Savaşın gölgesinde en önemli soru: İran'ı kim yönetiyor? Kritik kararların arkasında kim var?

İran’da savaş sonrası en büyük soru, ülkeyi resmen kimin değil gerçekte kimin yönettiği oldu. Mücteba Hamaney’in göreve gelmesine rağmen kamuoyundan uzak kalması, gözleri Devrim Muhafızları ve sahadaki askeri kadrolara çevirdi. Haberde, Hürmüz Boğazı ve bölgesel kriz kararlarında asıl etkin gücün askeri kanat olduğu öne sürüldü.

Haber Giriş Tarihi: 25.04.2026 15:15
Haber Güncellenme Tarihi: 25.04.2026 15:15

14:48

Pakistan'da kritik görüşme: İran masaya dönecek mi?

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün akşam geldiği Pakistan'ın başkenti İslamabad'da resmi temaslarına başladı. Bakan Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede, bölgesel güvenlik konuları ve Pakistan'ın ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin arabuluculuk çabaları ele alındı. Taraflar, bölgede barış ve istikrarın teşvik edilmesinin önemini vurgulayarak Pakistan-İran ilişkilerini ve güvenlik iş birliğini daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldı.

Görüşmede İran heyetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İran'ın Pakistan Büyükelçisi Reza Amiri Moghadam ve İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi yer aldı. Pakistan tarafında ise İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Asim Malik hazır bulundu.

14:05

İran'ın kararlarını kim alıyor?

İngiltere merkezli BBC’nin analizine göre, İran’ın ABD ve İsrail ile sürdürdüğü savaşın ilk günlerinden bu yana Tahran üzerinde "Ülkeyi gerçekte kim yönetiyor?" sorusu dolaşıyor.

Haberde, savaşla birlikte İran’daki karar alma mekanizmasının daha karmaşık ve çok merkezli hale geldiği öne sürüldü.

Resmi açıklamalara göre İran dini lideri Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta savaşın ilk gününde hayatını kaybetmesinin ardından ülkenin en üst otoritesi olarak görevi devraldı.

İran’daki siyasi sistem gereği bu makamın savaş ve barış dahil tüm stratejik kararlarda son sözü söyleyen konumda olduğu belirtiliyor.

GÖZLERDEN UZAK YÖNETİM İDDİASI

BBC’ye göre Mücteba Hamaney’in göreve gelmesinden bu yana kamuoyu önüne çıkmaması dikkat çekiyor. Yalnızca sınırlı sayıda yazılı açıklama yaptığı belirtilirken, İranlı yetkililerin ilk saldırılarda yaralandığını doğruladığı ancak ayrıntı vermediği aktarıldı.

ABD basınına dayandırılan iddialarda ise Hamaney’in yüzünden yaralandığı ve konuşmakta zorlandığı öne sürüldü.

“GÖRÜNÜR LİDERLİK” ZAYIFLADI

Haberde, İran’da otoritenin yalnızca kurumsal değil, aynı zamanda sembolik ve görünür bir güç olduğu vurgulandı.

Önceki lider Ali Hamaney’in konuşmaları ve kamuoyuna verdiği mesajların sistem açısından yön belirleyici olduğu hatırlatılırken, bu mekanizmanın zayıflamasıyla birlikte ülkede yorum boşluğu oluştuğu ifade edildi.

KARARLAR ARTIK TEK MERKEZDEN ÇIKMIYOR

BBC analizine göre savaş öncesine kıyasla İran’daki karar alma süreci daha az merkezi bir yapıya dönüştü.

Diplomasi resmi olarak hükümetin yetkisinde görünse de sahadaki gelişmelerin bu tabloyu desteklemediği kaydedildi. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin ABD ile yürütülen temaslarda aktif rol aldığı ancak stratejik kararlar üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı savunuldu.

HÜRMÜZ BOĞAZI KOZU ASKERİ KANATTA

Haberde, İran’ın en kritik kozlarından biri olarak görülen Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün diplomatik ekipten çok askeri yapının elinde olduğu belirtildi.

Bu kapsamda kararların Ahmed Vahidi liderliğindeki İran Devrim Muhafızları tarafından alındığı öne sürüldü.

KRİZİN ANA AKTÖRÜ DEVRİM MUHAFIZLARI

BBC’ye göre mevcut tabloda krizin yönünü belirleyen ana güç Devrim Muhafızları olarak öne çıkıyor.

Körfez’deki saldırılar ve Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlelerin bu yapı tarafından yönetildiği, siyasi açıklamaların ise çoğu zaman askeri adımların ardından geldiği ifade edildi.

O İSİM SAHNEYE ÇIKTI

Belirsizlik ortamında Muhammed Bakır Kalibaf’ın öne çıkan isimlerden biri olduğu belirtildi.

Eski bir Devrim Muhafızları komutanı olan Kalibaf’ın müzakerelerde rol aldığı, halka hitap ettiği ve savaşı daha pragmatik bir çerçevede değerlendirdiği aktarıldı.

Ancak BBC analizine göre Kalibaf’ın siyasi pozisyonu oldukça hassas bir noktada.

Parlamentodaki ve muhafazakar çevrelerdeki sert söylemlerin müzakerelere karşı güçlü direnç oluşturduğu, Kalibaf’ın yetkilerinin ise net olmadığı vurgulandı.

13:24

İlk uçuş İstanbul'a

İran, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaş nedeniyle kapatılan dış hat uçuşlarını yeniden başlatırken ilk uçuş İstanbul'a gerçekleştirildi.

11:45

İran'dan 'birlik ve beraberlik' vurgusu

İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, ülkesinin birlik ve beraberliğine vurgu yaptı.

Velayeti, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkesindeki siyasi ve toplumsal birliğe dair açıklamada bulundu.

İranlı Başdanışman, ABD’li yetkililerin, İran’da iç anlaşmazlıklar olduğu yönünde açıklamalar yaptığını ancak ABD’nin Falkland Adaları'nın (Malvinas Adaları) egemenliği konusunda İngiltere ile gerilim yaşadığını ve Avrupa’nın da ABD’den bağımsız hareket etmeye çalıştığını söyledi.

Velayeti, "Bu onların geleneksel müttefikleriyle olan derin çatlağı gösteriyor. Şu an İran, İbrani, Arap ve ABD cephesi karşısında birlik içerisinde durmaktadır." ifadelerini kullandı.

10:31

Rapor ortaya çıktı: İşte savaşın ABD'ye maliyeti

ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) analizine göre, İran’a karşı yürütülen 39 günlük savaş yalnızca milyarlarca dolarlık maliyet yaratmadı, aynı zamanda ABD’nin en gelişmiş silah stoklarında da ciddi erimeye yol açtı.

Raporda, çatışmalar boyunca Amerikan kuvvetlerinin binlerce seyir füzesi, önleme füzesi ve hassas mühimmat kullandığı belirtildi.

EN KRİTİK SİLAHLAR SAHADA TÜKENDİ

Analize göre, savaşta yoğun şekilde kullanılan sistemler arasında ABD savunma kapasitesinin temel unsurları yer aldı:

- Tomahawk seyir füzeleri - Patriot hava savunma füzeleri - THAAD sistemleri - SM-3 önleme füzeleri - SM-6 füzeleri

HER FIRLATMA MİLYONLARCA DOLAR

Raporda yer alan tahmini maliyetler dikkat çekti:

- Tomahawk: 2,6 milyon dolar - Patriot: 3,9 milyon dolar - SM-6: 5,3 milyon dolar - THAAD: 15,5 milyon dolar SM-3: 28,7 milyon dolar

CSIS’e göre birkaç hafta içinde gerçekleşen binlerce fırlatma, toplam maliyeti milyarlarca dolara taşıdı.

850’DEN FAZLA TOMAHAWK KULLANILDI

Raporda, ABD’nin çatışmalar sırasında 850’den fazla Tomahawk füzesi kullandığı belirtildi. Ayrıca binlerce Patriot füzesinin de ateşlendiği öne sürüldü.

Asıl riskin ise kullanılan füze sayısından çok, stokların yeniden doldurulma hızının yavaş olması olduğu vurgulandı. Bazı sistemlerde sipariş ile teslimat arasındaki sürenin 4 yıla kadar çıkabildiği kaydedildi.

DAHA UCUZ SİLAHLARA YÖNELİM

Analizde, Washington yönetiminin maliyetleri azaltmak için JDAM bombaları ve insansız hava aracı tabanlı sistemlere yöneldiği belirtildi.

Ancak bu alternatiflerin menzil, hassasiyet ve operasyonel esneklik açısından gelişmiş füze sistemlerinin yerini tam olarak dolduramadığı vurgulandı.

10:08

Tahran'da uluslararası uçuşlar yeniden başladı

ABD ve İsrail'in düzenlediği ortak saldırılar sonrası İran'da askıya alınan uluslararası uçuşlar bugün yeniden başladı.

İran televizyonu, İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı'ndan yaklaşık 2 ay sonraki ilk uluslararası uçuşların gerçekleştiğini bildirdi.

09:30

Sky News: Müzakerelerin önündeki 'en büyük engel'

İngiliz basınından Sky News, müzakerelerin önündeki en büyük engelin artık "nükleer meseleler" yerine "Hürmüz ablukası" olduğunu öne sürdü.

Haberde "ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka, Washington ve Tahran arasındaki barış görüşmelerinde 'en büyük engel' olmaya devam edecek. Hatta öyle ki nükleer meseleleri bile perde arkasına bırakmış gibi görünüyor" denildi.

09:00

İran ile ABD masaya oturacak mı?

İran’dan ABD ile Pakistan’da yapılacağı iddia edilen olası müzakerelere ilişkin resmi açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajda İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve beraberindeki heyetin Pakistanlı üst düzey yetkililerle görüşmek üzere ülkenin başkenti İslamabad’a vardığını duyurdu.

'PAKİSTANLI YETKİLİLERLE GÖRÜŞÜLECEK'

Ziyaretin amacına ilişkin bilgi veren Bekayi, "Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD’nin dayattığı saldırganca savaşın sona erdirilmesi ve bölgemizde barışın yeniden tesis edilmesi için, Pakistan'ın devam eden arabuluculuğu ve iyi niyetli çabaları çerçevesinde Pakistanlı üst düzey yetkililerle bir araya gelecektir. İran ve ABD arasında bir görüşme planlanmamıştır. Temaslar sırasında İran'ın gözlemleri Pakistan'a iletilecektir" ifadelerini kullandı.

08:30

İran: Füzelerimizin tamamını kullanmadık

İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telayi Nik, ABD-İsrail saldırıları sırasında ülkesinin füze gücünün önemli bir kısmının kullanılmadığını söyledi.

İran resmi ajansı IRNA'ya göre Telayi Nik, katıldığı bir televizyon programında ülkesinin askeri kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı savaşı kaybettiğini ve söz konusu ülkelerin İran’a dair ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştiremediğini savunan Telayi Nik, ülkesinin uzun yıllar boyunca füze konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Telayi Nik, "İran’da yerli imkanlarla farklı alanlarda 1000'den fazla silah üretiliyor. Savaş sırasında bazı yerler zarar görse de silah üretimi devam etti. Füze gücünün önemli bir kısmı kullanılmadı." ifadesini kullandı.

İranlı Sözcü, ayrıca ülkesinin savunma ve saldırı kapasitesinin yok olmadığını aksine daha da güçlendiğini öne sürdü.

08:00

Trump: İran'ın bir teklifi var

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin bir sonraki turuna ilişkin detaylar henüz belirsizliğini korurken taraflar arasındaki diplomatik gelişmelere ilişkin açıklamada bulundu.

Trump, İran'ın ABD'nin taleplerini karşılamaya yönelik bir teklif yapmayı planladığını öne sürdü. Trump, "Bir teklif yapıyorlar, göreceğiz" ifadelerini kullandı.

WITKOFF VE KUSHNER GİDİYOR

Bu gelişme, Beyaz Saray’ın Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in İranlı yetkililerle Pakistan’da yapılacak görüşmeler için İslamabad’a ziyaret gerçekleştireceğini açıklamasının ardından yaşandı.

07:30

"Hürmüz, zafermizin belgesidir"

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ülkesinin silahlı kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerine ilişkin, “Hürmüz Boğazı zaferimizin belgesidir.” dedi.

Azizi, X sosyal medya platformundaki hesabından Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamada bulundu.

“Hürmüz Boğazı zaferimizin belgesidir.” diyen Azizi, “Tengsiri ve Devrim Muhafızları Ordusu şehitlerinin kanıyla pazarlık yapmayız.” ifadesini kullandı.​​​​​​​

07:00

İran: Pakistan’da İran-ABD arasında bir görüşme planlanmamıştır

Pakistanlı üst düzey yetkililerle görüşmek üzere ülkenin başkenti İslamabad’a vardığını belirterek, "İran ve ABD arasında bir görüşme planlanmamıştır. Temaslar sırasında İran'ın gözlemleri Pakistan'a iletilecektir" açıklamasında bulundu.

İran’dan ABD ile Pakistan’da yapılacağı iddia edilen olası müzakerelere ilişkin resmi açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajda İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve beraberindeki heyetin Pakistanlı üst düzey yetkililerle görüşmek üzere ülkenin başkenti İslamabad’a vardığını duyurdu. Ziyaretin amacına ilişkin bilgi veren Bekayi, "Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin dayattığı saldırganca savaşın sona erdirilmesi ve bölgemizde barışın yeniden tesis edilmesi için, Pakistan'ın devam eden arabuluculuğu ve iyi niyetli çabaları çerçevesinde Pakistanlı üst düzey yetkililerle bir araya gelecektir. İran ve ABD arasında bir görüşme planlanmamıştır. Temaslar sırasında İran'ın gözlemleri Pakistan'a iletilecektir" ifadelerini kullandı.