
İlk çalışmalar, bu küçük kırmızı noktaların evrenin erken dönemlerinde gözlemlenen, son derece yoğun ve uzak galaksiler olduğunu öne sürüyordu.
Yeni yapılan analizler, bunların aslında gaz bulutlarıyla sarmalanmış genç süper kütleli kara delikler olduğunu gösteriyor.
Işığın Sırrı
Bilim insanları, Webb'in gelişmiş cihazlarıyla bu galaksilerin ışığının farklı renklerdeki dağılımını inceledi. Işığın, yoğun ve iyonize bir gaz içinde dağıldığına dair kanıtlar buldular. Bu süreç, ancak aktif olarak madde yutan bir kara deliğin çok yakınında gerçekleşebilir.
Gaz, kara deliğe doğru çekilirken ısınır ve etrafındaki gaz örtüsünün içinden parlar; bu da Webb teleskobunun tespit ettiği o meşhur kırmızı parıltıyı oluşturur.
Bu kara delikler yoğun bir materyalin içine gizlendikleri için çok az X-ışını veya radyo dalgası yayarlar. Bu durum, neden sadece Webb teleskobuyla gözlemlenebildiklerini açıklıyor.
Evrenin Erken Dönemindeki "Küçük" Devler
Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu kara deliklerin kütleleri Güneş'in kütlesinin 100.000 ile 10 milyon katı arasında. Her ne kadar devasa olsalar da, daha önce tahmin edilenden çok daha küçükler ve evrenin bu kadar erken dönemlerinde bilinen en düşük kütleli kara delikler olarak kayda geçtiler.