
Bursa genelinde güncellenen fay hatları haritası korkutan deprem tehlikesini ortaya koydu
Marmara Bölgesi'nin kalbi konumunda olan ve devasa sanayi tesisleriyle Türkiye ekonomisine yön veren Bursa, sismik hareketlilik açısından ülkenin en kritik noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen son jeolojik çalışmalar neticesinde, kent altındaki kırık hatlarının haritası baştan aşağı yenilendi. Yapılan bilimsel güncellemeler, şehrin altından geçen devasa enerji birikimlerini ve yaklaşan sismik tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı olarak bilinen devasa tektonik yapının güney kolu üzerinde konuşlanan şehir, geçmiş asırlarda yaşadığı büyük yıkımların bir benzeriyle her an yüzleşme riski taşıyor. Bu durum, yerel yönetimlerin ve bilim insanlarının alarma geçmesine neden olurken, kent genelindeki kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu merkez ilçelerdeki sismik tehlike
Hazırlanan en güncel risk haritasına göre, Bursa ve çevresindeki geniş coğrafi alan 1. derece sismik risk bölgesi kuşağında yer alıyor. Şehrin demografik olarak en kalabalık yerleşim yerlerini oluşturan Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçeleri, bu güncel haritada doğrudan en yüksek riskli alanlar olarak işaretlenmiş durumda. Milyonlarca vatandaşın ikamet ettiği bu 3 merkez ilçede, hem yapı stokunun durumu hem de gevşek zemin yapısı olası bir sarsıntının yıkıcı etkisini katlama potansiyeline sahip bulunuyor. Uzmanlar, bu bölgelerdeki yeraltı tabakalarının sarsıntı dalgalarını büyüterek binalara ilettiğini belirterek acilen yapısal önlemlerin alınması gerektiği yönünde uyarılarda bulunuyor. Özellikle ova kesimlerinde yer alan mahallelerin alüvyonal zemin özellikleri, sismik dalgalara karşı direnci ciddi oranda düşürüyor ve binaların temel güvenliğini tehlikeye atıyor.
Kent merkezini ve kıyı şeridini tehdit eden aktif kırık hatları
Maden Tetkik Arama Enstitüsü tarafından hazırlanan detaylı raporlarda, kentin tam kalbinden geçen ve çevre ilçeleri doğrudan etkileyen çok sayıda aktif hat ayrıntılı şekilde aktarılıyor. Bunların başında gelen ve doğrudan Bursa fayı olarak adlandırılan sismik kaynak; Kent Meydanı, tarihi Altıparmak caddesi, Atatürk Stadyumu bölgesi ve tüm kent merkezinin sivil yaşam alanlarının altından ilerliyor. Kuzeydeki kıyı şeridinde ise Gemlik fayı, tüm Gemlik ilçe merkezini ve buraya bağlı olan sahil yerleşimlerinin tamamını doğrudan tehdit ediyor. Deniz turizmi ve zeytincilikle öne çıkan batı kıyısında yer alan Zeytinbağı ile Mudanya fay hattı ise Mudanya ilçesi, tarihi Tirilye beldesi ve çevre köylerindeki yer kabuğunu her an hareketlendirebilecek bir sismik potansiyel barındırıyor.
Batı ve doğu aksındaki yerleşim yerlerini saran risk çemberi
Şehrin büyük sanayi bölgelerine ev sahipliği yapan batı ve doğu akslarında da yer kabuğu hareketliliği oldukça kritik seviyelerde seyrediyor. Kentin batısındaki hızlı yapılaşma alanlarını kapsayan Çalı fayı; İhsaniye, Beşevler, Ataevler, Üçevler ve Demirci gibi nüfusun her geçen gün hızla arttığı modern yerleşim semtlerinin tam altından geçiyor. Tarımsal alanların ve sulak havzaların bulunduğu batı bölgesinde yer alan Uluabat fayı ise Uluabat Gölü ve etrafındaki kırsal yerleşim birimlerinde büyük bir tehdit oluşturuyor. Doğudaki sanayi ve tarım havzasına bakıldığında ise Barakfakih fayı öne çıkıyor. Bu aktif hat, Barakfakih sanayi bölgesi ile Kestel ve Gürsu ilçelerinin civarını doğrudan etki alanı içinde tutuyor. Güney kesimdeki dağlık coğrafyada konumlanan Orhaneli fayı ise Orhaneli ilçesini ve dağ ilçelerinin önemli bir bölümünü sismik olarak baskı altında tutmaya devam ediyor.
Ülke genelindeki 3 büyük tektonik sistemin harita kodları
Türkiye coğrafyası jeolojik yapısı gereği Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı olmak üzere toplamda 3 devasa tektonik sistemin etkisi altında bulunuyor. Afet yönetimi kurumları tarafından hazırlanan ulusal risk haritalarında tehlikenin boyutları belirli renk kodlarıyla sınıflandırılıyor. Haritada kırmızı renkle boyanmış olan şehirler 1. derece sismik tehlike bölgesi olarak kabul edilirken, pembe renkli alanlar 2. derece risk kuşağını, sarı renkle işaretlenen iller ise 3. derece sismik bölgeyi temsil ediyor. Bursa, bu renk skalasında en koyu kırmızı alanda yer alarak tehlikenin ne kadar yakın olduğunu net bir biçimde gösteriyor. Uzmanlar, haritadaki bu renklerin sadece birer coğrafi gösterge olmadığını, her bir rengin binlerce binanın mühendislik hizmeti alırken uyması gereken yasal standartları belirlediğini ifade ediyor. Yapılaşmanın bu verilere göre şekillenmesi gerekiyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım