
Orta Doğu'daki gerilim, ABD ile İran arasında tırmanırken Suudi Arabistan'dan gelen son diplomatik adım bölgesel dengeleri sarsacak nitelikte oldu. Londra merkezli Asharq Al-Awsat haber ajansının aktardığına göre Suudi Arabistan, hava sahası ve topraklarının İran'a karşı herhangi bir askeri operasyon için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Bu mesaj, Riyad'ın Washington'a yönelik çok net bir sınırlama koyduğunu ortaya koydu.
PEZEŞKİYAN İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTI
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, krallığın hiçbir tarafın hava sahasını veya kara topraklarını İran'a saldırı amacıyla kullanmasına müsaade etmeyeceğini vurguladı. Prens, egemenlik ilkesine bağlılıklarını ve bölgesel güvenlik ile istikrarın sağlanması için diyaloğu tercih ettiklerini ifade etti.
GERİLİM TIRMANIRKEN OLAY MESAJ
Bu açıklama, ABD'nin İran'a olası bir saldırı planı veya hava harekâtı ihtimali üzerine yükselen tansiyonun ortasında geldi. Wall Street Journal'ın haberine göre hem Suudi Arabistan hem de Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez müttefikleri, Washington'a doğrudan mesaj göndererek hava sahalarını böyle bir operasyon için açmayacaklarını bildirdi.
ABD'NİN SEÇENEKLERİNİ SINIRLAYACAK
Dış basında yer alan analizlere göre Riyad'ın bu çıkışı, ABD'nin bölgesel askeri seçeneklerini diplomatik ve lojistik anlamda sınırlıyor. Wall Street Journal bu durumu "Trump yönetiminin seçeneklerinin daralması" olarak değerlendirirken, Suudi ve BAE tavrının Washington'un askeri planlamasını zorlaştırdığına dikkat çekti.
Öte yandan Suudi savunma çevreleri içinde görüş ayrılıkları olduğu da yansıyor. Bazı yetkililer Washington'da yaptıkları görüşmelerde İran'a sert bir tepki verilmemesinin bölge için daha tehlikeli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Bu durum, Riyad'ın resmî söylemi ile bazı iç değerlendirmeler arasında stratejik bir denge arayışını gösteriyor. Bu adım, Orta Doğu'daki gerginliklerin sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik ve jeopolitik bir stratejik savaşa dönüştüğünü işaret ediyor. Riyad'ın tavrı, İran'la doğrudan bir çatışmanın önüne geçme gayreti olarak yorumlanırken, bölge aktörlerinin askeri müdahale seçeneklerine olası bir ağırlık verme niyeti konusunda soru işaretleri doğuruyor.