CHP’li Ataşehir Belediyesi’nin esnaf anlayışı deşifre oldu

Ataşehir Belediyesi’ndeki rüşvet operasyonunda dosyaya giren tape kaydı, bir esnafın hedef alındığını deşifre etti. Başkan Yardımcısı ve Zabıta Müdürü arasındaki görüşmede, tüm belgeleri tam olan bir işletme için "Ş**efsiz dört dörtlük, bir gram kaçağı yok" denilerek duyulan rahatsızlık kayıtlara geçti. Müdürün, "Açığı yok, ayakkabısı fazla olsa boğazına bineceğim" sözleri, belediyenin "açık bulup baskı kurma" anlayışını ortaya koyarken; esnafın neden hedef seçildiği tartışma yarattı.

Haber Giriş Tarihi: 19.04.2026 23:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.04.2026 23:30

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ataşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda soruşturma dosyasına yansıyan bir tape kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı ile Zabıta Müdürü arasında geçen telefon görüşmesi, belediye-esnaf ilişkilerine dair tartışma yaratacak ifadeleri gözler önüne serdi.

Tape kaydında, tüm ruhsatları eksiksiz olan bir işletme için “ş**efsiz böyle var ya dört dörtlük” denilmesi, “CHP’li belediye yöneticileri nasıl bir esnaf istiyor?” sorusunu gündeme getirirken; kurallara uyan esnafın dahi hedef alındığı yönünde yorumlara neden oldu.

“BİR GRAM KAÇAĞI YOK” DİYE RAHATSIZ OLDULAR

19 Ocak 2026 tarihli tape kaydına göre, Belediye Başkan Yardımcısı, Zabıta Müdürü'nden İçerenköy’de faaliyet gösteren bir firmayla özel olarak “ilgilenilmesini” istiyor. Bunun üzerine inceleme yapan Zabıta Müdürü’nün, firmayla ilgili şu ifadeleri kullandığı kayda yansıyor: “bir gram kaçağı yok, ruhsatı da depoyu mepoyu hep almışlar.”

Bu sözlerin ardından gelen “şerefsiz böyle var ya dört dörtlük” ifadesi, tartışmanın merkezine oturdu. Çünkü konuşmanın tamamında, mevzuata tamamen uygun bir işletmenin varlığı karşısında memnuniyet yerine şaşkınlık ve rahatsızlık yansıtan bir dil kullanıldığı dikkat çekti.

BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISINDAN ZABITA MÜDÜRÜNE “AÇIK YOKSA BULUN” BASKISI

Tape kaydında Zabıta Müdürü’nün, “Ayakkabısı fazla olsa boğazına binecem” ve “bir açığı yok, işgali yok, bir şeyi yok” sözleri de yer aldı. Bu ifadeler, denetim sürecinin olağan bir kontrolün ötesinde “mutlaka açık bulunması gereken” bir anlayışla yürütüldüğü iddialarını beraberinde getirdi.

Konuşmada yalnızca denetim değil, belediye kayıtlarının nasıl kullanıldığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiren ifadeler yer aldı. Tape kaydında Zabıta Müdürü’nün, “Telefonunu ruhsattan bulduk... bir görüşeceğiz bakalım” dediği duyuluyor. Tüm evrakları eksiksiz olan bir işletme için ayrıca “görüşme” planlanması, soruşturma dosyasındaki rüşvet ve baskı iddialarıyla birlikte değerlendiriliyor.

TARTIŞMA BÜYÜYOR: “DÖRT DÖRTLÜK ESNAF” NEDEN CHP'Lİ ATAŞEHİR BELEDİYESİ'NİN HEDEFİNDE?

Dosyadaki değerlendirmede de, konuşmanın bir işletmenin “açığının olup olmadığını araştırmaya” yönelik olduğu açıkça belirtiliyor. Ancak tape içeriğinde açık bulunamamasının ardından kullanılan dil, kamuoyunda şu soruyu gündeme taşıdı: Kurallara uyan, ruhsatını eksiksiz alan esnaf neden sorun olarak görülüyor?

Bu kayıt, Ataşehir’de belediye uygulamalarına ilişkin “esnafın açığını arayıp baskı kurma” iddialarını güçlendirdi. Tartışmaların odağında ise belediye yönetimi ve zabıta birimlerinin denetim anlayışı yer alıyor.