
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı yürütülen savaşın “sonuna gelindiğini” ilan etti. New York Times'ta yayımlanan bir baş yazıda ise, İran rejiminin "bütünlüğünü kaybettiği", "karar alma mekanizmalarının yok olduğu" belirtiliyor. Ancak sahadaki durum İran’ın hem kayıplar hem de kazanımlar açısından karmaşık bir tabloyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Trump'ın "rejim değişti" iddiasını Haber Global Web Özel için yorumlayan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamer Kasım, İran'da rejimin değişmek bir yana Devrim Muhafızları'na daha yakın bir noktaya geldiğini söyledi.
MİSİLLEME KAPASİTESİ
ABD ve Batı istihbaratına yakın kaynaklara göre, beş hafta önce başlayan operasyonlar İran hükümetinin karar alma ve misilleme kapasitesini ciddi biçimde zayıflattı. Onlarca üst düzey lider ve yardımcısı öldürülen İran’da, hayatta kalan yetkililer iletişim kurmakta zorlanıyor; telefon ve mesajların ABD veya İsrail tarafından dinlenebileceği korkusu, şahsi görüşmeleri sınırlıyor. Buna rağmen İran’ın güvenlik ve askeri kurumları faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak hükümetin yeni strateji ve politika üretme kapasitesi büyük ölçüde azaldı. Trump yönetimi, İran’da yeni bir hükümetin iş başında olduğunu belirterek hızlı bir anlaşma sağlamak için baskı uyguluyor. Öte yandan, İran’daki liderlik parçalanması, müzakere sürecini daha karmaşık hale getiriyor. ABD temsilcileri hangi yetkilinin hangi tavizleri vermeye yetkili olduğunu net olarak bilmiyor.
DİNİ OTORİTE ZAYIFLADI MI?
New York Times'ta görüşlerine yer verilen Batılı yetkililer, savaş sırasında İran Devrim Muhafızları içindeki radikallerin güç kazandığını, dini liderliğin ise etkisinin azaldığını ifade ediyor. Yeni dini lider Mücteba Hamaney’in hükümet üzerindeki kontrolü belirsizliğini koruyor. Bazı uzmanlar, Hamaney’in sembolik bir figür olduğunu ve fiilen kararların Devrim Muhafızları liderleri tarafından alındığını belirtiyor.
YEREL KOMUTANLIKLAR
Saldırılar, İran’ın komuta ve kontrol sistemini zayıflatmış olsa da, ülke merkezi olmayan bir yapı sayesinde yerel komutanlıklar üzerinden saldırılar düzenlemeye devam edebildi. Örneğin geçen hafta Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne düzenlenen füze ve insansız hava aracı saldırısı, koordinasyon sorunlarına rağmen gerçekleşti. Ancak uzmanlar, misilleme saldırılarının, hükümet liderliğinin zayıflığı nedeniyle olabileceği kadar büyük ve etkili olmadığını vurguluyor.
ÇELİŞKİLİ İFADELER
Trump, İran liderliğinden gelen çelişkili mesajlardan duyduğu hayal kırıklığını sosyal medyada dile getirdi. “İranlı müzakereciler çok farklı ve garip,” diyen Trump, İran’ın askeri olarak ağır darbe aldığı halde kamuoyuna sadece “teklifleri incelediklerini” söylediklerini belirtti. Trump hafta sonu yaptığı açıklamada ise, hava saldırılarının İran’da yeni bir liderliğin ortaya çıkmasına yol açtığını ve müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Ancak Pazartesi günü, kısa sürede anlaşma sağlanmaması durumunda enerji ve sivil altyapıyı hedef alarak savaşı genişletebileceği tehdidinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde İran’ın elektrik santrallerine, petrol kuyularına ve tuz arıtma tesislerine saldırı düzenleyebileceğini söyledi.
İLETİŞİM SORUNLARI
Gazetenin aktardığına göre Batı istihbaratına yakın kaynaklar, İran’daki iletişim sorunlarının Gazze’deki rehine müzakerelerindeki karmaşayı andırdığını belirtiyor. Telefon ve mesajlarla yapılan iletişim, karar süreçlerini yavaşlatıyor ve kafa karışıklığına yol açıyor. Uzmanlara göre, savaş İran’a ciddi ekonomik ve askeri zararlar verdi, ancak ülke hâlâ kaybetmiş gibi hissetmiyor. Kazanan taraf olarak ise, bazı radikal grupların güç kazanması ve yeni liderlik yapılarının ortaya çıkması öne çıkıyor.
EKONOMİ DAYANAMADI
Sahadaki durumun Trump'ın açıklamalarını doğrulamadığını belirten Prof. Dr. Kasım, "Trump rejim değişikliğinin olmayacağını anlayınca hayatta kalan kadroların kendileriyle çalışabileceğini söylemeye başladı. Şimdi bunu ispatlamaya çalışıyor. Ancak kadroların değişmesi rejimin değiştiği anlamına gelmiyor. Rejim temellerinden değişmediği sürece rejimin değiştiği sonucuna varamayız. Bu durum bir propagandadan ibaret. Trump bir çıkış arıyor. Çünkü petrol fiyatları 100 doları geçti" dedi.