'Bursa'nın Tınısı' kulakların pasını sildi

Bursa'nın 2050 Vizyonlu Çevre Düzeni Planı kapsamında hazırlanan 'Bursa'nın Tınısı ve Enstalasyonu'nun açılışı gerçekleştirildi.

Haber Giriş Tarihi: 11.11.2025 13:23
Haber Güncellenme Tarihi: 11.11.2025 13:23

ZEKİCAN GÜRKAN / BURSADA BUGÜN

Bursa'nın dirençli ve yaşanılabilir olması amacıyla kurulan Bursa Planlama Ajansı tarafından 2050 Vizyonlu Çevre Düzeni Planı kapsamında 'Bursa'nın Tınısı ve Enstalasyonu' açılışı Merinos AKKM'de düzenlendi. Gerçekleşen etkinlikte 'Bursa'nın Tınısı' adlı eser, ilk kez Bursa Oda Orkestrası tarafından seslendirildi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıkan Bursa Büyükşehir Başkanı Mustafa Bozbey, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 2 şubat 1938'de burada Merinos Fabrikası'nın açılışı için son ziyaretine geliyor. Akşam ise hepimizin bildiği o meşhur zeybek dansını oynayarak Bursa'dan ayrılıyor. Bursa ile ilgili o kadar güzel düşünceleri var ki. Tarımı, sanayisi ve kültürü ile Bursa'yı geleceğin en güzel şehirlerinden birisi olarak tanımılıyor. 2020 yılındaki pandemiyle birlikte geleceğe bakışımız da değişti. Kentlere bakışımız değişti. Çevreye bakışımızda, tarıma bakışımızda, sanayiye bakışımızda değişiklikler oldu. Bunların da yine kent anayasası olarak tabir ettiğimiz 2050 vizyonuna dahil edilmesi gerekiyor. Cenevre'deki Birleşmiş Milletler Dünya Belediyeler Forumu'na katıldım. Ardından Barcelona'da Avrupa'daki metropol belediyelerinin toplantısına katıldım. Üç konunun gündemi oluşturduğunu gördüm. Üç konu; iklim değişimi, kuraklık ve getirdiği afetler. Bizim için kuraklık bir afettir, az yağış da aynı şekilde afet olarak değerlendirilebilir. Yağışların azalması, bunların dengelerinin sağlanması... Ancak Avrupa'da, Kuzey Avrupa'da bazı ülkelerde durum ise buzulların erimesi sonucunda deniz seviyesinin yükselmesiyle kıyı şehirlerinin sular altında kalmasıyla ilgili.

Sonuç olarak, dünya artık buna odaklanmış durumda. Kentler buna odaklanmak zorunda. İkinci konu ise tamamen fosil yakıtlardan kurtulmak. Derhal, amasız, fakatsız... Petrol, kömür, doğalgaz... Diyeceksiniz ki doğalgaz nedir? Evet, o da aslında bir fosil. Temiz enerjiye; güneş, rüzgar gibi çevreyi kirletmeyen kaynaklara yönelmek. Dünyanın Meteoroloji Örgütü'nün açıkladığı rapora göre, 2050 yılındaki sıcaklığa 2025 yılında eriştiğimizi bilim insanları ortaya koydu. Dünyanın geldiği nokta bu. Biz 2050 yılında beklediğimiz sıcaklığa 25 yıl önce ulaştıysak, o zaman 25 yıl geride kalmışız demektir. Şimdi bizim bu 25 yılı kapatmak için çok daha acil eylem planlarını devreye sokmamız lazım. Sadece kentler değil, ülkeler, bütün dünya. Bu konuda insanoğlu çok önemli bir sınav görüyor arkadaşlar şu anda. Bu sınavı insanoğlu ya kazanmak zorunda, ya kazanmak zorunda. Kazanamazsa tümüyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu bir gerçek. İşte bu gerçeği bizim 2050 vizyonlu planımızda da altını çizerek var etmemiz gerekiyor.

Üçüncü konu da barınma sorunu. Konuta erişim. Sosyal konuta erişim. Gençlerin konuta erişemediği, belli bir kesimin altında maaş alan grubun da konuta erişemediği ifade ediliyor. Biz de aynı durumdayız. Dünyadan kopuk değiliz. Bugün herhangi bir gencin işe girdiğinde ev sahibi olabildiği hayal edebiliyor mu? İşte onun için yerel yönetimlerin sosyal konut projelerini daha küçük, onların yaşamlarını sağlayacak kadar alanlarda üretmeleri gerektiğini var etmemiz lazım. Tabii ki tüm bunları bilimin ışığında yapmakta kararlıyız. Bu anlamda 16 üniversitemizden 40 akademisyenimizle beraber çalışıyoruz. 17 sektörel grup çok önemli çalışmalar yürütüyor. Veri yönetimi ve halk katılım süreçleriyle beraber yürütülen çok yönlü ve çok paydaşlı bir yapı olarak 2050 vizyonu, kent anayasasını oluşturma çabası içerisindeyiz.

Elbette ki herkesin dediğinin tam karşılığı orada olmayacaktır. Ne benim, ne sanayicinin, ne tarım sektörünün, ne de diğerlerinin... Ama uzlaşı kültürüyle herkesin ortak paydada buluştuğu, sahiplenebileceği, koruyabileceği bir anlayışla bu planı mutlaka devlet aklıyla hazırlayıp, bu kentin geleceğini hep beraber dinleyeceğiz. Tabii ki bizler bu vizyonu sadece kurumların değil, halkın, gençlerin, kadınların, sanatçıların ve akademisyenlerimizin de katkılarıyla geleceğe taşıyacağız. Her bir kardeşimizin sesini, fikrini, duygusunu bu plana olduğu gibi dahil etmek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir kenti planlamak yalnızca yolları ve binaları ile değil, o kentin ruhunu, o kentin tınısını da planlamak lazım. Bu anlayışla Bursa'nın tınısı projesini hep birlikte yaşama geçireceğiz. Sanatı, bilimi ve katılımı bir araya getiren bu özgün çalışma, Bursa 2050'nin kültürel ve estetik yüzünü oluşturmaktadır. 25 Nisan ile 10 Mayıs 2025 tarihleri arasında 3 hafta boyunca arkadaşlarımız yaratıcı atölyelerde gençlerimizle, akademisyenlerimizle, meslek odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, sanatçılarımızla ilerleyerek bu atölyelerde Bursa'mızın bugün ve geleceğini konuştular, tartıştılar ve hayal ettiler. Çünkü bu fikirleri dolaştırmakla seslenmek ve ortaya çıkan bilgiler, Bursa'nın tınısı enstitüsünün temel taşlarını oluşturmuştur" şeklinde konuştu.

Başkan Bozbey'in konuşmalarının ardından etkinlikte 'Bursa'nın Tınısı' adlı eser, ilk kez Bursa Oda Orkestrası tarafından seslendirildi.