SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa'da fetih coşkusu: 700 yıllık miras yeniden hatırlandı

Yıldırım Belediyesi, Bursa'nın fethinin 700. yıldönümü kapsamında 'Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu' düzenledi.

Haber Giriş Tarihi: 27.03.2026 11:25
Haber Güncellenme Tarihi: 27.03.2026 11:28
Kaynak: Bursada Bugün
Bursa'da fetih coşkusu: 700 yıllık miras yeniden hatırlandı

Bursa'nın fethinin 700. yıldönümü etkinlikleri kapsamında Yıldırım Belediyesi, Türk Tarih Kurumu ve Uludağ Üniversitesi, anlamlı bir programa imza attı. 700. yıl, Barış Manço Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Osmanlı'nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu', kent tarihine ışık tutarak kutlandı. Bugün başlayan sempozyum, yarın da Barış Manço Kültür Merkezi'nde sürecek.

Açılış konuşmasını Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz gerçekleştirdi. Yılmaz, "Şehirler medeniyetin özü, özetidir. Kimi şehirler yolların kesiştiği noktalarda, kimileri bir deniz kıyısında, kimileri bir dağın eteğinde kurulmuştur. Kimi ticaretin kalbi, kimi ilmin merkezi ya da sanatın yurdu olarak anılmıştır" ifadeleriyle konuşmasına başladı.

"ŞEHRİN RUHUNU KORUYANLAR KİMLİĞİNİ YİTİRMEZ"

Yılmaz, tarih sahnesinde Bursa'nın önemine değinerek, "Ancak bazı şehirler vardır ki; medeniyetlerin doğduğu, kök saldığı ve dünyaya yön verdiği mekânlardır. İşte Bursa, tam da böyle bir şehirdir. Osmanlı'nın dibacesi olarak anılan bu müstesna kent, büyük bir medeniyetin inşa edildiği merkezdir. Osman Gazi'nin hayalini kurduğu, Orhan Gazi'nin fethetmekle şereflendiği Bursa, 1326 yılında bir zaferle birlikte yeni bir istikamet kazanmıştır. Bursa'nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde, bir çağın kapılarının aralanmasıdır. Bu fetih, bir toprak kazanımından ziyade bir gönül fethidir. Bu topraklar, antik dönemden Osmanlı'ya, oradan Cumhuriyet'e uzanan köklü bir tarih birikimi üzerine inşa edilmiştir. Fetihle birlikte Bursa, Osmanlı'nın ilk başkenti olmasının yanı sıra ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada kurulmuş, çini sanatı burada gelişmiş ve bu kadim şehir vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır" ifadelerini kulladı. Yılmaz son olarak, "Şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez. Mirasına sahip çıkanlar ise istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa'nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref kabul ediyoruz" dedi.

"BU KIYMETLİ MİRASI ANLAMAK VE GELECEK NESLE AKTARMALIYIZ"

Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Cafer Çiftçi, Bursa'nın yalnızca kültürel bir merkez değil, aynı zamanda uluslararası ticaretin önemli duraklarından biri olduğunu belirterek, İtalya'dan Venedik, Cenova ve Floransa gibi şehirlerden gelen tüccarların, İran ve Doğu'nun farklı bölgelerinden gelen tacirlerle kurduğu ticaret ağının kentin ekonomik ve kültürel zenginliğine büyük katkı sağladığını söyledi. Çiftçi, "Bugün Bursa'ya baktığımızda, yedi asırlık süreç içerisinde inşa edilen pek çok eserin hâlâ ayakta olduğunu gururla müşahede ediyoruz. Bu noktada bizlere düşen en önemli görev; bu kıymetli mirası korumak, araştırmak, anlamak ve gelecek nesillere en doğru şekilde aktarmaktır" ifadelerini kullandı.

"BURSA'NIN FETHİ, OSMANLI'YI YENİ BİR İSTİKAMETE YÖNLENDİRDİ"

Akademisyen ve Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi Feridun Emeci, "Bursa'nın fethi süreci de bu çerçevede, özellikle üzerinde durulması ve ayrıntılı biçimde incelenmesi gereken bir konudur. Bursa, köklü geçmişe sahip eski bir şehir olarak, Osmanlı Beyliği'nin teşekkülünden itibaren büyük önem taşımıştır. Özellikle Orhan Gazi döneminde şehrin ana merkez hâline gelmesi, bu sürecin belirleyici unsurlarından biridir. Fetih sürecine baktığımızda, 1320 ile 1326 yılları arasındaki dönemin son derece kritik olduğu görülmektedir. Bu dönem, aynı zamanda Osmanlı Beyliği'nin teşekkül safhasına karşılık gelmektedir. Bu nedenle söz konusu yıllar üzerinde özellikle durulmaktadır. Zira beyliğin devlete dönüşüm süreci, sonraki gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır. Bursa'nın fethi, Osmanlı Beyliği'ni yeni bir istikamete yönlendirmiştir. Devletleşme süreci açısından Bursa'nın ele geçirilmesi, hem Kocaeli hem de Karesi bölgelerinin katılımıyla genişleyen bir yapıyı beraberinde getirmiş, ardından Rumeli'ye geçiş sürecinin de önünü açmıştır. Tüm bu gelişmeler, Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecinin temel taşlarını oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.

"GEÇMİŞİNİ ANLAMAYAN TOPLUMLAR GELECEĞİNİ SAĞLIKLI İNŞA EDEMEZ"

Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen, "Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biri olan Bursa'nın fethinin 700. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bu toplantı, yalnızca bir tarihî olayı anmak değil; aynı zamanda bir medeniyetin doğuşunu, kök salışını ve cihanşümul bir yürüyüşe dönüşmesini anlamak ve anlatmak amacı taşımaktadır. Bursa'nın fethi, yalnızca bir şehrin askerî açıdan ele geçirilmesi değildir. Aynı zamanda bir devletin kurumsallaşmasının, idari yapısının şekillenmesinin ve bir medeniyet tasavvurunun somutlaşmasının simgesidir. Nitekim Osmanlı Beyliği'nin kısa sürede bir dünya devletine dönüşmesinde yalnızca askerî başarılar değil; güçlü teşkilat yapısı, adalet anlayışı ve insan merkezli yönetim felsefesi belirleyici olmuştur. Türk Tarih Kurumu olarak bizler, tarihî hadiseleri yalnızca kronolojik bir çerçevede ele almakla yetinmeyip, onları çok boyutlu ve disiplinler arası bir bakış açısıyla değerlendirmeyi esas alıyoruz. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk'ün de ifade ettiği üzere, "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir." Bu anlayışla, geçmişi tüm gerçekliğiyle kavrayarak geleceğe sağlam bir perspektif sunmayı hedefliyoruz. Zira geçmişini doğru anlamayan toplumların geleceğini sağlıklı bir şekilde inşa etmesi mümkün değildir. Bu yönüyle, bu sempozyum yalnızca sembolik bir anlam taşımamakta; aynı zamanda tarih yazımı açısından da büyük bir önem arz etmektedir" dedi.

"TEMENNİMİZ TARİH BİLİNCİMİZİN GÜÇLENMESİDİR"

Türkiye Bilimler Akademisi Başkan Muzaffer Şeker, "Bugün burada, arşivlerde titizlikle çalışan, yıllarını araştırmaya adayan ve ortaya koydukları eserlerle tarihsel birikimimize büyük katkı sunan bilim insanlarının emeğinin bir sonucu olarak bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamda, geçmişten günümüze tarihsel verilerin aktarılmasına katkı sağlayan tüm ilim insanlarına şükranlarımı sunuyor, vefat edenleri rahmetle anıyorum. Temennimiz, gelecek kuşakların bu birikimden daha fazla istifade etmesi, bu alandaki çalışmaların artarak devam etmesi ve tarih bilincimizin daha da güçlenmesidir" şeklinde konuştu.

"BU MİRAS İÇİNDE YAŞAMAK ONUR VE HUZUR KAYNAĞI"

Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, "Tarih, yalnızca geçmişin bir tekrarı değil; aynı zamanda geleceğe yön veren en önemli rehberdir. Eğer tarih bilincimizi güçlü tutmaz, bu değerleri genç nesillere aktaramazsak, gelecekte aynı sorumluluğu taşımakta zorlanabiliriz. Bu nedenle tarihî mirasımıza sahip çıkmak, onu anlamak ve yaşatmak hepimizin ortak görevidir. Osman Gazi, Orhan Gazi ve tüm Osmanlı hanedanı ile birlikte bu topraklara yön veren manevî önderler, bizlere sadece bir vatan değil; aynı zamanda güçlü bir medeniyet ve derin bir maneviyat mirası bırakmışlardır. Bu mirasın içerisinde yaşamak, gerçekten büyük bir huzur ve onur kaynağıdır" ifadelerini kullanarak sempozyumun düzenlenmesinde katkı sağlayan kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti.

Kaynak: Bursada Bugün

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.