
TBMM’de görüşmeleri süren yasa teklifine karşı Bursa’dan tepki açıklaması geldi. Aralarında Bursa Barosu’nun da bulunduğu çevre platformu, Uludağ’ın geleceğine ilişkin kaygılarını kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamaya Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun ile Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyeleri Av. Selenay Sadık, Av. Furkan Sakar ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Kemal Özgür Yetkin ile çok sayıda avukat katıldı.
“ULUDAĞ SADECE BURSA’NIN DEĞİL MARMARA’NIN ZİRVESİ”
Açıklamada, 2.543 metre yüksekliğiyle Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Uludağ Milli Parkı’nın su kaynakları, ormanları ve canlı çeşitliliğiyle Bursa ve Güney Marmara için hayati öneme sahip olduğu belirtildi.
1961 yılında Milli Park ilan edilen Uludağ’ın, yeni yasa değişikliğiyle maden, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açılacağı savunuldu.
99 YILLIK KİRALAMA VE YENİ TESİS ENDİŞESİ
Platform temsilcileri, yasa değişikliğiyle birlikte milli park alanında 99 yıllığına yeni otel, restoran ve kafe yapılabileceğini, yeni asfalt yolların açılabileceğini ifade etti. Artan yapılaşma ve insan yoğunluğunun Uludağ’ın ormanları, bitki örtüsü ve su kaynakları üzerinde geri dönülmez tahribat yaratacağı kaydedildi.
Ayrıca, kaçak yapıların yıkılmak yerine “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılabileceği iddia edildi.
“BURSA’NIN SUYUNUN YÜZDE 90’I ULUDAĞ’DAN”
Açıklamada, Bursa’nın dört milyona yaklaşan nüfusunun içme suyu ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ının Uludağ’dan karşılandığı vurgulandı. Nilüfer, Doğancı ve Çınarcık barajlarının Uludağ’dan beslenen derelerle dolduğu hatırlatıldı.
Uludağ ormanlarının sel riskini azalttığı, hava kalitesini iyileştirdiği ve kentin ekolojik dengesini koruduğu ifade edildi.
MADENCİLİK VE AVLANMA ENDİŞESİ
Yeni düzenlemeyle madencilik ve enerji faaliyetlerinin milli park sınırları içinde mümkün hale gelebileceği, ayrıca “av ve doğa koruma memuru birimi” adı altında avcılığın fiilen meşrulaştırılabileceği ileri sürüldü.
Platform temsilcileri, Uludağ’ın son 20 yılda sınır değişiklikleri ve Alan Başkanlığı düzenlemeleriyle koruma önceliğini kaybettiğini savundu.
“ULUDAĞ YOKSA BURSA YOK”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bursalıya sormadan, Bursa’nın yaşam kaynağı Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur.”
Çevre platformu, yasal sürece karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin süreceğini duyurdu.