
ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş, küresel ekonomiyi tarihin en büyük enerji tedarik krizlerinden birinin içine sürükledi.
Bloomberg'in yayımladığı analizde, enerji krizinin "daha yeni başladığı" ve şok dalgasının kısa süre içinde Batı dünyasını vuracağı vurgulandı. Son bir hafta içinde 30'dan fazla petrol ve gaz sektöründen uzmanla görüşen Bloomberg, durumun ciddiyetinin hala anlaşılmadığını belirtti.
RAKAMLARA GÖRE DEVASA KAYIP
Blooomberg tarafından yapılan analize göre Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle günde 18,4 milyon varil petrol akışı durdu. Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'e yönlendirdiği alternatif boru hatları (3,6 milyon varil), ABD ve müttefiklerinin stok satışları (2 milyon varil), yaptırımlı petrolün yüzer depolardan piyasaya sürülmesi (1 milyon varil) ve BAE'nin hamleleri ile bu kaybın 7,3 milyon varili telafi edildi.
Ancak ortada hala günde yaklaşık 9 ila 11 milyon varillik devasa bir açık bulunuyor. Bloomberg, bu açığın İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya'nın toplam günlük petrol tüketiminden daha büyük olduğuna dikkat çekiyor.
ASYA'DA KITLIK BAŞLADI
Enerji krizinin ilk ve en ağır faturası Asya'ya kesildi. Analistlere göre, yüksek fiyatlar ve tedarik sorunları nedeniyle bölgedeki petrol talebi bu ay günde yaklaşık 2 milyon varil azaldı.
Pakistan, yakıt tasarrufu için taraftarlardan kriket maçlarını evden izlemelerini isterken; Tayland ve Avustralya'daki yüzlerce benzin istasyonunda yakıt kıtlığı yaşandı. Yeni Zelanda'ya bazı uçuşlar iptal edildi. Çin ve Güney Kore gibi büyük ülkeler ise kendi iç pazarlarını korumak amacıyla rafine ürün ihracatını kısıtlamaya başladı.
KARNE İLE AKARYAKIT DÖNEMİ
Bloomberg'in analizine göre, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla başlayan enerji krizi, Asya'dan sonra Avrupa ve Batı piyasalarına da yayılma sinyalleri veriyor. Şimdiden talepte düşüş gözlemlenirken, bazı Asya ülkeleri yakıt stokluyor ve kıtlığı karne uygulamalarıyla yönetmeye çalışıyor.
Petrol fiyatları, savaş öncesine göre yüzde 55 artışla varil başına 112 dolara yükseldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın kısa sürede çatışmayı sonlandıracağı beklentisi ve acil durum petrol stoklarının hızlı satışı fiyatları şimdilik dengelemeye çalışıyor. Ancak Amerikan Petrol Enstitüsü (API) CEO'su Mike Sommers, ABD'nin müdahale araçlarının hızla tükendiğini ve alınan önlemlerin yalnızca geçici olduğunu belirtti.
Petrolde boru hatlarıyla kısmi bypass imkânı bulunsa da, Sıvılaştırılmış Doğalgaz (LNG) tedarikinde alternatif rota bulunmuyor. Dünyanın en büyük LNG üreticisi QatarEnergy'nin bazı tesisleri saldırılardan zarar gördü ve onarım sürecinin 5 yıl sürebileceği belirtiliyor. Carlyle Group Strateji Yöneticisi Jeff Currie, günlük 5-10 milyon varillik talebin kaybolması durumunda 1970'lere benzer ciddi bir ekonomik etkinin oluşabileceğini ifade etti.
Boğaz kapalı kalmaya devam ederse, dünya petrol ve doğalgaz tüketimini önemli ölçüde azaltmak zorunda kalacak; ancak fiyatlar tüketicileri ve işletmeleri daha az uçmaya, araba kullanmaya ve harcama yapmaya zorlayacak seviyeye yükselmeden bu olmayacak. TotalEnergies CEO'su Patrick Pouyanne, kriz üç veya dört aydan fazla sürerse dünyanın sistemik bir sorunla karşılaşacağını ve Körfez'de kalan ham petrolün %20'si ile LNG kapasitesinin %20'sinin hiçbir sonuç doğurmadan kabul edilemeyeceğini vurguladı.