
Bazı vatandaşlar, emekli maaşlarının kesilip kesilmeyeceği konusunda zaman zaman endişe yaşayabiliyor. Geniş bir kesimi ilgilendiren bu riskle ilgili değerlendirmelerde bulunan İsa Karakaş, olası sorunlara karşı izlenebilecek yolları ve çözüm önerilerini paylaştı.
Türkiye Gazetesi'ndeki yazısında emekliliğin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile vatandaş arasında bir tür sözleşme niteliği taşıdığına dikkat çeken Karakaş, sigortalının prim ve yaş şartlarını tamamlaması halinde kuruma ömür boyu maaş ödeme yükümlülüğü doğduğunu ifade etti. Ancak bazı durumlarda sistemde hatalar yaşanabildiğini belirten Karakaş, gerekli şartlar tam olarak sağlanmadan bağlanan aylıkların sonradan "hatalı işlem" gerekçesiyle kesilebildiğine işaret etti.
Haksız ya da yanlış şekilde bağlanan maaşların akıbetine de değinen Karakaş, 2021 yılında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar sonrası SGK'nın uygulamalarında emekli lehine bazı düzenlemelere gittiğini hatırlattı. Emeklilik sürecinde mağduriyet yaşanmaması için dikkat edilmesi gereken hususları sıralayan Karakaş, vatandaşların haklarını bilerek hareket etmelerinin önemine vurgu yaptı.
BAĞLANAN MAAŞIN İPTALİ
Sigortalının emeklilik başvurusu sırasında 4/1-a, 4/1-b ya da 4/1-c statüsünde tüm şartları sağladığı kabul edilse de, maaş bağlandıktan sonra bu koşulların gerçekte oluşmadığının tespit edilmesi halinde SGK'nın devreye girdiğini belirten İsa Karakaş, bu gibi durumlarda uygulanacak süreci detaylandırdı.
Karakaş'a göre, şartları taşımadığı halde emekli aylığı aldığı belirlenen kişilerin maaşları vakit kaybetmeden kesiliyor.
Bu süreçte, daha önce yapılan ödemeler "yersiz ödeme" kapsamında değerlendirilerek faiziyle birlikte geri talep ediliyor. Özellikle kamu görevlileri açısından ise tablo daha karmaşık bir hal alıyor. 4/1-c kapsamındaki memurların emeklilik işlemleri iptal edilirken, mağduriyet yaşanmaması adına ilgili kişilerin yeniden eski görevlerine iade edilebildiği ifade ediliyor.
YENİDEN MAAŞ BAĞLANABİLİR Mİ?
Maaşı kesilen sigortalılar için sürecin tamamen sona ermediğine dikkat çeken İsa Karakaş, bazı durumlarda aylığın yeniden bağlanmasının mümkün olduğunu ifade etti. Buna göre, hata fark edilmeden önce sigortalının aslında emeklilik şartlarını tamamlamış olması halinde, yeni bir başvuruya gerek kalmadan maaş yeniden bağlanabiliyor.
Ancak denetim sırasında şartların hala eksik olduğunun ortaya çıkması durumunda, sigortalının bu eksiklikleri tamamlaması gerekiyor. Gerekli koşullar sağlandıktan sonra yeniden dilekçe verilmesi halinde ise emekli aylığı, başvuruyu takip eden ayın başından itibaren yeniden işlemeye başlıyor.
STATÜ HATALARI VE HİZMET BİRLEŞTİRME
Karakaş, bazı durumlarda sigortalının aslında tüm haklı koşulları taşımasına rağmen SGK'nın yanlış statü üzerinden işlem yapabildiğini belirtti. Özellikle Bağ-Kur (4/1-b) yerine SSK (4/1-a) üzerinden yanlışlıkla emekli aylığı bağlanması gibi hatalarda sürecin teknik bir düzeltme gerektirdiğini ifade etti.
Bu tür durumlarda SGK'nın önce hizmet ve sigortalılık statüsünü yeniden değerlendirdiğini aktaran Karakaş, "Eğer hizmetler zaten emeklilik tarihinden önce mevcutsa, sigortalının mağduriyetine mahal verilmez. Yanlış maaş iptal edilir ancak yeni bir dilekçe aranmaksızın, doğru statü üzerinden hak kazanılan tarihten itibaren maaş tekrar hesaplanır. Bu, devletin "itidal" ve "adalet" çizgisidir" dedi.
PRİM BORCU VARSA...
Emekli olunduktan sonra 'Senin eski bir prim borcun varmış' denilmesi durumunda da korkulmaması gerektiğini aktaran Karakaş, söz konusu borcun emeklilik hakkını tamamen ortadan kaldırmaması halinde yaşanabilecek süreci şöyle özetledi:
"Maaş durdurulmayabilir. Emeklilik hayatı sekteye uğratılmaz.
Sülüs (1/3) Kuralı: Borç, ödenen maaşın üçte biri oranında her ay kesilerek tahsil edilir. Bu usul, sigortalıyı "muhtaç" bırakmadan SGK'nın alacağını tahsil etme yöntemidir."
İsa Karakaş, emeklilik başvurusu öncesinde hizmet dökümünün dikkatle incelenmesi ve prim ile yaş şartlarının doğru şekilde kontrol edilmesinin, ileride doğabilecek ciddi mali yükümlülüklerin önüne geçebileceğini vurguladı.
Sosyal güvenlik sisteminde iyi niyet ilkesinin esas olduğuna dikkat çeken Karakaş, Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında SGK'nın, kendi hatasından ya da sehven yapılan işlemlerden kaynaklanan durumlarda vatandaşı doğrudan mağdur etmemeye yönelik bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Bu kapsamda, aylığın tamamen kesilmesi yerine, oluşan borcun emekli maaşı üzerinden taksitlendirilerek tahsil edilmesinin uygulamada öne çıkan bir yöntem haline geldiğini belirtti.