
Japon Times gazetesinin aklardığı haberde, polise intikal eden toplam ölüm vakalarının yaklaşık üçte birini oluşturduğu vurgusu dikkati çekiyor. Hayatını kaybedenlerin yüzde 76,6'sını 65 yaş ve üzeri vatandaşlar oluşturuyor.
Veriler, "koritsushi" (izole ölüm) olarak adlandırılan ve cansız bedeni günler, hatta aylar sonra bulunan vakaların trajedisini de gözler önüne seriyor. 7 binden fazla kişinin öldükten ancak bir ay sonra, 208 kişinin ise ancak bir yıl sonra fark edilmiş olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre komşuluk ilişkilerinin zayıflaması ve aile bağlarının kopması, durumu daha da trajik hale getiriyor.
İstatistiklerdeki en çarpıcı detaylardan biri de cinsiyetler arasındaki açık fark. İzole ölümlerde erkeklerin sayısı, kadınların yaklaşık 4 katı olarak kaydedildi. Uzmanlar, özellikle yaşlı erkeklerin emeklilik sonrası sosyal çevrelerinden daha hızlı koptuklarını ve toplumla bağ kurmakta kadınlara oranla çok daha fazla zorlandıklarını belirtiyor.
Diğer yandan bu dram en ağır şekilde Japonya'da yaşansa da, dünyada da bir "sessiz epidemiye" dönüşmeye başlıyor. Örneğin Güney Kore'de "godoksa" olarak bilinen benzer vakalar yılda 5 bini buluyor. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre Batı dünyası da benzer bir çıkmazla karşı karşıya. Örgütün 2025 raporlarına göre, yalnızlık ve sosyal izolasyon dünya genelinde yılda yaklaşık 871 bin erken ölümle ilişkilendiriliyor.
Japonya, 2021'de Yoshihide Suga döneminde yalnızlık ve izolasyonla mücadele için kabine içinde özel bir bakan görevlendirerek dikkat çekmişti. Aslında bu dünyadaki ilk örnek değil. İngiltere 2018'de konuyu bir bakanın görev alanına dahil ederek yalnızlıkla mücadeleyi "hükümet düzeyinde ele alan ilk ülke" olmuştu.