
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Haberleşme Sektörü Paydaşları İftar Programı'nda konuştu. Haberleşme ve bilişim sektörünün günün en stratejik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, bilgi teknolojilerinin, yapay zekanın, siber güvenliğin ve yüksek hızlı bağlantının ülkelerin ekonomik kalkınmasında, rekabet gücünde ve milli güvenliğinde hayati rol oynadığını kaydetti.
5G'DE İLK SİNYAL 1 NİSAN'DA
Uraloğlu, Türkiye olarak, son çeyrek asırda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde eşsiz altyapı hamleleriyle dijital dönüşümün küresel öncüsü olma yolunda kararlı adımlar attıklarını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Ama bu başarılı adımlarımızdan bahsetmeden önce ülkemizin mobil iletişim tarihindeki köklü serüvenine ve geçtiğimiz günlerde geride bıraktığımız önemli bir dönüm noktasına kısaca değinmek, hatırlatmak isterim. Zira, 32 yıllık bir serüvenden bahsediyoruz. Bildiğiniz üzere 23 Şubat 1994'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla başlayan bu yolculuk, analog araç telefonlarından dijital GSM çağının kapılarını açmıştı. 1991'de 1G ile ilk adımlar atılmış, 1994'te 2G ile sesli görüşme, veri iletimi ve SMS mümkün kılınmış, 2009'da 3G ile veri ön plana çıkmış, 1 Nisan 2016'da 4,5G ile hızlar 10 kat artmıştı. Bugün ise, 32 yılın ardından, saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5g teknolojisine sayılı günler kalmasının gururunu ve sevincini yaşıyoruz. İnşallah 1 Nisan 2026'da ilk sinyali alacak ve milletçe bu yüksek hızı tecrübe edeceğiz. Hiç şüphesiz bu tarihi geçiş, sadece teknolojik bir sıçrama değil; iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü bir dönüşümün habercisidir."
"GENİŞBANT ABONE SAYIMIZI 106 MİLYONUN ÜSTÜNE, MOBİL ABONE SAYIMIZI İSE YAKLAŞIK 102 MİLYONA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ"
Türkiye'nin, son yıllarda bilgi teknolojileri alanında önemli atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerinin kararlı vizyonu, sizlerin emekleri, özverisi ve iş birliği sayesinde Türkiye, dijital dönüşüm sürecinde önemli bir ivme yakaladı." diye konuştu.
2002 yılında genişbant internet abonesi olmadığını belirten Bakan Uraloğlu, fiber optik kablo uzunluğunun ise 81 bin kilometre olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, "Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise yaklaşık 100 milyona varmış durumda. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz; bu rakamlarla Avrupa'da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar; fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımızı 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz." açıklamasında bulundu.
TÜRKİYE'DE SOSYAL MEDYADA GEÇİRİLEN SÜRE YAKLAŞIK 3 SAAT
Diğer bir çarpıcı istatistiğin de internette geçirilen süre olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bakın, dünyada 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının her gün interneti kullanarak geçirdiği zaman yaklaşık 6,5 saat, Türkiye'de ise yaklaşık 7 saat. Sosyal medya platformlarında günlük vakit geçirme süresi ortalaması ülkemizde yaklaşık 3 saati buluyor." diye konuştu.
Uraloğlu, bu sürelerin boş bırakılamayacak kadar kritik bir alanı işaret ettiğine dikkati çekerek "Bu noktada; anne ve babalar, öğretmenler ve eğitim kurumları, politika yapıcılar, medya ya da sivil toplum kuruluşları... Kim olursa olsun, yalan ile gerçeğin iç içe geçtiği bu sanal dünyada; interneti ve sosyal medya platformlarını bilinçli bir şekilde kullanmak ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek zorundadır." ifadelerini kullandı.
"15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLAR SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE HESAP AÇAMAYACAK"
Ramazan ayının maneviyatının iliklere kadar hissedildiği bu günlerde çocukları dijital dünyada da yalnız bırakmamak adına çağrıda bulunan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Bu mübarek Ramazan-ı Şerif'te, oruçla nefislerimizi terbiye ederken, gönüllerimizi Allah'ın rızasına açarken; evlatlarımızın masum ruhlarını da aynı hassasiyetle korumak boynumuzun borcudur. Zira Ramazan, sadece bedenen aç kalmak değil; kalben ve aklen de temizlenmektir. Ekranların cazibesi karşısında onların küçük kalplerini yapay zekânın ürettiği sahte gerçekliklere, yalan dolan içeriklere teslim etmemeliyiz. Yapay zekâ gibi bir teknolojiyle çok daha gerçekçi hazırlanabilen içerikler karşısında bilinçli seçimler yapmayı öğretelim. Bu noktada zaten Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızla birlikte koordineli olarak çalıştığımız çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde de sona gelindi. İlerleyen günlerde kanun teklifi TBMM'ye sunulacak. Teklifle, 15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilecek. Bu konuda kimlik doğrulama uygulamaları da hayata geçecek. Biz de bu hususta internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını arttıracağız ve denetimleri daha da sıklaştıracağız. Evlatlarımızı korumaktan kimse bizi alıkoyamayacaktır. Yaptığımız kamuoyu araştırmasında da toplumun bu konuda yapılması gereken düzenlemelere desteğinin yüzde 90'lara eriştiğini de sizlerle paylaşmak isterim."