Tazminat alacaklar dikkat: Yargıtay'dan 11 yıllık işçi davasında kritik karar!

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi çalışanları ilgilendiren emsal bir karara imza attı. SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, konu ile ilgili detayları açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 25.04.2026 13:47
Haber Güncellenme Tarihi: 25.04.2026 13:47

Çalışanları yakından ilgilendiren önemli bir karara Yargıtay 10. Hukuk Dairesi imza attı. Yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine düşen bir işçinin yıllar süren hukuk mücadelesine ilişkin detaylar netleşti.

11 YIL ÖNCEKİ DAVANIN KARARI BELLİ OLDU

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, SGK eski başmüfettişi İsa Karakaş, olayın 11 yıl önce meydana geldiğini hatırlattı. Yaklaşık 4 metre yükseklikten düşen işçi ağır şekilde yaralanırken, yüzde 26 oranında malul kaldı ve ruhsal açıdan da zarar gördü. Bunun üzerine işçi, maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açtı.

MAHKEME TALEBİ REDDETMİŞTİ

İşveren tarafı, gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini savunarak kazanın işçinin dikkatsizliğinden kaynaklandığını öne sürdü. İlk derece mahkemesi ise Adli Tıp Kurumu raporunu esas alarak işçinin sürekli iş göremezlik oranını yüzde 0 olarak değerlendirdi ve maddi tazminat talebini reddetti. Mahkeme, yalnızca 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

YÜZDE 100 MALUL SAYILIR

Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararını bozdu ve, "Raporlu olduğu dönemde çalışamayan sigortalının yoksun kaldığı ücreti kadar zararı vardır. Bu zarar maddi zarar kapsamındadır" dedi.

Net hesaplamanın yapılması gerektiğini kaydeden Yargıtay, karşılanmamış zararın belirlenmesi gerektiğini açıkladı. Yargıtay, "İşçinin kalıcı maluliyeti olmasa bile raporlu olduğu süredeki ücret kaybı maddi zarardır" diyerek yerel mahkemenin ret kararını bozdu.

Karakaş ise çalışan ve işveren için ise bazı kritik öneme sahip detayları şu şekilde açıkladı:

"İş kazası sonrası kalıcı bir sakatlığınızın kalmaması, tazminat haklarınızın bittiği anlamına gelmez.

Tedavi süresince çalışamadığınız her günün bir maddi karşılığı vardır ve bu 'geçici iş göremezlik' zararı kapsamında talep edilebilir.

Hukuki süreçte sadece kalıcı rapor oranına değil, istirahatli geçen sürelerin oluşturduğu gelir kaybına da odaklanın.

İŞVERENLER İÇİN:

'İşçi iyileşti, işine döndü, sakatlığı da yok' diyerek hukuki riskin kapandığını düşünmek yanıltıcı olabilir.

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini tam olarak almak, sadece ölümlü veya ağır yaralanmalı kazalardan değil, her türlü yaralanmadan doğacak maddi yükümlülüklerden korunmanın tek yoludur.

Yargı, işçinin raporlu olduğu süredeki ekonomik kaybını "tam kusur" gibi değerlendirip koruma altına almaktadır..."