
Türkiye'nin en çok konuşulan faili meçhul dosyalarından biri olan Çağla Tuğaltay cinayeti, yıllar sonra yeniden gündemin merkezine taşındı. 2000 yılında henüz 15 yaşındayken evinde vahşice öldürülen Çağla Tuğaltay'ın dosyası, uzun süren sessizliğin ardından yeniden açılırken, soruşturma kapsamında dikkat çekici bir adım atıldı. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen bir kişinin mezarının açılmasına karar verildi.
Yaklaşık 26 yıldır çözülemeyen cinayet dosyasında yaşanan bu gelişme, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, soruşturmanın yeniden derinleştirilmesi ihtimalini de beraberinde getirdi.
Feth-i Kabir Kararı: Komşunun Mezarı Açılıyor
Soruşturma kapsamında en dikkat çekici adım, Çağla Tuğaltay'ın eski komşusu Lütfi Şerbetçi hakkında alındı. Yetkili makamların kararıyla Şerbetçi'nin mezarının açılmasına, yani feth-i kabir işleminin gerçekleştirilmesine hükmedildi.
Bu adımın, yıllar önce elde edilen ancak bir sonuca ulaştırılamayan delillerin yeniden değerlendirilmesi amacıyla atıldığı belirtiliyor. Uzman ekipler tarafından yapılacak incelemelerin, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu ifade ediliyor.
Okuldan Eve Döndükten Sonra Katledildi
Olay, 5 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Fulya'da meydana geldi. Okuldan döndükten sonra saat 16.40 sıralarında evine gelen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay, henüz okul kıyafetlerini bile değiştiremeden saldırıya uğradı.
İddialara göre genç kız, evine girdikten kısa süre sonra kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Olayın ardından evdeki düzenin bozulmamış olması ve cinayetin kısa sürede gerçekleşmesi, soruşturmanın en kritik detayları arasında yer aldı.
Delillerde Eşleşme Sağlanamaması Dosyayı Çözümsüz Bıraktı
Cinayetin ardından başlatılan soruşturmada olay yerinde dikkat çekici bazı bulgulara ulaşıldı. Mutfak bölümünde tespit edilen ve yabancı bir kişiye ait olduğu değerlendirilen üç parmak izi, soruşturmanın en önemli delilleri arasında yer aldı. Ancak yapılan tüm karşılaştırmalara rağmen bu izler herhangi bir şüpheliyle eşleştirilemedi.
Bunun yanı sıra Çağla Tuğaltay'ın tırnaklarında erkek DNA'sına ait örnekler tespit edildi. Cinayet mahallinde, apartman girişinde bulunan kan lekelerinden alınan örnekler de incelemeye alındı. Ancak tüm bu biyolojik bulgulara rağmen yıllar içinde herhangi bir somut eşleşme sağlanamadı.
26 Yıllık Dosyada Yeni Umut Arayışı
Aradan geçen uzun yıllara rağmen çözülemeyen Çağla Tuğaltay cinayeti, Türkiye'de faili meçhul dosyalar arasında en çok bilinen vakalardan biri olmayı sürdürüyor. Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte soruşturmanın farklı bir boyuta taşınabileceği değerlendiriliyor.
Feth-i kabir kararıyla birlikte yapılacak incelemelerin, geçmişte elde edilen ancak sonuçlandırılamayan delillerin yeniden analiz edilmesine olanak sağlayacağı belirtiliyor. Uzman ekiplerin çalışmaları sonucunda yeni bir bulguya ulaşılıp ulaşılmayacağı ise merakla bekleniyor.
Yıllardır cevapsız kalan soruların yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, soruşturmanın ilerleyen süreçte nasıl bir yön alacağı kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.