
Düzen, bu yıl bölgede buğday hasadının başladığını ve kısa süre içinde tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. İklim koşullarının üretimi olumlu etkilediğini belirten Düzen, dekarda verimin 900 kilograma kadar ulaştığını dile getirdi.
"TMO'nun açıkladığı fiyatlar yetersiz kaldı"
Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday alım fiyatlarına da değinen Düzen, ton başına 16 bin 500 lira olarak belirlenen rakamın üreticiyi memnun etmediğini ifade etti.
Açıklanan artış oranının maliyetlerin gerisinde kaldığını savunan Düzen, özellikle mazot ve gübre gibi temel girdilerdeki yükselişin çiftçiyi zorladığını belirtti. Üretim maliyetlerinin artmasına rağmen fiyatların aynı oranda güncellenmemesinin ekim alanlarını da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
"Ekmekteki yük çiftçiye yüklenmemeli"
Ekmek fiyatı üzerinden yapılan değerlendirmelere de dikkat çeken Düzen, 230 gramlık ekmeğin 20 liraya satıldığını hatırlatarak, bu fiyatın içinde tarımsal üretim payının oldukça düşük kaldığını söyledi.
Düzen, "Ekmekteki buğday ve un maliyeti yaklaşık 5 lirayı buluyor. Eğer bu pay 6 lira seviyesine çıksa çiftçi kazanır" diyerek üreticinin fiyat artışlarının sorumlusu gibi gösterilmesine tepki gösterdi. Enerji maliyetleri ve genel gider artışlarının çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Girdi maliyetleri ve fiyat beklentisi
Tarım sektöründe girdi maliyetlerinin son dönemde ciddi şekilde yükseldiğini belirten Düzen, çiftçinin temel gider kalemlerini mazot, gübre ve enerji fiyatlarının oluşturduğunu ifade etti. Üreticiler ise daha yüksek taban fiyat beklentisinin karşılanmamasından şikâyetçi.
Açıklamalar, tarım politikaları ve gıda fiyatları arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme taşırken, üretici temsilcileri fiyatların yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyor.