
Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarında yaşanan yükseliş, "Süper El Nino" olasılığını yeniden küresel gündemin üst sıralarına taşıdı. Meteoroloji kuruluşları, özellikle yılın ikinci yarısından itibaren bu iklim olayının etkisini artırabileceğine dikkat çekiyor. Atmosfer ve okyanus sistemlerindeki değişim, 2026'ya doğru ilerlerken daha güçlü bir El Nino senaryosunu gündeme getiriyor.
WMO ve üniversite verileri yüksek ihtimale işaret ediyor
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yapılan değerlendirmelere göre El Nino hava olayının Haziran-Ağustos 2026 döneminde görülme ihtimali yaklaşık yüzde 80 seviyesinde. Bu etkinin en az kasım ayına kadar sürme olasılığı ise yüzde 90'a yakın veya üzerinde hesaplanıyor.
Columbia Üniversitesi'nin güncel analizleri de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Kuruma göre Mayıs-Temmuz döneminde El Nino koşullarının oluşma olasılığı yüzde 98 gibi oldukça yüksek bir seviyeye ulaşmış durumda. Bu veriler, küresel sıcaklık rekorlarının yeniden gündeme gelebileceği bir döneme işaret ediyor.
Küresel sıcaklıklar ve aşırı hava olayları riski
Bilimsel tahminlere göre El Nino etkisiyle küresel sıcaklıkların sanayi öncesi döneme kıyasla 2 derece ve üzerine çıkması halinde, dünya genelinde aşırı hava olaylarının artması bekleniyor. Sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar ve sel gibi ekstrem olayların daha sık görülme ihtimali bu süreçte öne çıkıyor.
Son güçlü El Nino dönemi 2023-2024 yıllarında etkili olmuş, 2024 yılı en sıcak yıl olarak kayıtlara geçerken 2023 de en sıcak ikinci yıl olarak kaydedilmişti.
El Nino nasıl oluşuyor? Uzman isimden değerlendirme
İklim bilimci Prof. Dr. Yurdanur Ünal, El Nino'nun tropikal Pasifik Okyanusu'nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal değerlerin üzerine çıkmasıyla oluşan doğal bir iklim olayı olduğunu belirtiyor.
Ünal'a göre normal koşullarda ekvatoral bölgede etkili olan alizeler, sıcak yüzey sularını Batı Pasifik'e taşırken; El Nino döneminde bu rüzgârların zayıflamasıyla birlikte sıcak sular doğuya doğru yayılıyor. Bu durum Pasifik üzerindeki sıcaklık dengesini bozarak atmosfer sistemini de doğrudan etkiliyor.
"Sadece okyanusu değil, atmosferi de değiştiriyor"
Prof. Dr. Yurdanur Ünal, El Nino'nun etkisinin yalnızca deniz yüzeyi sıcaklıklarıyla sınırlı kalmadığını vurguluyor. Ünal, bu sürecin küresel atmosfer dolaşımını değiştirerek dünyanın farklı bölgelerinde aynı anda farklı aşırı hava olaylarını tetikleyebildiğini ifade ediyor.
El Nino'nun genellikle nisan-haziran döneminde gelişmeye başladığını belirten Ünal, etkilerin ekim-şubat döneminde en güçlü seviyelere ulaştığını ve bu döngünün 2 ila 7 yıl arasında tekrar ettiğini aktarıyor.
"Süper El Nino" tanımı ve geçmiş örnekler
Deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin 2 derece ve üzerine çıktığı dönemler "çok kuvvetli El Nino" ya da "Süper El Nino" olarak tanımlanıyor. 1982-1983, 1997-1998 ve 2015-2016 dönemleri bu kategoriye giren en güçlü örnekler arasında gösteriliyor.
Prof. Dr. Ünal, sera gazı kaynaklı küresel ısınmanın etkisiyle dünya sıcaklıklarının her yıl arttığını, güçlü bir El Nino'nun bu sürece eklendiğinde atmosferin adeta "daha da hızlanan bir sisteme" dönüştüğünü ifade ediyor.