
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi, gece saatlerinden itibaren art arda meydana gelen depremlerle hareketli bir gece yaşadı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre bölgede toplam 62 ayrı sarsıntı kaydedildi. En küçük depremin 0,8 büyüklüğünde olduğu belirtilirken, en şiddetli sarsıntının ise 3,9 seviyesine ulaştığı açıklandı.
Kısa aralıklarla gerçekleşen sarsıntılar nedeniyle bölgede tedirginlik oluşurken, şu ana kadar herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadığı bildirildi. Ancak peş peşe gelen depremler, Kayseri'nin deprem riski ve zemin yapısına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
UZMAN UYARISI YENİDEN GÜNDEMDE
Bölgede yaşanan hareketliliğin ardından gözler bir kez daha deprem uzmanlarının daha önce yaptığı açıklamalara çevrildi.
Türkiye Gazetesi'nin derlediği habere göre deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür'ün yaklaşık bir yıl önce Kayseri için yaptığı uyarılar, yaşanan son sarsıntılarla birlikte yeniden gündeme geldi.
Görür, bölgedeki fay hatlarının aktif olduğuna dikkat çekerek Kayseri'nin ciddi bir deprem riski taşıdığına işaret etmişti. Özellikle Ecemiş fay sistemi üzerinde bulunan kent için yapılan değerlendirmeler, bilim çevrelerinde de uzun süredir tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.
"FAYIN KUCAĞINDA OTURUYOR" UYARISI
Prof. Dr. Naci Görür'ün daha önce yaptığı açıklamalarda Kayseri'nin zemin yapısına ilişkin kullandığı ifadeler dikkat çekmişti. Görür, kentin doğrudan aktif fay zonu üzerinde bulunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulunmuştu:
"Kayseri o fayın tam kucağında oturuyor. Olabilecek en çürük zeminde oturuyor. Öyle yakınında veya biraz uzakta değil, kucağında oturuyor. Bu fay eninde sonunda bir deprem üretecek. Boyu, posu ve özelliği itibarıyla 7'nin üzerinde bir deprem üretir. Zaman olarak hiçbir şey demiyorum."
62 SARSINTI SONRASI GÖZLER BÖLGEDE
AFAD tarafından paylaşılan son verilere göre Pınarbaşı çevresinde akşam saatlerinden itibaren başlayan sismik hareketlilik gece boyunca sürdü. Toplam 62 deprem kaydedilirken, sarsıntıların büyüklüklerinin düşük seviyelerde olması olası bir büyük risk ihtimaline dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.