Bursa'dan milyonları ilgilendiren emsal karar!

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ev hizmetleri ve tarım işlerinde çalışanları da yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Bir çiftlikte 5 yıl çalıştıktan sonra tazminatsız şekilde işten çıkarılan karı-kocanın davasında yüksek mahkeme, İş Kanunu kapsamında olmasa bile Türk Borçlar Kanunu'na göre ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti.

Haber Giriş Tarihi: 17.06.2026 14:16
Haber Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 14:16

Bursa'da bir at çiftliğinde çalışan karı kocanın işten çıkarılmasıyla başlayan hukuki süreç, Türkiye'deki milyonlarca tarım ve ev hizmetleri çalışanını yakından ilgilendiren bir emsal kararla sonuçlandı. Yargıtay, İş Kanunu'nun dışında kalan meslek grupları için ihbar tazminatının kapısını araladı.

Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girmeyen ev hizmetleri ve tarım faaliyetleri gibi alanlarda çalışan kişiler açısından önemli bir içtihada imza attı. Oy birliğiyle verilen kararda, bu tür iş ilişkilerinde dahi belirli şartların oluşması halinde ihbar tazminatı hakkının doğabileceği vurgulandı.

Kararda, iş ilişkisinin Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine tabi olduğu durumlarda, sözleşmenin belirsiz süreli olarak kurulması halinde işçinin ihbar tazminatına hak kazanabileceği açık şekilde ifade edildi. Bu yönüyle karar, uygulamada benzer nitelikteki iş ilişkileri için emsal teşkil edecek nitelikte değerlendiriliyor.

Çiftlikte başlayan iş uyuşmazlığı mahkemeye taşındı

Karara konu olan olayda, bir çiftlikte çalışan Z.M. ve S.M. çifti, işten tazminatsız şekilde çıkarıldıkları gerekçesiyle yargı yoluna başvurdu. Çift, yaklaşık 5 yıl boyunca kesintisiz şekilde çalıştıklarını, işten çıkarılmalarının ise hiçbir gerekçe gösterilmeden ve ihbar yapılmadan gerçekleştiğini öne sürdü.

S.M., çiftlikte atların bakımı, ahır temizliği ve genel bakım işlerinden sorumlu olduğunu belirtirken, eşi Z.M.'nin ise ev içerisindeki yemek ve temizlik işlerini yürüttüğünü ifade etti. Davacı çift, kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte fazla mesai, hafta tatili, bayram çalışması ve yıllık izin alacaklarının da ödenmesini talep etti.

İşveren tarafı İş Kanunu kapsamı dışında olduğunu savundu

Davalı çiftlik sahibi ise çalışanların görevlerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istedi. Savunmada, S.M.'nin temel olarak seyislik yaptığı, günlük iş yükünün sınırlı olduğu ve günün büyük bölümünde aktif çalışma bulunmadığı ileri sürüldü.

Z.M. açısından ise ev hizmetlerinde kısa süreli bir çalışma ilişkisi bulunduğu, bu nedenle İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı ifade edildi. Mahkeme, yapılan değerlendirmeler sonucunda davayı ilk aşamada reddetti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nden emsal karar

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Kararda, tanık beyanlarının işten çıkarma sürecini net şekilde ortaya koymadığı, ayrıca işverenin iddia ettiği devamsızlığa ilişkin herhangi bir somut belge sunulmadığı belirtildi.

Yargıtay, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini ancak feshin haklı nedene dayandığının ispatlanamadığını vurguladı. Bu nedenle işçilerin kıdem tazminatı talebi reddedilse de ihbar tazminatı yönünden farklı bir değerlendirme yapıldı.

Türk Borçlar Kanunu üzerinden ihbar tazminatı vurgusu

Kararda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine atıf yapılarak, iş ilişkisinin İş Kanunu dışında kalmasının ihbar tazminatı hakkını tamamen ortadan kaldırmadığı ifade edildi. Özellikle belirsiz süreli sözleşmelerde, işveren tarafından yapılan fesihlerde ihbar tazminatı yükümlülüğünün doğabileceği belirtildi.

Bu yönüyle kararın, ev hizmetleri, çiftlik çalışanları ve benzeri İş Kanunu kapsamı dışında kalan iş ilişkilerinde önemli bir emsal oluşturacağı değerlendiriliyor.