
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER), kademeli emeklilik düzenlemesine ilişkin taleplerini duyurmak amacıyla Şehreküstü Meydanı'nda basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını EMAD-DER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu gerçekleştirdi.
"BİZ EMEKLİ DEĞİLİZ, KADEMELİ EMEKLİLİK BEKLEYENLERİZ"
EMAD-DER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, "Bizler emekli değiliz, EYTli değiliz. Emeklilikte kademe bekleyenleriz. Emekliliğe hak kazandığı halde adaletsiz yasalar sebebiyle emekli olamayanlarız, kademeli emekliliği bekleyenleriz. Kademeli emeklilik bir talep değil, adalet çağrısıdır" ifadeleriyle konuşmasına başladı. Uğurlu, "8 Eylül bu ülkenin evladıysa, 9 Eylül neden üvey evladı olsun? Bir gün fark yüzünden bir insandan 17-20 yıl alınabilir mi? Üç yıldır Türkiye'nin dört bir yanında, hiçbir ara vermeden basın açıklamaları ve saha çalışmaları yürütüyoruz. EMADDER'in talebi açık ve nettir: EYT düzenlemesinin eksik kalan parçası tamamlanmalı, Kademeli Emeklilik Yasası derhal çıkarılmalı ve bir gün farkla mağdur edilen milyonların hakkı iade edilmelidir. Bu bir maaş talebi değil, bu bir helallik arayışıdır. Adalet gecikirse, adalet olmaktan çıkar. Randevu talebimizi yineliyoruz. Kademeli emeklilik için sonuna kadar mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu.
"BİZLER KÜLFET DEĞİLİZ"
Uğurlu, "Kendilerini bolluğa reva gören bu düzen meşru değildir. Bizler külfet değiliz. Bu bu ülkenin omurgasıyız, çimentosuyuz. 9 bin gün prim ödemiş emekçi emekli olmak istediğinde "denge bozulur", "külfet olur" deniyor. 7 bin gün prim talep edilirken bizler 9, 10 bin gün prim ödemişken bütçeye yük olan biz miyiz? Külfet olan biz miyiz, yoksa siz misiniz? Bize "külfet" diyen sayın siyasiler; bir kez daha haykırıyorum: 9 bin gün prim ödeyen mi bu sistemi bozuyor, on bin gün çalışan mı? Bu sistemi bozan bizler değiliz. Sistemi bozan, adaletsiz yasalardır. Sizlere gelince her şey "nimet", emekliliğe gelince "külfet". Üst düzey siyasi memurlara nimet, emekçiye külfet... 8 Eylül öncesine 38-43 yaş emeklilik nimet, 9 Eylül 1999 sonrasına külfet. Oy isterken nimet, hak isterken külfet. O koltuklarda emekçinin hakkını yiyerek, ayrıştırarak oturmuyorsunuz. Bizler dilenci değiliz; peşinen ödediğimiz primlerimizin karşılığını istiyoruz. Bu bir sadaka ya da sosyal yardım değildir. Siz kimin parasını kime vermiyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
"'HAK VERİLMEZ ALINIR' GERÇEĞİ..."
Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkanı Gönül Boran Özüpak, "Sosyal Güvenlik Kurumu bugün yalnızca emeklilikte adalet arayanların değil; staj ve çıraklık mağdurlarının, düşük maaşlarla geçim mücadelesi veren emeklilerin de sorunlarıyla anılan bir yapıya dönüşmüştür. Emeklilerin sefalet seviyesine mahkûm edildiği bir tabloda, geniş bir kesim geçim derdiyle mücadele etmektedir. Eğer EYT ruhuyla, birlik ve örgütlülükle yola çıkılırsa "hak verilmez, alınır" gerçeği bir kez daha ortaya konulabilir. Bugün burada verilen mücadelenin de bu anlayışla başarıya ulaşacağına inanıyorum. Bu mücadele yalnızca bir kurumun değil, tüm toplumun ortak mücadelesi haline gelmelidir. Hepiniz omuz omuza olun, bir olun" dedi.
"HAKLI MÜCADELENİZDE YANINIZDAYIZ"
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, "Bu haklı mücadelenizde, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey'in selamlarını ve desteklerini sizlere iletmek isterim. Genel başkanımızın da ifade ettiği gibi, ülkemizde en büyük sorun hak, hukuk ve adalet sorunudur. Bu doğrultuda, hakkı yenilen emekçilerimizin ve vatandaşlarımızın mücadelesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman yanlarında olacağız. Mücadeleniz daim olsun, güçlü olsun" ifadelerini kullandı.