
Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Ataevler Mahallesi'nde bulunan bir kafede, geçtiğimiz aralık ayında iki grup arasında başlayan tartışma kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Tarafların karşılıklı ateş açtığı olayda 6 kişi yaralandı. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, polis ekipleri tarafından gözaltına alınan 10 şüpheliden 3'ü tutuklandı, 7'si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bursa Ağrı İli ve İlçeleri Derneği Başkanı Erhan Öztürk, iftar düzenleyerek iki aileyi barıştırdı. Yaşananların ardından Bursada Bugün'e konuşan Öztürk, 'Amacımız kültürümüzü yaşatırken insanların barış içinde yaşamasını sağlamak' ifadelerini kullandı.
"KARŞILIKLI DAVALAR GERİ ÇEKİLDİ"
Öztürk, "Ramazan ayıydı. Tarafları iftara davet ettim, ev sahipliği yaptım. Yaklaşık 500 kişi katıldı. Orada iki aileye de söylediklerimizi dikkatle dinlediler, bize güvendiler. Kur'an-ı Kerim'in altından geçerek barışı pekiştirdik. Her iki taraf da olumlu yaklaştı, teşekkür ederek ayrıldılar. Sonrasında karşılıklı açılan davalar geri çekildi, tutuklu olan kişiler de serbest kaldı. Olay Türkiye gündemine oturduktan sonra çok fazla geri dönüş aldık. Teşekkür edenler, takdir edenler oldu. Biz bu tür işlere alışığız ama insanların bu kadar sahiplenmesi bizim için de çok kıymetliydi" ifadelerini kullanarak düzenlenen barıştırma yemeğini anlattı.
"BAZI DAVALAR İÇİN DAVET ALIYORUZ"
Barıştırma olayının ardından çok sayıda teklif aldıklarını dile getiren Öztürk, "Şu anda bile cinayetle sonuçlanan bazı davalar için davet alıyoruz. Sadece doğudan değil, batıdaki insanlar da kendi aralarındaki sorunlar için bizi çağırıyor. Ben her ne kadar Ağrılı olsam da Bursa benim ikinci memleketim. Bizim için ayrım yok. Amacımız kültürümüzü yaşatırken insanların barış içinde yaşamasını sağlamak. Daha küçük meseleler için de çağırıyorlar. İnsanlar olay büyümeden çözmek istiyor. Biz de gidip gerekenleri anlatıyoruz. Çoğu zaman insanlar hatalarını fark ediyor. Aslında en büyük sorun şu: İnsanlar öfkeyi ön plana alıyor, aklı geri plana itiyor. Oysa biraz aklıselim davranabilsek, birçok sorun daha büyümeden çözülebilir" şeklinde konuştu.
"BAŞIMIZA İLGİNÇ OLAYLAR DA GELİYOR"
Öztürk, barıştırma olaylarında başlarına ilginç durumların geldiğini de belirterek bir anısını paylaştı. Öztürk, "Bazen çok ilginç olaylarla karşılaşıyoruz. Bir keresinde beni aradılar, "Dayı ile yeğen kavga etti, barıştırmamız lazım" dediler. Kabul ettim, gittik. Dayının evi dağın başındaydı, patika bir yoldan ulaştık. İçime doğmuştu, bir şeylerin ters gideceğini hissettim. Gence, "Dayının elini öpeceksin, özür dileyeceksin" dedim. Ben önde, genç ve kalabalık bir grup arkamızda eve girdik. Ben tokalaştım, içeri adım atacaktım ki dayı bir anda arkamdaki gence tokat attı. Hemen döndüm. Kendisi bizden yaşça büyüktü ama müdahale ettim. Sert bir şekilde, "Bu tokadı sadece yeğeninize değil, benim temsil ettiğim insanlara da atmış oluyorsunuz" dedim. O an ortam gerildi, silah çekenler oldu. "Yemeğimizi yemeden giderseniz bize ayıp olur" dediler. Biz de ortamı daha fazla germemek için oturduk. Bir süre sonra dayı yaptığı hatayı anladı. Geldi, karşımda diz çöktü. "Ben sizden de, yeğenimden de özür diliyorum" dedi. Bir anda büyütülen, aslında çok küçük bir meseleydi. Hani derler ya "bir pire için yorgan yakmak", tam olarak öyleydi. Tarafları tek tek dinledik, hatalarını kabul ettiler. Önce benden özür dilediler, sonra birbirlerinden özür dileyip barıştılar. Yıllardır yaptığımız işin en güzel tarafı da bu" şeklinde olayı anlattı.