Evliya Çelebi'nin Bursa tasvirleri: Geçmişten günümüze şehir ekonomisi

Bursa'nın fethinin 700. yıl kutlamaları kapsamında Osmangazi Belediyesi tarafından 'Bursa'nın Yedi Yüzü' temasıyla kent tarihi konuşuldu. Balıkesir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Günay, 'Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde vakıf şehri Bursa'da sürdürülebilir kamusallık: Bedesten, İmaret ve Hanlar üzerinden şehir ekonomisi' başlıklı sunumuyla önemli bilgilendirmelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 06.04.2026 16:31
Haber Güncellenme Tarihi: 06.04.2026 16:31

Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21'incisi düzenlenen Osman Gazi'yi Anma ve Bursa'nın Fethi'nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen 'Bursa'nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet'e Sempozyumu', Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nde düzenlendi. Balıkesir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Günay, Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde vakıf şehri Bursa'da sürdürülebilir kamusallık: Bedesten, İmaret ve Hanlar üzerinden şehir ekonomisi sunumuyla tarihe ışık tuttu.

"ÖNEMLİ GEZGİNLERİN ESERLERİNDE BURSA'YA RASTLAMAK MÜMKÜN"

Günay, "Bilindiği üzere Bursa'ya yalnızca Evliya Çelebi değil, daha erken dönemlerde Batılı seyyahlar da eserlerinde yer vermiştir. Bu bağlamda Marco Polo ve İbn Battuta gibi önemli gezginlerin anlatılarında da Bursa'ya dair izlere rastlamak mümkündür. Bugün "Bursa'yı hangi kelimeyle anlatırsınız?" sorusu sorulsa, herkes farklı bir tanım yapabilir. Ancak benim için Bursa'yı tanımlayan en güçlü ifade, ilk geldiğim dönemde edindiğim izlenimdir. Lisans öğrencisiyken şehrin dört bir yanında çeşmeler görmüş ve bu durum, Evliya Çelebi'nin "Bursa sudan ibarettir" ifadesinin somut bir karşılığı olarak zihnimde yer etmiştir" ifadelerini kullanarak Bursa'nın tarih boyunca hem su kaynaklarıyla hem de sosyal ve kültürel dokusuyla öne çıkan bir şehir olduğunu vurguladı.

"YAPILAR YALNIZCA EKONOMİ DEĞİL, TOPLUMSAL DAYANIŞMAYI DA DESTEKLEDİ"

Bursa'nın tarihsel, kültürel ve ekonomik zenginliğini anlatan Günay, "Ayrıca Evliya Çelebi, şehirde yaklaşık 900 dükkân bulunduğunu belirterek Bursa'nın ticari açıdan da güçlü bir merkez olduğunu ortaya koymaktadır. Bu noktada Bursa'nın yalnızca bir yerleşim alanı değil; aynı zamanda vakıf sistemiyle desteklenen, ticari ve sosyal mekanların iç içe geçtiği bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle hanlar ve bedestenler gibi gelir getirici ticari yapıların, imaretler ve sosyal yardım kurumlarının finansmanını sağlaması; bu sistemin sürdürülebilirliğini mümkün kılmıştır. Bu yapıların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı destekleyen unsurlar olduğu görülmektedir" şeklinde konuştu. Bursa'nın tarihî ve kültürel mirasını değerlendiren Günay, Evliya Çelebi'nin tasvirlerine atıfta bulunarak, şehrin doğal kaynakları, sosyal yapısı ve ekonomik sistemiyle erken dönem bir sürdürülebilir şehir modeli sunduğunu belirtti. Günay, "Evliya Çelebi'nin eserlerinde Bursa, yalnızca bir yerleşim alanı değil; sosyal, ticari ve kültürel mekanların iç içe geçtiği, vakıf sistemiyle desteklenen bir şehir olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.