
Geçtiğimiz haziran ayında ABD’nin İran’daki üç nükleer tesise düzenlediği bombardıman, ülkenin nükleer silah üretiminde kullanılabilecek yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamını ortadan kaldırmadı. Kaynaklara göre bu stokun önemli bir bölümü İsfahan’daki nükleer tesiste bulunuyor. Trump yönetimi ise savaşın hedeflerinden biri olarak İran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmayı ilan etmişti.
ABD’nin söz konusu uranyumu ele geçirmek için askeri bir operasyon başlatması halinde bu adım, yürütülen kampanya kapsamında ilk büyük çaplı kara gücü konuşlandırması anlamına gelebilir.
İsfahan’daki uranyuma İranlı yetkililerin erişimi bulunduğu belirtiliyor. Kaynaklara göre İran, geçen yılki ABD saldırılarının ardından aylar boyunca tesisin üst yapılarındaki enkazı temizleyerek uranyumun saklandığı yer altı tünellerine ulaşmaya çalıştı.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, İsfahan ve Natanz tesislerinde yaklaşık 200 kilogram yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum bulunabileceğini ifade ediyor. İran ise söz konusu üretimin yalnızca barışçıl amaçlarla yapıldığını savunuyor.
İSFAHAN'DAKİ TESİS HAVA SALDIRILARIYLA YOK EDİLMESİ ZOR OLARAK GÖRÜNÜYOR
Askeri uzmanlara göre İsfahan’daki tesis, diğer bazı nükleer sahaların aksine havalandırma şaftı gibi zayıf noktalar içermediği için yalnızca hava saldırılarıyla tamamen imha edilmesi zor bir yapı.
Bu nedenle Trump yönetimi içinde, ABD Müşterek Özel Operasyonlar Komutanlığı’na (JSOC) bağlı elit birliklerin tünellere sızarak uranyumu güvence altına alması ya da imha etmesi gibi seçeneklerin değerlendirildiği belirtiliyor.
Ancak böyle bir operasyonun, ana timi desteklemek, bölge güvenliğini sağlamak ve radyoaktif materyalin taşınması gibi karmaşık süreçleri yönetmek için yüzlerce askerin sahada bulunmasını gerektirebileceği ifade ediliyor.
Delta Force ve SEAL Team 6 gibi birliklerin kitle imha silahlarına karşı özel eğitim aldığı bilinse de, İran ordusunun bölgedeki varlığı olası bir operasyonun riskini ciddi ölçüde artırıyor.
Trump ise İran’ın nükleer silah programına sahip olmasına izin verilmeyeceğini sık sık vurguluyor. Geçen ay yaptığı açıklamada, “Dünyanın açık ara en büyük terör sponsoru olan bu rejimin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim” ifadelerini kullanmıştı.