Bursa'da mikroplastik alarmı: Plastik artık insan vücudunda!
Bursa'da mikroplastik alarmı: Plastik artık insan vücudunda!
Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Çevre Mühendisi Doç. Dr. Efsun Dindar, tek kullanımlık plastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, plastik tüketiminin azaltılmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 15.03.2026 13:28
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 13:37
Kaynak:
Bursada Bugün
SEMA ÜSTÜNTAŞ ÇAKAR / BURSADA BUGÜN
Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Efsun Dindar, tek kullanımlık plastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek plastik tüketiminin azaltılmasının artık kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Modern yaşamın hızına ve pratiklik arayışına yanıt veren tek kullanımlık plastik ürünler, kullanım kolaylığı sağlamasına rağmen doğada uzun yıllar kalması nedeniyle ciddi çevre sorunlarına yol açıyor. Plastik poşetler, pipetler, gıda ambalajları ve tek kullanımlık bardaklar yalnızca birkaç dakika kullanıldıktan sonra atık hâline gelirken, doğada parçalanmaları yüzlerce yıl sürebiliyor.
Dünya genelinde plastik üretiminin son 50 yılda büyük bir artış gösterdiğini belirten Doç. Dr. Efsun Dindar, yıllık plastik üretiminin 380 milyon tonun üzerine çıktığını ve bunun yaklaşık yüzde 40'ının tek kullanımlık plastiklerden oluştuğunu ifade etti. Plastiklerin büyük kısmının ambalaj sektöründe kullanıldığını söyleyen Dindar, bu ürünlerin kullanım süresinin çoğu zaman birkaç saatle sınırlı kaldığını vurguladı.
Bilimsel araştırmaların her yıl yaklaşık 19 ila 23 milyon ton plastik atığın nehirler, göller ve denizlere karıştığını ortaya koyduğunu belirten Dindar, denizlerdeki katı atıkların yaklaşık yüzde 80'inin plastiklerden oluştuğunu söyledi. Plastik atıkların deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Dindar, birçok canlının plastik parçalarını besin sanarak tükettiğini veya plastiklere dolanarak yaşamını kaybettiğini dile getirdi.
Plastik kirliliğinin yalnızca görünen atıklarla sınırlı olmadığını belirten Dindar, zamanla parçalanan plastiklerin mikroplastik ve nanoplastik hâline geldiğini söyledi. Bu parçacıkların artık sadece denizlerde değil, atmosferde, toprakta, içme suyunda ve gıda ürünlerinde de tespit edildiğine dikkat çeken Dindar, son araştırmalarda mikroplastiklerin insan kanında, akciğer dokusunda ve plasentada bile bulunduğunun ortaya konduğunu ifade etti.
Plastik üretiminin aynı zamanda iklim değişikliği ile de doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Dindar, plastik üretimi ve bertarafı sırasında ortaya çıkan sera gazı emisyonlarının küresel emisyonların yaklaşık yüzde 3-4'ünü oluşturduğunu söyledi. Mevcut üretim trendinin devam etmesi hâlinde plastik üretiminin önümüzdeki yıllarda iki ila üç kat artmasının beklendiğini dile getiren Dindar, plastik tüketiminin azaltılmasının iklim politikalarının da önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
Plastik kirliliğiyle mücadelede geri dönüşümün tek başına yeterli olmadığını belirten Dindar, bugüne kadar üretilen plastiklerin yalnızca yaklaşık yüzde 9'unun geri dönüştürülebildiğini söyledi. Bu nedenle plastik tüketiminin kaynağında azaltılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Birçok ülkenin tek kullanımlık plastikleri yasaklama veya sınırlandırma yönünde politika geliştirdiğini hatırlatan Dindar, Avrupa Birliği'nin plastik pipet, plastik çatal-bıçak ve köpük gıda kapları gibi ürünleri kademeli olarak piyasadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti.
Türkiye'de plastik poşetlerin ücretlendirilmesi gibi uygulamaların tüketimi azaltma yönünde önemli bir adım olduğunu söyleyen Dindar, ancak daha kapsamlı politikalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Dindar, plastik ürünlerin kademeli olarak yasaklanması, yeniden kullanılabilir ürünlerin teşvik edilmesi, depozito sistemlerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin atık yönetimindeki sorumluluklarının artırılması gerektiğini dile getirdi.
Doç. Dr. Efsun Dindar, "Tek kullanımlık plastikler modern yaşamın pratikliğini temsil ediyor gibi görünse de gerçekte yüksek çevresel maliyetler yaratıyor. Ekosistemlerde biriken plastikler biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor ve mikroplastikler yoluyla gıda zincirine giriyor. Plastik kirliliğiyle mücadelede en etkili yöntem, plastik atıkları yönetmekten çok plastik tüketimini azaltmaktır" dedi.
Dindar, tek kullanımlık plastiklerin sınırlandırılmasının yalnızca çevresel bir tercih değil, gelecek nesiller için sağlıklı ekosistemlerin korunması açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa'da mikroplastik alarmı: Plastik artık insan vücudunda!
Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Çevre Mühendisi Doç. Dr. Efsun Dindar, tek kullanımlık plastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, plastik tüketiminin azaltılmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.
SEMA ÜSTÜNTAŞ ÇAKAR / BURSADA BUGÜN
Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Efsun Dindar, tek kullanımlık plastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek plastik tüketiminin azaltılmasının artık kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Modern yaşamın hızına ve pratiklik arayışına yanıt veren tek kullanımlık plastik ürünler, kullanım kolaylığı sağlamasına rağmen doğada uzun yıllar kalması nedeniyle ciddi çevre sorunlarına yol açıyor. Plastik poşetler, pipetler, gıda ambalajları ve tek kullanımlık bardaklar yalnızca birkaç dakika kullanıldıktan sonra atık hâline gelirken, doğada parçalanmaları yüzlerce yıl sürebiliyor.
Dünya genelinde plastik üretiminin son 50 yılda büyük bir artış gösterdiğini belirten Doç. Dr. Efsun Dindar, yıllık plastik üretiminin 380 milyon tonun üzerine çıktığını ve bunun yaklaşık yüzde 40'ının tek kullanımlık plastiklerden oluştuğunu ifade etti. Plastiklerin büyük kısmının ambalaj sektöründe kullanıldığını söyleyen Dindar, bu ürünlerin kullanım süresinin çoğu zaman birkaç saatle sınırlı kaldığını vurguladı.
Bilimsel araştırmaların her yıl yaklaşık 19 ila 23 milyon ton plastik atığın nehirler, göller ve denizlere karıştığını ortaya koyduğunu belirten Dindar, denizlerdeki katı atıkların yaklaşık yüzde 80'inin plastiklerden oluştuğunu söyledi. Plastik atıkların deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Dindar, birçok canlının plastik parçalarını besin sanarak tükettiğini veya plastiklere dolanarak yaşamını kaybettiğini dile getirdi.
Plastik kirliliğinin yalnızca görünen atıklarla sınırlı olmadığını belirten Dindar, zamanla parçalanan plastiklerin mikroplastik ve nanoplastik hâline geldiğini söyledi. Bu parçacıkların artık sadece denizlerde değil, atmosferde, toprakta, içme suyunda ve gıda ürünlerinde de tespit edildiğine dikkat çeken Dindar, son araştırmalarda mikroplastiklerin insan kanında, akciğer dokusunda ve plasentada bile bulunduğunun ortaya konduğunu ifade etti.
Plastik üretiminin aynı zamanda iklim değişikliği ile de doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Dindar, plastik üretimi ve bertarafı sırasında ortaya çıkan sera gazı emisyonlarının küresel emisyonların yaklaşık yüzde 3-4'ünü oluşturduğunu söyledi. Mevcut üretim trendinin devam etmesi hâlinde plastik üretiminin önümüzdeki yıllarda iki ila üç kat artmasının beklendiğini dile getiren Dindar, plastik tüketiminin azaltılmasının iklim politikalarının da önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
Plastik kirliliğiyle mücadelede geri dönüşümün tek başına yeterli olmadığını belirten Dindar, bugüne kadar üretilen plastiklerin yalnızca yaklaşık yüzde 9'unun geri dönüştürülebildiğini söyledi. Bu nedenle plastik tüketiminin kaynağında azaltılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Birçok ülkenin tek kullanımlık plastikleri yasaklama veya sınırlandırma yönünde politika geliştirdiğini hatırlatan Dindar, Avrupa Birliği'nin plastik pipet, plastik çatal-bıçak ve köpük gıda kapları gibi ürünleri kademeli olarak piyasadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti.
Türkiye'de plastik poşetlerin ücretlendirilmesi gibi uygulamaların tüketimi azaltma yönünde önemli bir adım olduğunu söyleyen Dindar, ancak daha kapsamlı politikalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Dindar, plastik ürünlerin kademeli olarak yasaklanması, yeniden kullanılabilir ürünlerin teşvik edilmesi, depozito sistemlerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin atık yönetimindeki sorumluluklarının artırılması gerektiğini dile getirdi.
Doç. Dr. Efsun Dindar, "Tek kullanımlık plastikler modern yaşamın pratikliğini temsil ediyor gibi görünse de gerçekte yüksek çevresel maliyetler yaratıyor. Ekosistemlerde biriken plastikler biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor ve mikroplastikler yoluyla gıda zincirine giriyor. Plastik kirliliğiyle mücadelede en etkili yöntem, plastik atıkları yönetmekten çok plastik tüketimini azaltmaktır" dedi.
Dindar, tek kullanımlık plastiklerin sınırlandırılmasının yalnızca çevresel bir tercih değil, gelecek nesiller için sağlıklı ekosistemlerin korunması açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: Bursada Bugün
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun sessizliği tartışma konusu oldu: 'Öldürüldü' haberlerini İsrail yalanladı
Nilüfer Belediyesi’nden 18 Mart Çanakkale Zaferi anısına doğa yürüyüşü
Bayram öncesi Bursa'da kasaplarda yoğunluk! Kuyruk uzadı...
Sarmaları unutulmaz kılan detay: Suyuna ekleyin
Kara harekatı hazırlığı mı? İnternete düşen görüntü dünyayı tedirgin etti
Başkan Bozbey: Paylaşma duygusunu artırıyoruz
Bayram yolculuğunda yoğunluk: İstanbul çıkışlı otobüs seferlerinin yüzde 90’ı doldu
İran, ABD'nin dev bankasını böyle vurdu!
Açık artırma platformlarına maliye operasyonu: 500 milyon lira vergi kaçağı
Bursa'da hatalı sollama yaptı, facia böyle teğet geçti
Bursa'da mikroplastik alarmı: Plastik artık insan vücudunda!
İslam Memiş'ten altın için 'kuvvetli düşüş' uyarısı! 'İran'ın dediği olursa...'
Trump'ı çıldırtacak görüntü: Savaşta bir ilk gerçekleşti
Yıldırım’da Fırınlara Denetim
Ülkeyi sarsan skandal! Sapığın telefonundan neler çıktı neler...