zor bir karardı ama hastaları yaşadığı süre boyunca zorluklar yaşamış, bu zorluklardan insanlara faydası olabilmiş bir insandı. Onlar da hayattaki misyonunun bir parçası olarak, ölürken de insanlara faydalı olabileceği kanaatine vardı ve organ naklini kabul ettiler. Hastanemiz, organ nakli bölge koordinasyon merkezi, il sağlık müdürlüğü, üniversite, tüm ekip bir arada çalıştık. Hastamızdan karaciğer ve iki böbrek alındı. Organların üç insana umut olmasını umuyoruz." dedi.
"O Benim Meleğimdi"
Müge Demirci'ye henüz 16 günlük bebekken Rubestein-Taybi Sendromu teşhisi konulduğunu dile getiren Anne Sema Öztekin ise, yıllar boyunca hastalıkla mücadele ettiklerini vurguladı. Müge'nin en son Kestel'de özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gördüğünü ifade eden Öztekin, "Orada da benim meleğim ses getirdi. 'Nasıl yetiştirdiniz?' dediler ve özel görevler üstlendi, saf sevgiyi yaydı. Sonra 13 gün önce kalbi durmuş kurumda ve bu hastaneye getirilmiş. Kalbi iki kez burada da durmuş. Ben Yalova'dan acil geldim. Dün akşam, tekrar çağırıldım. Beyin ölümünün gerçekleştiğini ve artık geri dönüşün olmadığını söylediler. Ertesi gün Ayşegül Hanım, Büşra Hanımlarla ağlayarak, konuşmalar yaptık. Organ bağışını ağlayarak kabul ettim. O benim özel meleğimdi, annesinin inci çiçeğiydi. Giderken bile üç cana can oldu." şeklinde konuştu.
"İyi ki Onun Annesi Oldum"
Doktorların hastalığı nedeniyle en fazla 19 yıl ömür biçtiğini sözlerine ekleyen Öztekin, "Bize dediler ki 'En fazla 19 yaşına kadar yaşar'. Onunla anne-kız sevgi seli olduk. Oğlum da bize dahil oldu. Özel bakımla, gecemizi gündüzümüze kattık. Sevgiyle 39 yaşına kadar yaşattım. Mucize bir ömür yaşadı benim meleğim. İyi ki öyle bir evladın annesi olarak bunları tatmışım. İyi ki o beni anne olarak seçmiş. Onun annesi olmaktan gurur duyuyorum." diye konuştu.