"Türkiye'de Somut Olmayan Kültürel Mirasın 20. Yılı Paneli" düzenlendi

Türk Dünyası Vakfı tarafından düzenlenen panelde, Türkiye'nin somut olmayan kültürel miras alanında son 20 yıldaki çalışmaları ve gelecekteki hedefleri ele alındı. Paneldeki konuşmalarda, kültürel mirasın korunmasına yönelik yapılan uluslararası iş birlikleri ve farkındalık faaliyetleri vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi: 27.03.2026 21:07
Haber Güncellenme Tarihi: 27.03.2026 21:07

Türk Dünyası Vakfı ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğinde "Türkiye'de Somut Olmayan Kültürel Mirasın 20. Yılı Paneli" düzenlendi.

Türk Dünyası Vakfı Hekimbaşı Av Köşkü'nde gerçekleştirilen panelin yönetimini Türk Dünyası Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nabi Avcı üstlendi.

Panelde, Türkiye'nin somut olmayan kültürel miras alanında son 20 yılda yürüttüğü çalışmalar, gelecek dönem hedefleri, somut olmayan kültürel mirasın çeşitliliği ve zenginliğine yönelik farkındalık faaliyetleri ile uluslararası iş birlikleri ele alındı.

Açılışta konuşan Avcı, düzenlenen toplantının önemine dair, "Türkiye, özellikle son 20 yıldır somut olmayan kültürel miras alanında önemli çalışmalara imza attı. Böylesi önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptığımız için son derece mutluyuz." dedi.

"Türkiye, 2006'ya kadar sadece 22 somut olmayan kültürel mirası envantere kaydettirebilmişti"

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz da 2. Dünya Savaşı sonrası kültürel mirasın korunmasına yönelik hassasiyetin arttığını belirterek UNESCO'nun 1954'te başlattığı sözleşmeler sürecinin zamanla geliştiğini ve özellikle somut olmayan kültürel mirasın da bu kapsamda önem kazandığını ifade etti.

Türkiye'nin somut olmayan kültürel miras alanıyla ilgili gerekli özeni uzun yıllar gösteremediğini söyleyen Oğuz, "Türkiye ne yazık ki bu alanın peşinden aşkla gitmemiştir. Bu noktadaki ilgi eksikliğimiz, alanda gösteremediğimiz faaliyetlerin temel sebebidir. Zira o dönemler Türkiye'nin içinde bulunduğu bir karmaşa ortamı söz konusuydu. Nihayet Türkiye 2006'da UNESCO'nun 2003'te hazırladığı sözleşmeyi imzaladı ve Türkiye kültürel mirasın korunması sürecinin içinde yer almaya gerçekçi bir şekilde böylece başlamış oldu." diye konuştu.

Oğuz, Türkiye'nin son 20 yılda somut ve soyut olmayan kültürel unsurların korunması adına önemli çalışmalar yürüttüğüne dikkati çekerek şu bilgileri verdi:

"Türkiye, 2006'ya kadar sadece 22 somut olmayan kültürel mirası envantere kaydettirebilmişti. Bugün ise bu alanda ikinci sırada yer alıyoruz. Şüphesiz bu devletin çeşitli kademelerinde yer alan aktörlerin uyumlu bir şekilde çalışması ve ortaya çıkan sinerjiyle mümkün olmuştur. Bu süreçte Türk devletlerinden Latin Amerika'ya, Uzak Doğu'dan Afrika'ya kadar farklı bölgelerle birlikte toplantılar düzenledik. Böylece Türkiye'nin alana yönelik algısını ve hassasiyetini hem oluşturmaya ve hem de geliştirmeye çalıştık. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye alanda neye talip olur, hangi sözü söylerse UNESCO tarafından reddedilmediğimizi belirtmem gerekiyor."

"Kültürel miras alanına 'yaşatarak koruma' perspektifini yerleştirmeye çalıştık"

Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi ise Türkiye'de 2006 öncesinde kültürel mirasa yaklaşımın sorunlu olduğunu belirterek modernleşme sürecinde kültürel değerlerin çoğu zaman yalnızca "folklorik bir unsur" olarak görüldüğünü ifade etti.

Terzi, söz konusu durumun 2006'dan itibaren değişmeye başladığına işaret ederek, "2006 yılındaki sözleşmenin ruhunu uygun olarak, kültürel miras alanına 'yaşatarak koruma' perspektifini yerleştirmeye çalıştık. Geçtiğimiz 20 yılda ilgili perspektifle birlikte çeşitli faaliyetlerde bulunduk ve önemli çalışmalara imza attık. Dolayısıyla geçtiğimiz senelerde hem zihniyet de pratik düzeyde önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır." dedi.

Somut olmayan kültürel mirasın korunmasının geleneksel bilgi ve becerileri içerdiği için daha zor olduğunu söyleyen Terzi, Türkiye'nin bu alanda önemli ilerleme kaydettiğini vurguladı.

Etkinlik UNESCO Türkiye Milli Komisyonu İhtisas Komitesi üyelerinin katkıları, soru- cevaplar ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.