Değer üretimi ve kadın istihdamı: Bursa'dan dünyaya Jale Tunçel mesajı
Değer üretimi ve kadın istihdamı: Bursa'dan dünyaya Jale Tunçel mesajı
İstanbul Moda Akademisi (İMA) Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel, tekstilin Bursa için önemini, kadınların ihracattaki rolünü ve sosyal sorumluluk projelerini ülke refahına katkı sağlayan "değer üretimi" perspektifiyle aktardı.
Haber Giriş Tarihi: 07.03.2026 11:29
Haber Güncellenme Tarihi: 07.03.2026 11:30
Kaynak:
Bursada Bugün
İstanbul Moda Akademisi (İMA) Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel, 32 yıllık kurumsal kariyerinden kendi işini kurma sürecine uzanan kariyer yolculuğunu ve kadınların iş hayatındaki önemini ülke refahına katkı sağlayan "değer üretimi" perspektifiyle anlattı.
Tunçel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında AA muhabirine, kariyer yolculuğundan aile hayatına, kadınların iş ve ihracattaki rolünden sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konudaki görüşlerini aktardı.
Tekstilin Bursa için en önemli sektör olduğu yılları anlatan Tunçel, o dönemde şehirde yalnızca fabrikaların değil, bir neslin geleceğini de belirleyen bir iş iklimi oluşturulduğunu, bu atmosferin kendi kariyer yolculuğunu nasıl etkilediğini şu sözlerle ifade etti:
"Bursa doğumluyum. Tabii ki, özellikle 80'li ve 90'lı yıllarda, Bursa'da tekstilin yeri çok önemliydi. Hatta İpek Yolu'nun sonlandığı yer olarak düşünüldüğünde, tekstil bu şehir için her zaman merkezi bir sektör olmuştur. Ben de tüm hissi hayatım boyunca tekstille ilgili ve tekstilin merkezinde olma konusunda kararlıydım. Bursa'da doğmak, tekstil geçmişi olan bir şehirde yetişmek, coğrafyanın kaderle ilişkisi sorusuna belki de olumlu bir cevap niteliğinde. Çünkü 80'li yıllarda Bursa'da tekstil sektörü hem yoğun hem de istihdam açısından şehrin öncelikli alanlarından biriydi."
Gençlik yıllarının en başında dahi risk analizleri ve kararları konusunda emin olduğuna vurgu yapan Tunçel, üniversite tercih aşamasındayken bile kararının net olduğunu, okumak istediği alanı önceden belirlediğini, mesleğini bilinçli bir planla seçtiğini belirterek "Ben his hayatım boyunca neticede bir okuldan mezun olurum ve hemen iş bulurum kararıyla tekstil okumaya karar verdim. 1986 yılında İTÜ Tekstil Mühendisliğini kazandım. O kadar istemişim ki okula dereceyle girdim. O dönemde bir tıp puanıyla eşdeğerdi üniversitelerin tekstil bölümleri. Okula severek girdim ve severek okudum. Hayalimdi aslında. Üzerinden neredeyse 40 yıla yakın bir zaman geçse de yine bu sektörde olmaktan çok mutluyum." dedi.
- Kurumsal hayatta istikrar ve uzmanlaşma
Tunçel, üniversite yıllarından sonra başlayan kurumsal hayatın kendisi için uzun soluklu bir çalışma disiplinine dönüştüğünü belirterek aynı firmada geçen otuz yılı aşkın süreyi istikrarın ve uzmanlaşmanın bir parçası olarak değerlendirdi.
Tunçel, kurumsal iş hayatı boyunca yükseldiği her kademede bir değer üretmenin verdiği heyecanı ve mutluluğu ise şöyle tanımladı:
"Okuldan mezun olduktan sonra kurumsal hayata başladım. Önce Bursa'da sonra da İstanbul'da yaklaşık 32 yıl kurumsal hayatta çalıştım. Bunun 31 yılı tek bir firmada geçti. Bütün bu çalışma hayatım boyunca aslında ihracat beni hep heyecanlandırdı. Çünkü değer üretme ve ürettiğiniz değerin de ülkenizin refahına katkı sağlıyor olması beni hep çok heyecanlandırdı. Özellikle bizim sektörümüzde, emek yoğun bir sektör olması dolayısıyla, daha katma değerli bir ihracata kafa yormak ve bunun için de uğraşmak aslında önemli bir alandı. Sektörde olan biri olarak bana göre ihracat, değer yaratma ve bu değeri de ülkenin refahı için sunmak beni çok motive etti."
- "Kurumsal çalışma hayatımı kapatmak istiyorum"
Tunçel, iş hayatında her insan gibi kendisinin de bir dönüm noktası yaşadığını, yıllar içinde geldiği konuma rağmen yönünü değiştirdiğini söyledi.
Bu kararı bir kırılma değil, bir tamamlanma olarak gördüğünün altını çizen Tunçel, kurumsal hayatı bırakıp kendi işini kurma hayalini nasıl gerçekleştirdiğine yönelik şunları kaydetti:
"Vazgeçmek ile zorluk yan yanadır ama ben hiçbir zaman iş hayatımda bunu bir zorluk olarak görmedim; hep bir mücadele olarak baktım. Sonuçta, mücadelelerinizi sonuna kadar verdiğinizde, bazen istediğiniz sonucu almak için tekrar bir mücadele verip farklı noktalara yönelmeniz gerekebilir. 32 yıllık kurumsal kariyerimde bir gün, "Kurumsal çalışma hayatımı artık kapatmak istiyorum" dedim ve karar verdim. Bu kararı verirken herhangi bir hedefim veya planım yoktu. Yine de kararı verdim çünkü değer üretme sürecinde değilseniz, olduğunuz yerde sayıyorsanız, başka bir başlangıç yapmanız gerekir."
Üç ortakla kurdukları şirketlerinin, hayatının yeni döneminin ilk somut adımı olduğunu ifade eden Tunçel, zamanlama açısında ekonomik koşullar kolay olmasa da bu başlangıcı ertelemek istemediğini belirterek şöyle devam etti:
"Şirketimiz 2023 yılında üç ortakla kuruldu. Kurucu ortaklardan biriyim. Bir takım işi aslında. Üretim için bir fabrika kurmak, ihracat yapma hedefi ve bu takımın içerisindeki bütün bireylerin de kendi işlerinin lideri olmalarını sağlamak aslında bence başarıya götürüyor. Bu dönemde sıfırdan bir şirket kurup başlamak hiç de kolay değil aslında. Zorlukları veya mücadele etme alanları çok farklı. Şirketimizde yüzde 80 kadın istihdamı var. Genellikle erkek ve kadın dış örme giyimde koleksiyonu hazırlanmış ve AR-GE'si yapılmış kumaşlarla ve ürünlerle yaptığımız ihracatlar var. İngiltere, İspanya ve Hollanda'ya ihracat yapıyoruz ve bundan da çok mutluyuz."
- "Bazen siz, bazen de aileniz artı bir verir"
Tunçel, iş ve aileyi birbirinden ayrı yollar olarak değil, hayatın bütünsel akışı içinde birbirini besleyen parçalar olarak gördüğünü, cinsiyete bakılmaksızın aile desteği olmadan insanın kariyer hedefinde tökezlemeler yaşayabileceğini belirtti.
Tunçel, "Seçim yapmak zorunda kaldığınızda aileniz size destek veriyorsa o zaman seçim değil dengelemeye başlarsınız. Dengeleme noktasında da bazen siz artı bir verirsiniz, bazen aileniz size bu konuda artı bir verir. Bu şekilde dengeli olarak hem iş hayatı hem aile hayatınız birlikte gider. Ben bunun bir tercih sebebi yapılmasına çok fazla taraftar değilim. Çünkü bir tercih yapıyorsanız o zaman kaygınız da var demektir." ifadelerini kullandı.
- "Kadınlar risk yönetiminde avantajlı ama daha girişimci olmalı"
Tunçel, iş hayatını mücadele etme motivasyonu, risk yönetimi ve girişimcilik olmak üzere üç başlıkta değerlendirdi.
Kadınların özellikle risk yönetimi konusunda güçlü yönlerinin olduğunu vurgulayan Tunçel, girişimcilik alanında ise kadınların erkekler gibi biraz daha cesur ve atılımcı adımlar atmasının gerekliliğine işaret ederek şunları söyledi:
"Kadınlar açısından risk yönetimi aslında bize gelen artı bir değer. İş hayatında risk yönetimini doğru bir şekilde yapabiliyorsanız ve bunu uygulayabiliyorsanız, artı değer üretebilirsiniz. İş hayatında erkeklerin atılımla ve risk hesaplamaları ile ilgili düşünceleri bize göre biraz daha farklı. Aslında belki daha az risk yönetimi hesabı yaparak daha atılımcı ve daha farklı kararlarla yelken açarsak kadınların çok başarılı olacağına inanıyorum. Aslında her türlü çok düşünmek insanı biraz girişimcilikten soğutuyor. Kadınlar da biraz çok düşünüyor, o yüzden sanırım girişimcilikten uzaklaşıyorlar."
- Kadınları iş hayatına ve ihracata teşvik çalışmaları
Tunçel, kadınları iş hayatına ve ihracata teşvik etmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara değinerek, başta kendi şirketi olmak üzere 2010'dan bu yana yönetim kurulu başkanlığını yaptığı İstanbul Moda Akademisinde ve Türkiye İhracatçılar Meclisinde (TİM) hayata geçirdikleri projeler hakkında bilgi verdi.
Kurucu ortağı olduğu şirkette yüzde 80 kadın istihdamıyla sektör ortalaması olarak ifade ettiği yüzde 57'nin çok üzerine çıktıklarını belirten Tunçel, diğer çalışmalarına ilişkin şunları kaydetti:
"Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe, moda markalarının değer yaratmadaki önemine odaklanıyoruz. Ayrıca, 2-3 yıl önce kurulan ve İstanbul Moda Akademisine bağlı dijital dönüşüm merkezimizle, emek yoğun bu sektöre yalın ve dijital çözümleri tanıttık; sektörün faydalanabilmesi için çeşitli eğitimler ve programlar yürütüyoruz. TİM'de ise TİM WINGS (Women International Networking and Global Sales) ile hem kadın ihracatçının önündeki engellerin kaldırılması hem de engellere çözüm bulunması için çalışıyoruz. İhracata yeni başlayacak kadınlara ihracatla ilgili almaları gereken bilgi, beceri ve danışmanlık eğitimi ve hizmetini sağlıyoruz."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Değer üretimi ve kadın istihdamı: Bursa'dan dünyaya Jale Tunçel mesajı
İstanbul Moda Akademisi (İMA) Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel, tekstilin Bursa için önemini, kadınların ihracattaki rolünü ve sosyal sorumluluk projelerini ülke refahına katkı sağlayan "değer üretimi" perspektifiyle aktardı.
İstanbul Moda Akademisi (İMA) Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel, 32 yıllık kurumsal kariyerinden kendi işini kurma sürecine uzanan kariyer yolculuğunu ve kadınların iş hayatındaki önemini ülke refahına katkı sağlayan "değer üretimi" perspektifiyle anlattı.
Tunçel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında AA muhabirine, kariyer yolculuğundan aile hayatına, kadınların iş ve ihracattaki rolünden sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konudaki görüşlerini aktardı.
Tekstilin Bursa için en önemli sektör olduğu yılları anlatan Tunçel, o dönemde şehirde yalnızca fabrikaların değil, bir neslin geleceğini de belirleyen bir iş iklimi oluşturulduğunu, bu atmosferin kendi kariyer yolculuğunu nasıl etkilediğini şu sözlerle ifade etti:
"Bursa doğumluyum. Tabii ki, özellikle 80'li ve 90'lı yıllarda, Bursa'da tekstilin yeri çok önemliydi. Hatta İpek Yolu'nun sonlandığı yer olarak düşünüldüğünde, tekstil bu şehir için her zaman merkezi bir sektör olmuştur. Ben de tüm hissi hayatım boyunca tekstille ilgili ve tekstilin merkezinde olma konusunda kararlıydım. Bursa'da doğmak, tekstil geçmişi olan bir şehirde yetişmek, coğrafyanın kaderle ilişkisi sorusuna belki de olumlu bir cevap niteliğinde. Çünkü 80'li yıllarda Bursa'da tekstil sektörü hem yoğun hem de istihdam açısından şehrin öncelikli alanlarından biriydi."
Gençlik yıllarının en başında dahi risk analizleri ve kararları konusunda emin olduğuna vurgu yapan Tunçel, üniversite tercih aşamasındayken bile kararının net olduğunu, okumak istediği alanı önceden belirlediğini, mesleğini bilinçli bir planla seçtiğini belirterek "Ben his hayatım boyunca neticede bir okuldan mezun olurum ve hemen iş bulurum kararıyla tekstil okumaya karar verdim. 1986 yılında İTÜ Tekstil Mühendisliğini kazandım. O kadar istemişim ki okula dereceyle girdim. O dönemde bir tıp puanıyla eşdeğerdi üniversitelerin tekstil bölümleri. Okula severek girdim ve severek okudum. Hayalimdi aslında. Üzerinden neredeyse 40 yıla yakın bir zaman geçse de yine bu sektörde olmaktan çok mutluyum." dedi.
- Kurumsal hayatta istikrar ve uzmanlaşma
Tunçel, üniversite yıllarından sonra başlayan kurumsal hayatın kendisi için uzun soluklu bir çalışma disiplinine dönüştüğünü belirterek aynı firmada geçen otuz yılı aşkın süreyi istikrarın ve uzmanlaşmanın bir parçası olarak değerlendirdi.
Tunçel, kurumsal iş hayatı boyunca yükseldiği her kademede bir değer üretmenin verdiği heyecanı ve mutluluğu ise şöyle tanımladı:
"Okuldan mezun olduktan sonra kurumsal hayata başladım. Önce Bursa'da sonra da İstanbul'da yaklaşık 32 yıl kurumsal hayatta çalıştım. Bunun 31 yılı tek bir firmada geçti. Bütün bu çalışma hayatım boyunca aslında ihracat beni hep heyecanlandırdı. Çünkü değer üretme ve ürettiğiniz değerin de ülkenizin refahına katkı sağlıyor olması beni hep çok heyecanlandırdı. Özellikle bizim sektörümüzde, emek yoğun bir sektör olması dolayısıyla, daha katma değerli bir ihracata kafa yormak ve bunun için de uğraşmak aslında önemli bir alandı. Sektörde olan biri olarak bana göre ihracat, değer yaratma ve bu değeri de ülkenin refahı için sunmak beni çok motive etti."
- "Kurumsal çalışma hayatımı kapatmak istiyorum"
Tunçel, iş hayatında her insan gibi kendisinin de bir dönüm noktası yaşadığını, yıllar içinde geldiği konuma rağmen yönünü değiştirdiğini söyledi.
Bu kararı bir kırılma değil, bir tamamlanma olarak gördüğünün altını çizen Tunçel, kurumsal hayatı bırakıp kendi işini kurma hayalini nasıl gerçekleştirdiğine yönelik şunları kaydetti:
"Vazgeçmek ile zorluk yan yanadır ama ben hiçbir zaman iş hayatımda bunu bir zorluk olarak görmedim; hep bir mücadele olarak baktım. Sonuçta, mücadelelerinizi sonuna kadar verdiğinizde, bazen istediğiniz sonucu almak için tekrar bir mücadele verip farklı noktalara yönelmeniz gerekebilir. 32 yıllık kurumsal kariyerimde bir gün, "Kurumsal çalışma hayatımı artık kapatmak istiyorum" dedim ve karar verdim. Bu kararı verirken herhangi bir hedefim veya planım yoktu. Yine de kararı verdim çünkü değer üretme sürecinde değilseniz, olduğunuz yerde sayıyorsanız, başka bir başlangıç yapmanız gerekir."
Üç ortakla kurdukları şirketlerinin, hayatının yeni döneminin ilk somut adımı olduğunu ifade eden Tunçel, zamanlama açısında ekonomik koşullar kolay olmasa da bu başlangıcı ertelemek istemediğini belirterek şöyle devam etti:
"Şirketimiz 2023 yılında üç ortakla kuruldu. Kurucu ortaklardan biriyim. Bir takım işi aslında. Üretim için bir fabrika kurmak, ihracat yapma hedefi ve bu takımın içerisindeki bütün bireylerin de kendi işlerinin lideri olmalarını sağlamak aslında bence başarıya götürüyor. Bu dönemde sıfırdan bir şirket kurup başlamak hiç de kolay değil aslında. Zorlukları veya mücadele etme alanları çok farklı. Şirketimizde yüzde 80 kadın istihdamı var. Genellikle erkek ve kadın dış örme giyimde koleksiyonu hazırlanmış ve AR-GE'si yapılmış kumaşlarla ve ürünlerle yaptığımız ihracatlar var. İngiltere, İspanya ve Hollanda'ya ihracat yapıyoruz ve bundan da çok mutluyuz."
- "Bazen siz, bazen de aileniz artı bir verir"
Tunçel, iş ve aileyi birbirinden ayrı yollar olarak değil, hayatın bütünsel akışı içinde birbirini besleyen parçalar olarak gördüğünü, cinsiyete bakılmaksızın aile desteği olmadan insanın kariyer hedefinde tökezlemeler yaşayabileceğini belirtti.
Tunçel, "Seçim yapmak zorunda kaldığınızda aileniz size destek veriyorsa o zaman seçim değil dengelemeye başlarsınız. Dengeleme noktasında da bazen siz artı bir verirsiniz, bazen aileniz size bu konuda artı bir verir. Bu şekilde dengeli olarak hem iş hayatı hem aile hayatınız birlikte gider. Ben bunun bir tercih sebebi yapılmasına çok fazla taraftar değilim. Çünkü bir tercih yapıyorsanız o zaman kaygınız da var demektir." ifadelerini kullandı.
- "Kadınlar risk yönetiminde avantajlı ama daha girişimci olmalı"
Tunçel, iş hayatını mücadele etme motivasyonu, risk yönetimi ve girişimcilik olmak üzere üç başlıkta değerlendirdi.
Kadınların özellikle risk yönetimi konusunda güçlü yönlerinin olduğunu vurgulayan Tunçel, girişimcilik alanında ise kadınların erkekler gibi biraz daha cesur ve atılımcı adımlar atmasının gerekliliğine işaret ederek şunları söyledi:
"Kadınlar açısından risk yönetimi aslında bize gelen artı bir değer. İş hayatında risk yönetimini doğru bir şekilde yapabiliyorsanız ve bunu uygulayabiliyorsanız, artı değer üretebilirsiniz. İş hayatında erkeklerin atılımla ve risk hesaplamaları ile ilgili düşünceleri bize göre biraz daha farklı. Aslında belki daha az risk yönetimi hesabı yaparak daha atılımcı ve daha farklı kararlarla yelken açarsak kadınların çok başarılı olacağına inanıyorum. Aslında her türlü çok düşünmek insanı biraz girişimcilikten soğutuyor. Kadınlar da biraz çok düşünüyor, o yüzden sanırım girişimcilikten uzaklaşıyorlar."
- Kadınları iş hayatına ve ihracata teşvik çalışmaları
Tunçel, kadınları iş hayatına ve ihracata teşvik etmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara değinerek, başta kendi şirketi olmak üzere 2010'dan bu yana yönetim kurulu başkanlığını yaptığı İstanbul Moda Akademisinde ve Türkiye İhracatçılar Meclisinde (TİM) hayata geçirdikleri projeler hakkında bilgi verdi.
Kurucu ortağı olduğu şirkette yüzde 80 kadın istihdamıyla sektör ortalaması olarak ifade ettiği yüzde 57'nin çok üzerine çıktıklarını belirten Tunçel, diğer çalışmalarına ilişkin şunları kaydetti:
"Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe, moda markalarının değer yaratmadaki önemine odaklanıyoruz. Ayrıca, 2-3 yıl önce kurulan ve İstanbul Moda Akademisine bağlı dijital dönüşüm merkezimizle, emek yoğun bu sektöre yalın ve dijital çözümleri tanıttık; sektörün faydalanabilmesi için çeşitli eğitimler ve programlar yürütüyoruz. TİM'de ise TİM WINGS (Women International Networking and Global Sales) ile hem kadın ihracatçının önündeki engellerin kaldırılması hem de engellere çözüm bulunması için çalışıyoruz. İhracata yeni başlayacak kadınlara ihracatla ilgili almaları gereken bilgi, beceri ve danışmanlık eğitimi ve hizmetini sağlıyoruz."
Kaynak: Bursada Bugün
Türkiye'nin 40 yıllık çikolata markası iflas etti
Siirt'in tek kadın ambulans şoförü hayat kurtarıyor
Ülke genelinde APP plaka paniği: Ceza korkusuyla kuyruklar oluştu
Bursa'daki güzellik merkezinde öldürülen Nagihan ve eski sevgilisinin son görüntüleri kamerada!
Kanada'dan Antalya'ya gelen kadın estetik operasyon sonrası hayatını kaybetti
İspanya Başbakanı Sanchez: Bu savaş çok büyük bir hata ve tamamen yasa dışı
Bursa UNESCO Derneği Geleneksel İftar Sofrasında Buluştu
Gülşen'in son hali olay oldu! Eleştiri yağıyor
Dilin Döğer, rol arkadaşıyla aşk yaşıyor: Ve evet, birlikteyiz
Ramazan’ın Manevi İklimi Osmangazi’de Yaşanıyor
Bursa’da ‘dur’ ihtarına uymadı, evinden uyuşturucu ve silah çıktı
BUÜ, Teknoloji ve Etki Merkezi ile akademik gücünü pekiştiriyor
Başkan Yılmaz'a ‘Akademik’ Ziyaret
Yıldırım'da Gençlere Sıfır Atık Eğitimi
Nilüfer'de gündem kadın hakları