Bursalı gazeteci ve yazar Ece Sarı'dan yeni kitap! "Veda ve Vuslat"

Bursa'da doğup büyüyen gazeteci ve yazar Ece Sarı, uzun yıllara yayılan gazetecilik kariyerinin ardından edebiyata uzanan yolculuğunda yeni kitabını okurlarla buluşturdu. Öyküsü 1940'ların Bursa'sında geçen "Veda ve Vuslat", hem şehrin ruhunu hem de insanın iç dünyasına uzanan derin bir hikâyeyi anlatıyor.

Haber Giriş Tarihi: 12.03.2026 17:32
Haber Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 17:32

1990 yılında Bursa'da doğan Ece Sarı, 2012 yılından bu yana Bursa ve İstanbul'da aktif olarak gazetecilik yaptı. Meslek hayatı boyunca muhabirlikten editörlüğe, haber müdürlüğünden program sunuculuğuna, spikerlikten genel yayın yönetmenliğine kadar pek çok görev üstlendi.

Basın dünyasındaki çalışmalarının yanı sıra köşe yazıları ve makaleler de kaleme alan Sarı, bir dönem kurumsal dünyaya da geçerek kurumsal iletişim uzmanlığı ve yöneticiliği yaptı.

KADIN VE ÇOCUK HAKLARI ÜZERİNE AKADEMİK ÇALIŞMALAR

Sarı, gazetecilik kariyerinin yanında kadın ve çocuk hakları üzerine akademik çalışmalar yürüttü. Bu alanda yıllarca araştırmalar yapan yazar, uluslararası projelerde yer aldı ve Amerika'da Türk kadınını temsil eden çalışmalar gerçekleştirdi.

Toplumsal konulara olan ilgisi, yazdığı öykü ve kitapların temalarına da yansıyor.

ÇOCUK EDEBİYATINA UZANAN YAZARLIK YOLCULUĞU

Her ne kadar gazetecilik ve köşe yazıları yazsa da Sarı'nın asıl hayali öykü yazmaktı. Bu hayalini 2019 yılında yayımlanan ilk kitabı "Gizemli Tepe" ile gerçekleştirdi.

Ardından ikinci kitabı "Büyükannemin Sihirli Mirası" okurlarla buluştu. Çocuklar için yazmanın kalbine dokunduğunu ifade eden Sarı, bu alandaki üretimini sürdürdü.

1940'LARIN BURSA'SINDA GEÇEN BİR HİKAYE

Yazarın beş yıl boyunca üzerinde çalıştığı yeni kitabı "Veda ve Vuslat", bu kez ortaokul ve lise çağındaki genç okurları hedef alıyor.

Hikâye, 1940'ların Bursa'sında geçiyor. Edebiyata tutkuyla bağlı Zeliha'nın yarım kalmış hayalleri ve oğlu Mustafa'nın annesinin hayallerini gerçekleştirme yolunda yaşadığı zorlu günler anlatılıyor.

Okur, 8 yaşındaki Mustafa'nın gözünden kavuşma, ayrılık, acı, aşk ve özlem gibi duyguların anlamını yeniden sorguluyor. Öykü, kelimelere yüklediğimiz anlamları ve insanın içsel yolculuğunu merkezine alıyor.

"BU HİKAYE BURSA'YA BORCUMDU"

Kitabın yazım süreci ise yazar için oldukça zorlu geçti. Ece Sarı, kitabı yazarken yaşadığı süreci şu sözlerle anlatıyor:

"Bu kitaba başladığımda yıl 2021'di. Benim bir şeyi düşünme sürem uzun ama yazma sürem çok kısadır. Karakterlerin ismi, hikâyenin sonu, hatta kitabın adı bile çoğu zaman yazarken ortaya çıkar. 'Veda ve Vuslat' çok vaktimi aldı."

Sarı, hikâyenin ortasında yaşadığı büyük bir talihsizliği de şöyle anlatıyor:

"Hikâye bilgisayardan silindi. Yedekleme yapmamıştım. Uzun süre kahroldum ve iki yıl boyunca kitaba elimi sürmedim. Yayınevime defalarca yazmak istemediğimi söyledim ama onlar vazgeçmedi."

SİLİNEN HİKAYE BAŞTAN YAZILDI

Uzun bir aranın ardından hikâyeye yeniden dönen Sarı, kitabı baştan yazdığını belirtiyor.

"Aynı öykü ama ton farklı oldu. Hikâye kendi kendine yaşını büyüttü. Çocuk kitabından çıktı, lise çağındaki gençlere hatta yetişkinlere kadar uzandı."

1940'ların dilini yakalamaya çalışmanın ve dönemin Bursa'sını anlatmanın da kendisini oldukça zorladığını ifade eden Sarı, sonunda hikâyeyi tamamladığını söylüyor.

"Geçen ay kendime 'Ece artık bu öykünün bir sonu ve adı olmalı' dedim. Uzun uzun baktık birbirimize ve iki günde hayatımda yazdığım en iyi şeyi yazdım. Bir Bursalı olarak bu öykü Bursa'ya borcumdu."

KELİMELERİN ANLAMINI SORGULATAN BİR HİKAYE

"Veda ve Vuslat", 8 yaşındaki Mustafa'nın serüveni üzerinden okuru içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Hikâyede, özellikle "veda" ve "vuslat" kelimelerinin anlamı yeniden düşünülüyor; ayrılık, özlem ve kavuşma duygularının insan hayatındaki yeri sorgulanıyor.

Yazar, kitabın okurlarda nasıl bir etki bırakacağını ise şu sözlerle ifade ediyor:

"Umarım okurlar da benim yazarken aldığım hazzı alır. Uzun süredir Türk edebiyatında bu tonda bir hikâye yazıldığını düşünmüyorum. Belki iddialı bir cümle ama bunun doğruluğunu zaman gösterecek."