
Uganda'da uzun süre tek bir topluluk gibi yaşayan yüzlerce şempanze, zamanla iki rakip gruba ayrıldı; bu ayrılık şimdi yetişkin erkeklerin ve yavruların öldürüldüğü ölümcül bir çatışma sürecine dönüştü. Şempanzeler arasında çıkan ölümcül çatışmalar, doğada kaynak rekabetinin ne kadar sert sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yıllardır gözlem altında tutulan toplulukta başlayan ayrışmanın, kısa sürede şiddetli grup çatışmalarına dönüştüğü bildirildi.
ŞEMPANZELER İKİYE AYRILDI, SAVAŞ BAŞLADI
Science dergisinde yayımlanan çalışmada, bu ayrışmanın şempanzelerin sosyal yapısında ciddi bir kırılmaya yol açtığı ve bazı araştırmacılar tarafından "insanlık durumuna en yakın gözlemlenen örneklerden biri" olarak değerlendirildiği belirtildi.
7 YETİŞKİN 17 YAVRU ÖLDÜ
1995-2015 yılları arasında görece birleşik bir yapı sergileyen Ngogo şempanzelerinin zamanla iki gruba ayrıldığı tespit edildi. "Batı" ve "Merkez" olarak adlandırılan bu iki grup arasındaki gerilimin, 2018 yılına gelindiğinde kalıcı bir ayrılığa dönüştüğü kaydedildi. Çalışmaya göre Batı grubu, yaklaşık yedi yıl içinde Merkez gruba karşı 24 planlı saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar sonucunda en az 7 yetişkin erkek ve 17 yavru şempanzenin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Bilim insanları, benzer bir toplumsal şiddet modelinin 1970'lerde Jane Goodall tarafından Gombe Stream National Park'ta da gözlemlendiğini, ancak dönemin bilimsel imkânlarının sınırlı olması nedeniyle bu durumun uzun süre "iç savaş" olarak net biçimde tanımlanamadığını ifade ediyor.
BURSA'DA LEYLEK VE KARTAL SAVAŞI
Benzer bir "doğa çatışması" örneği ise 1934 yılında Bursa semalarında leylekler ve kartallar arasında yaşandı.
1934 yılının Haziran ayında Bursa başta olmak üzere Balıkesir, Manisa ve Aydın çevresinde kartallar ile leylekler arasında günlerce sürdüğü aktarılan bir çatışma yaşandığı dönemin kayıtlarına ve basın haberlerine yansıdı. Anlatımlara göre bu sıra dışı karşılaşma, iki tür arasında "ölümcül bir mücadele" olarak tasvir edilirken, her iki tarafın da ağır kayıplar verdiği ifade edildi. Olayın sonunda ise üstünlüğü leyleklerin sağladığı öne sürüldü.
The Times gibi dönemin bazı uluslararası yayın organlarında da yer bulan bu iddialar, yıllar içinde farklı yorumlara konu oldu.
SALDIRI İLE BAŞLADI
Dönemin haberlerine göre olay, Uludağ eteklerinden inen birkaç kartalın leylek yuvalarına saldırmasıyla başladı. Bursa'nın Orhangazi ilçesi yakınlarında gerçekleştiği aktarılan ilk baskında, kartalların bir leylek yuvasını hedef aldığı; anne ve baba leyleğin öldürüldüğü, yavruların ise götürüldüğü iddia edildi. Birkaç gün sonra aynı bölgede yeni saldırı girişimleri yaşandığı, ancak leyleklerin bu kez yavrularını gizleyerek saldırılardan kurtulduğu anlatıldı.
Zamanla hem kartalların hem de leyleklerin Aydın bölgesinde yoğunlaştığı, özellikle Aydın çevresinde iki türün büyük gruplar hâlinde bir araya geldiği öne sürüldü. Bölge halkının dikkatini çeken bu yoğunlaşma süreci, dönemin gazetelerinde de "büyük bir çatışmanın habercisi" olarak yorumlandı.
GÖKYÜZÜNDE KARŞI KARŞIYA GELDİLER
Leylek yuvalarına yapılan baskınlar sonrası nasıl örgütlenip haberleştikleri anlaşılamayan yüzlerce leylek Aydın bölgesine akın etti, aynı şekilde kartallar da bu bölgede toplanmaya başladı. Ağustos ayında Menderes Deltası çevresinde kartallar ile leyleklerin gökyüzünde karşı karşıya geldi ve günler süren bir mücadele yaşandı. Anlatımlarda kartalların güçlü pençeleri, leyleklerin ise sayıca üstünlük ve organizasyon avantajı ile öne çıktığı ifade edilirken, bölge halkının olayı "gökyüzünde savaş" gibi izlediği aktarıldı. Hatta bazı yerel rivayetlerde, yaralı leyleklerin insanlar tarafından tedavi edilip tekrar doğaya salındığı da anlatıldı.
Bu olay o kadar büyüdü ki dönemin yetkililerine müdahale çağrıları yapıldı, Kızılay ve hatta askerî yetkililerin sürece dahil edilmesi istendi. Ancak herhangi bir resmî müdahale gerçekleşmedi.
En sonunda yüzlerce kartalın ve leyleğin hayatına mal olan bu savaş sona erdi. Kazanan sayıca üstün olan ve insanların desteklediği leylekler oldu.
New York Times ve çok sayıda uluslararası yayın organı bu savaşı yakından takip etmek için muhabirler gönderdi ve haberleştirdi. Savaş sonrası bölgenin hakimiyeti leyleklerin eline geçti ve uzun yıllar kartallar bir daha bu bölgede gözükmedi. Hava Harp Okulu'nda ise leyleklerin ve kartalların savaşı ders olarak işletildi.
Günümüz doğa bilimcileri ise bu tür anlatıları genellikle ekolojik koşullar çerçevesinde değerlendiriyor. Özellikle kuraklık, göç rotaları ve besin kıtlığının aynı bölgede yoğunlaşmasının, farklı kuş türleri arasında sert rekabetlere yol açabileceği belirtiliyor.