Ege’de sular yeniden ısınıyor!

Yunanistan’ın Lozan ve Paris antlaşmalarına rağmen Ege’de bazı adaları silahlandırdığı yönündeki tartışmalar yeniden gündemde. Kerpe Adası’na konuşlandırılan Patriot hava savunma sisteminin Ankara’nın sert tepkisi sonrası geri çekilmesi dikkat çekerken, Ege’de “gri bölgeler” ve "askeri yığınak" gerilimi yeniden tırmanıyor.

Haber Giriş Tarihi: 20.05.2026 11:36
Haber Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 11:36

Türkiye ile Yunanistan arasında son yıllarda zaman zaman düşen tansiyon, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki yeni askeri hamlelerle yeniden yükselişe geçti. Atina yönetiminin özellikle askerden arındırılmış statüde bulunması gereken bazı Ege adalarında askeri varlığını artırması, Ankara’nın sert tepkisine neden olurken, son olarak Kerpe (Karpathos) Adası’na Patriot hava savunma sistemi konuşlandırılması iki ülke arasındaki “silahlandırılmış adalar” tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Atina yönetimi Patriotları çekme kararı alırken Yunan basınına yansıyan bilgilere göre bu kez de adaya Mirage 2000 jetleri jetleri konuşlandırılacak.

TEHLİKELİ BİR ADIM

Ekathimerini gazetesinin İngilizce edisyonunda yer alan haberlerde, Atina’nın Türkiye’nin bölgedeki planlarından “temkinli” olduğu ve savunma kapasitesini artırmaya yönelik yeni adımlar attığı belirtildi. Yunanistan, stratejik konumuyla dikkat çeken Kerpe Adası’na Patriot hava savunma sistemi sevk etmişti. Yunan kaynakları bu konuşlandırmanın İran kaynaklı olası tehditler ve bölgesel güvenlik riskleri nedeniyle yapıldığını savunsa da, Ankara gelişmeyi doğrudan Ege’deki askeri dengeyi etkileyen bir adım olarak değerlendirmişti.

SEVKİYAT DEVAM EDİYOR

Türkiye uzun yıllardır Lozan Barış Antlaşması ve Paris Antlaşması kapsamında askerden arındırılmış olması gereken bazı Ege adalarının silahlandırıldığını belirtiyor. Ankara, Yunanistan’ın özellikle Doğu Ege adalarında sürdürdüğü askeri tahkimat faaliyetlerinin uluslararası hukuka açık şekilde aykırı olduğunu vurguluyor. Türkiye, Atina yönetiminin yıllardır adalara zırhlı araçlar, ağır silahlar, radar sistemleri ve hava savunma unsurları sevk ettiğini belirterek bunun yalnızca savunma amaçlı rutin faaliyet olarak gösterilemeyeceğini ifade ediyor.

İŞTE O ADALAR

Türkiye’nin itiraz ettiği adalar arasında Lozan Antlaşması kapsamındaki Midilli, Sakız, Sisam, İkarya ve Limni gibi Doğu Ege adalarının yanı sıra Paris Antlaşması ile Yunanistan’a devredilen ancak silahsız statü şartı bulunan On İki Ada’daki Rodos, İstanköy ve Kerpe de bulunuyor. Özellikle son yıllarda bu adalarda askeri üslerin genişletildiği, yeni radar sistemleri kurulduğu ve Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin yoğun askeri faaliyet yürüttüğü yönündeki görüntüler ve raporlar Ankara’nın diplomatik girişimlerini artırmasına neden oldu.

KERPE'NİN ÖNEMİ NE?

Kerpe Adası’na konuşlandırılan Patriot sistemi ise Türkiye açısından ayrı bir önem taşıyor. Coğrafi konumu nedeniyle Doğu Akdeniz ile Ege arasındaki geçiş hattında bulunan ada, hem hava kontrolü hem de deniz trafiği açısından stratejik kabul ediliyor. Türk güvenlik kaynaklarına göre Patriot sistemi yalnızca savunma amaçlı değil; bölgedeki askeri dengeyi değiştirebilecek kapasiteye sahip. Ankara, NATO sistemleriyle entegre çalışan bu tür konuşlandırmaların Türkiye’nin hava hareketliliğini izleme ve baskılama amacı taşıyabileceği görüşünde.

'MEŞRU MÜDAFAA' GEREKÇESİ

Yunanistan ise Türkiye’nin itirazlarını reddediyor. Atina yönetimi, adaların silahlandırılmasının “meşru müdafaa hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Yunan yetkililer, Türkiye’nin Ege kıyılarındaki askeri birliklerini ve çıkarma kapasitesini gerekçe göstererek adalarda savunma hazırlığı yapmanın doğal olduğunu ileri sürüyor. Yunan basınında çıkan yorumlarda da Türkiye’nin son yıllarda “revizyonist” bir politika izlediği iddia edilerek Atina’nın güvenlik endişelerinin arttığı öne sürülüyor.

GRİ BÖLGELER GÜNDEMİ

Ancak Ankara’ya göre mesele yalnızca güvenlik kaygısıyla açıklanamayacak kadar büyük bir boyuta ulaşmış durumda. Türk diplomatik kaynakları, Yunanistan’ın bazı adalarda fiili durum oluşturmaya çalıştığını ve bunun zamanla egemenlik tartışmalarını Türkiye aleyhine çevirmeyi hedeflediğini vurguluyor. Özellikle “gri bölgeler” meselesi bu noktada yeniden önem kazanıyor. Ankara, Ege’de aidiyeti antlaşmalarla açık şekilde belirlenmemiş çok sayıda coğrafi unsur bulunduğunu vurgularken, Kardak kriziyle dünya gündemine taşınan “gri bölgeler” tartışması, son dönemde artan askeri hareketlilik nedeniyle yeniden gündemde.

ABD-FRANSA BÖLGEDE

Yunanistan’ın son dönemde Fransa ve ABD ile geliştirdiği savunma iş birlikleri de Ege’deki askeri dengeyi etkiliyor. Atina yönetimi son yıllarda Rafale savaş uçakları, Belharra sınıfı firkateynler ve yeni savunma sistemleriyle askeri kapasitesini artırırken, bazı üslerin ABD güçlerine açılması Türkiye tarafından dikkatle izleniyor. Özellikle Dedeağaç’taki Amerikan askeri varlığının genişlemesi Ankara’da “çevreleme stratejisi” tartışmalarını beraberinde getiriyor.