Bursa'da İznik Konsili'nden kovulan 3 papazın kurduğu şehir rivayeti!

Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı Tirilye, şehrin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor. Popüler rivayete göre 325 yılında I. İznik Konsili'nden aforoz edilen üç papaz tarafından kurulduğu söylenen Tirilye'nin bu köken hikayesi, Dr. Öğr. Üyesi Erkan Kaya tarafından değerlendirildi.

Haber Giriş Tarihi: 27.11.2025 11:03
Haber Güncellenme Tarihi: 27.11.2025 11:03

MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN

Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı Tirilye Mahallesi, bir vadinin iki yamacına kurulmuş, kentin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor. Günümüzde de doğal güzellikleriyle pek çok insanı kendisine çeken ve turistik açıdan sıkça tercih edilen yerlerden biri olan Tirilye'nin 325 senesinde 1. İznik Konsili'nden aforoz edilen üç papaz olan Aya Yani, Aya Yorgi ve Aya Sorti tarafından kurulduğu rivayet ediliyor. Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Bizans Sanatı Dr. Öğr. Üyesi Erkan Kaya, Tirilye için edilen rivayet ve söylemleri Bursada Bugün'e değerlendirerek bilgilendirmelerde bulundu.

TİRİLYE VE ÜÇ PAPAZ...

Tirilye'nin 325 senesinde başrahip ile anlaşmazlık yaşayarak 1. İznik Konsili'nden aforoz edilen Aya Yani, Aya Yorgi ve Aya Sorti adında üç papazın yoldaşlarıyla birlikte kurduğu, kaynaklarda geçiyor. Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Bizans Sanatı Dr. Öğr. Üyesi Erkan Kaya, Tirilye'yi üç papazın kurduğu konusunda, "Üç başrahip, Hagios Yanni, Hagios Sotiri ve Hagios Georgios'un yaşadığı döneme dair hiçbir akademik bilgi ve dönem kaynağı maalesef yok. Dolayısıyla bu üç ismin I. İznik Konsili'nin ardından ya da kısa bir süre sonra aforoz edildiğini söylemek bilimsel açıdan mümkün değildir. Ancak elbette ki bu konuda rivayetler bulunmakta, bu rivayetleri biliyoruz ama kanıtlamadığımız sürece doğrudur diyemeyiz" ifadelerini kullanarak kesin bir bilgi söylemek için kanıt olması gerektiğini belirtti.

"4. YÜZYILA AİT İŞARET MİMARİ MALZEME MALESEF YOK"

Kaya, "Dolayısıyla şu açıdan da yaklaşmamız gerekir; 4. yüzyılda aforoz edilmiş ve Trigleia çevresinde yerleşmiş olsalar bile adlarıyla anılan manastır bölgelerinde 4. yüzyıla işaret eden plan tipleri ve mimari malzeme maalesef yok. Söz konusu üç manastırın arasında günümüze en sağlam ulaşan TrigleiaIoannes Theologos Pelekete Manastırı'dır ki bu yapıyı da 8 - 9. yüzyıllara tarihlendirmekteyiz. Benim şahsi fikrimi sorarsanız ben bahsettiğimiz 3 başrahibin I. İznik Konsili ile hiçbir bağlantısı olmadığından yanayım, aksini bir gün akademik verilerle kanıtlarsak elbette ki bilgilerimizi güncelleyeceğiz" şeklinde konuşarak bu rivayetin kanıtların olmaması sebebiyle doğru olmayabileceğini öne sürdü.

"TİRİLYE'Yİ KURDUKLARINI SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİL" Kaya, üç papazın 4. yüzyılla bağlantısı olmadığını düşünerek 8. yüzyılda yaşamış üç başrahip olabileceklerini dile getirerek bu ihtimalin daha muhtemel olduğunu söyledi. Kaya, "Manastır yerleşimlerinin tercihinde farklı farklı sebepler vardır. Bunlardan biri de özellikle İkonaklast Dönem'deki fikir çatışmalarıdır. 8. yüzyılın ikinci yarısında üç başrahibin fikir ayrılığına düşmesiyle baskı görmesi ve özellikle Constantinopolis'e yakın ama doğası gereği izole yani zor ulaşılabilir olan Güney Marmara kıyıları manastır yerleşimleri ve başkentten kaçanlar için mükemmel bir konumdur. Ki bu bölgede hem kıyıda hem de iç bölgelerde birçok manastır bilmekteyiz. İşte bu dönemde fikirlerini savunan üç başrahibin de kaçarak bölgeye gelmiş ve Trigleia(günümüz Tirilyesi) çevresinde üç farklı yere yerleşerek manastırlarını kurmuş olabileceğini de düşünebiliriz. Ki benim yakın olduğum fikir bu yönde ancak dediğim gibi kanıtlamadığımız sürece bu bilgileri sadece bir ihtimal olarak düşünüyorum. Bu bölgedeki ve farklı yerlerde bulunan Bizans yapı kalıntıları nitelikleri bakımından (tabi ki Roma mimarisinden devşirme öğeleri hariç tutuyorum) yine 6. ve 9. yüzyıllar arasını işaret etmektedir. Sonuç olarak bu üç başrahibin hayatına dair akademik bilgiler edinmeden Tirilye'yi kurduklarını söylemek doğru değildir. Dahası Erken ve Orta Bizans döneminde kurulan manastırların amacı bir yerleşim yeri oluşturmak gibi bir amaca sahip değildir. Bu üç başrahip gelip bölgede manastır kurmuş olsalar dahi Tirilye'yi bir yerleşim yeri olarak onlar kurmuştur ya da vesile olmuştur demek yanlış bir bilgidir" şeklinde konuştu.

TİRİLYE'NİN ADI NEREDEN GELİYOR?

Bir diğer rivayet ise Tirilye'nin adının Üç Rahip/Papaz anlamına gelen Trigleia'dan yola çıkılarak koyulması olarak biliniyor. Kaya, Tirilye adının nereden geldiği hakkında değerlendirmelerde bulunarak isminin bulunmasını üç rahibe dayandırmadığını dile getirdi. Kaya bunun sebebini, "Bu üç manastırın dışında birçok manastır ve isim bilinmekte. Dolayısıyla üç isimle sınırlandırılarak Trigleia demek biraz afaki bir yorum olur kanısındayım. Ancak daha muhtemel bir sebep olabilir onu açıklamak isterim. Özellikle Akdeniz'de Triglidae olarak da bilinen kırlangıç balığı familyasında bir balık türü bilinir. Sadece belirgin kırmızı rengi bakımından bilinen bu balık, aynı familyadan olmamasına rağmen yine Barbunya ve Tekir Balığı ile benzerliği sebebiyle turuncu-kırmızı tonlarıyla bilinir. Marmara'da ise özellikle Roma döneminde ve devamı Bizans'ta Barbunya ve Tekir balığı bol miktarda bulunmaktaydı. Rengiyle ve tipiyle benzerlik bulunan Triglidae, bölgede bulunan barbunya veya Tekir balığıyla bağdaştırılarak günümüz Trigleia'sının bulunduğu alanın bu adla anılmış olabileceği ihtimali bulunmaktadır. Yani aslında Tirilye yakınlarında yakalanan Barbunya ya da Tekir balığının, Triglidae balığıyla benzerlikten ve kırmızı tonlarından dolayı ve bu balıkların Tirilye çevresinde de yakalanmasından dolayı bir isim aktarımı olabilir. Ancak bu isim konusunda Etimologların vereceği bilgi çok daha güvenilir olur" şeklinde açıkladı.