İlber Ortaylı'dan gündem yaratan Bursa paylaşımı: 'Derhal' diyerek çağrı yaptı

Türk tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden İlber Ortaylı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bursa'ya dair gençlik anılarını ve şehrin günümüzdeki dönüşümüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 15.02.2026 22:19
Haber Güncellenme Tarihi: 15.02.2026 22:19

Ortaylı, Bursa'nın geçmişteki kimliği ile bugünkü yapılaşma arasında ciddi farklar oluştuğunu vurgulayarak acil planlama çağrısı yaptı.

"1963'te Bursa, büyükannenin evi gibiydi"

Ortaylı, 1963 yılının Eylül ayında yaptığı Bursa ziyaretini anlatarak şehrin o dönemki atmosferini şu sözlerle tasvir etti:

Bursa'nın temiz, ucuz ve gelenek kokan bir şehir olduğunu

Çekirge'den şehir merkezine yürüyüşlerin bile başlı başına bir deneyim sayıldığını

Uludağ'a çıkmanın büyük bir macera olarak görüldüğünü

Şehrin her mahallesinin ayrı bir renk ve çekicilik taşıdığını

Tarihçi, o yıllarda Türkiye'de gençlerin her şehirde konaklayabileceği imkânların bulunmadığını, Bursa'nın ise misafirperverliğiyle öne çıktığını belirtti.

"Bursa halkı misafirperver ve köklü bir kültüre sahipti"

Ortaylı paylaşımında, Bursa halkının yaşam kültürüne de dikkat çekerek, Türkçede 14. yüzyıldan kalan deyimlerin bile günlük hayatta kullanılabildiğini ifade etti. Ancak günümüzde bu kültürel dokunun, tıpkı İstanbul'da olduğu gibi yoğun göç ve nüfus artışıyla zayıfladığını vurguladı.

"Plansız yapılaşma şehrin havasını ve manzarasını bozuyor"

Bursa'nın fetih yıl dönümüne girilen bir dönemde şehrin geleceğine dair kaygılarını dile getiren Ortaylı, özellikle plansız yapılaşmaya sert eleştiriler yöneltti. İsteyenin istediği yere bina yapabilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirten tarihçi, yüksek katlı ve uyumsuz yapıların:

Trafik sorununu artırdığını

Şehrin siluetini bozduğunu

Hava kalitesini olumsuz etkilediğini

ifade etti.

"Bursa'nın yarattıklarından geçiniyoruz"

Ortaylı, Bursa'nın tarihsel ve ekonomik mirasının Türkiye için büyük bir değer taşıdığını belirterek, bu mirasın korunmamasını "altın yumurtlayan tavuğu kesmek" benzetmesiyle eleştirdi. Şehrin kimliğini koruyacak kapsamlı bir planlamanın acil ihtiyaç olduğunu vurguladı.