AB'de Hürmüz paniği! İkinci kapanış ekonomiyi kırar
AB'de Hürmüz paniği! İkinci kapanış ekonomiyi kırar
ABD ile İran arasındaki ateşkesin sekteye uğraması ve Hürmüz Boğazı’nda ablukanın başlamasıyla, Avrupa başkentleri gözünü bu kritik enerji hattına çevirdi. AB kulislerine göre Washington’ın olası kara operasyonu, Avrupa’yı enerji şoku, stagflasyon ve finansal kırılganlık sarmalına sürükleyebilir. Brüksel’in en büyük korkusu ise uzayan krizin sanayi üretiminden kamu borcuna, siyasi dengelerden aşırı sağın yükselişine kadar geniş bir sarsıntı yaratması.
Haber Giriş Tarihi: 14.04.2026 18:36
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 18:39
Kaynak:
Haber Global
ABD ile İran arasındaki ateşkesin sekteye uğraması ve Hürmüz Boğazı’nda ablukanın başlamasıyla, Avrupa başkentleri gözünü bu kritik enerji hattına çevirdi. AB kulislerine göre Washington’ın olası kara operasyonu, Avrupa’yı enerji şoku, stagflasyon ve finansal kırılganlık sarmalına sürükleyebilir. Brüksel’in en büyük korkusu ise uzayan krizin sanayi üretiminden kamu borcuna, siyasi dengelerden aşırı sağın yükselişine kadar geniş bir sarsıntı yaratması.
ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecinin sekteye uğramasıyla Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka başlatıldığını açıkladı. Avrupa başkentleri ise bu kritik enerji geçidine odaklandı. Avrupa Birliği’ne yakınlığıyla bilinen EURACTIV’in kulislerden elde ettiği bilgiye göre ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara operasyonu, yalnızca bölgesel bir çatışma değil; Avrupa için “ekonomik yıkım riski” taşıyan bir krizi tetikleyebilir. Analizde, ABD’nin halihazırda bölgedeki askeri üslerinde bulunan yaklaşık 50 bin askere ek olarak USS George H.W. Bush uçak gemisi grubunda 6 bin denizci, 82. Hava İndirme Tümeni’nden 1000’den fazla asker ve USS Tripoli öncülüğünde 2 bin 200 deniz piyadesini bölgeye sevk ettiği bilgisi yer aldı. Ablukanın sürmesi ve ABD'nin olası biri kara çıkarması düzenlemesi halinde ise Avrupa'nın büyük bir enerji şoku ve stagflasyon kriziyle karşı karşıya kalabileceği tahmini yürütülüyor.
ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara operasyonunun, yalnızca bölgesel bir çatışma değil; Avrupa için “ekonomik yıkım riski” taşıyan bir krizi tetikleyebileceği ifade ediliyor.
HÜRMÜZ ENFLASYONU TETİKLEDİ
Eurostat verilerine göre Euro bölgesinde enflasyon Mart ayında yüzde 2,5’e yükseldi. Bu oran Şubat ayındaki yüzde 1,9 seviyesinden belirgin bir artışa işaret ederken, artışın temel nedeni ise enerji fiyatları oldu. Brent petrol fiyatı savaşın başlamasından bu yana yüzde 50 artarak varil başına 100 doların üzerine çıktı, doğal gaz fiyatları ise yaklaşık yüzde 70 yükseldi. Hollandalı ekonomist Bert Colijn'in analizine göre artış bütünüyle enerji fiyatlarından kaynaklı. Colijn ayrıca Avrupa ekonomilerinin savaş öncesinde yüzde 2 enflasyon hedefi çevresinde istikrar yakaladığı, ancak ABD-İsrail saldırıları sonrası bu dengenin tamamen bozulduğunun da altını çizmekte.
BÜYÜME DÜŞÜYOR, FİYATLAR ARTIYOR
EURACTIV'in AB kulislerinden elde ettiği bilgilere göre Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) mevcut “temel senaryosu”, savaşın sınırlı kalması varsayımına dayanıyor. Bu senaryoda Euro Bölgesi enflasyonunun yüzde 2,6’ya çıkması ve büyümenin yüzde 0,9’a gerilemesi öngörülüyor. Ancak Brüksel merkezli Bruegel’den Jacob Funk Kirkegaard, ABD’nin kara operasyonuna girişmesi halinde bu tahminlerin “aşırı iyimser” kalacağını belirtiyor. Kirkegaard’a göre İran’ın ikinci bir çatışma halinde Katar’daki Ras Laffan LNG tesisini hedef alması beklenirken bu durumda küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20’si devre dışı kalabilir. Bu durumun Avrupa’nın enerji arzını doğrudan etkileyerek üretim maliyetlerini artırması da bekleniyor. Avrupa Komisyonu Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis ise çatışmaların yeniden başlaması halinde enflasyonun yüzde 3’ün üzerine çıkabileceğini ve büyümenin 2026-2027 döneminde yüzde 1’in altında kalabileceğini açıkladı.
AB kulislerinde uzun süreli bir Hürmüz krizinin Avrupa'daki aşırı sağcı popülist hareketleri güçlendirebileceği endişesi de hakim.
AVRUPA SANAYİSİNİN DAR BOĞAZI
Eurostat verilerine göre Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçit konumunda. EURACTIV analizine göre Avrupa ülkeleri Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji tedarikini çeşitlendirmiş olsa da, Körfez bölgesine bağımlılık tamamen ortadan kalkmış değil. Avrupa’nın özellikle havacılık sektöründe jet yakıtı ihtiyacının yaklaşık dörtte biri bu bölgeden karşılanıyor. European Policy Centre analisti Philipp Lausberg, savaşın uzaması halinde Almanya başta olmak üzere Avrupa’da sanayisizleşmenin hızlanabileceğini, enerji maliyetlerindeki artışın hane halkı harcamalarını düşüreceğini ve hükümetlerin bütçe açıklarının artacağını ifade ediyor.
AŞIRI SAĞI TETİKLEYEBİLİR
Avrupa Komisyonu istatistiklerine göre Avrupa devletlerinin borç seviyeleri halihazırda Maastricht kriteri olan yüzde 60 borç/GSYH oranının üzerinde bulunuyor. Enerji krizinin derinleşmesi halinde hükümetlerin hem hane halkını hem de şirketleri desteklemek zorunda kalacağı, bunun da kamu borcunu daha da artıracağı belirtiliyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin ayrıca Avrupa tahvil faizlerinin de artabileceği ve bunun Euro Bölgesi finansal istikrarını tehdit edebileceği tahmin ediliyor. AB kulislerinde ayrıca uzun süreli bir Hürmüz krizinin Avrupa'daki aşırı sağcı popülist hareketleri güçlendirebileceği ve hükümetler üzerinde ciddi baskı yaratabileceği endişesinin hakim olduğuna da değiniliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
AB'de Hürmüz paniği! İkinci kapanış ekonomiyi kırar
ABD ile İran arasındaki ateşkesin sekteye uğraması ve Hürmüz Boğazı’nda ablukanın başlamasıyla, Avrupa başkentleri gözünü bu kritik enerji hattına çevirdi. AB kulislerine göre Washington’ın olası kara operasyonu, Avrupa’yı enerji şoku, stagflasyon ve finansal kırılganlık sarmalına sürükleyebilir. Brüksel’in en büyük korkusu ise uzayan krizin sanayi üretiminden kamu borcuna, siyasi dengelerden aşırı sağın yükselişine kadar geniş bir sarsıntı yaratması.
ABD ile İran arasındaki ateşkesin sekteye uğraması ve Hürmüz Boğazı’nda ablukanın başlamasıyla, Avrupa başkentleri gözünü bu kritik enerji hattına çevirdi. AB kulislerine göre Washington’ın olası kara operasyonu, Avrupa’yı enerji şoku, stagflasyon ve finansal kırılganlık sarmalına sürükleyebilir. Brüksel’in en büyük korkusu ise uzayan krizin sanayi üretiminden kamu borcuna, siyasi dengelerden aşırı sağın yükselişine kadar geniş bir sarsıntı yaratması.
ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecinin sekteye uğramasıyla Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka başlatıldığını açıkladı. Avrupa başkentleri ise bu kritik enerji geçidine odaklandı. Avrupa Birliği’ne yakınlığıyla bilinen EURACTIV’in kulislerden elde ettiği bilgiye göre ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara operasyonu, yalnızca bölgesel bir çatışma değil; Avrupa için “ekonomik yıkım riski” taşıyan bir krizi tetikleyebilir. Analizde, ABD’nin halihazırda bölgedeki askeri üslerinde bulunan yaklaşık 50 bin askere ek olarak USS George H.W. Bush uçak gemisi grubunda 6 bin denizci, 82. Hava İndirme Tümeni’nden 1000’den fazla asker ve USS Tripoli öncülüğünde 2 bin 200 deniz piyadesini bölgeye sevk ettiği bilgisi yer aldı. Ablukanın sürmesi ve ABD'nin olası biri kara çıkarması düzenlemesi halinde ise Avrupa'nın büyük bir enerji şoku ve stagflasyon kriziyle karşı karşıya kalabileceği tahmini yürütülüyor.
ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara operasyonunun, yalnızca bölgesel bir çatışma değil; Avrupa için “ekonomik yıkım riski” taşıyan bir krizi tetikleyebileceği ifade ediliyor.
HÜRMÜZ ENFLASYONU TETİKLEDİ
Eurostat verilerine göre Euro bölgesinde enflasyon Mart ayında yüzde 2,5’e yükseldi. Bu oran Şubat ayındaki yüzde 1,9 seviyesinden belirgin bir artışa işaret ederken, artışın temel nedeni ise enerji fiyatları oldu. Brent petrol fiyatı savaşın başlamasından bu yana yüzde 50 artarak varil başına 100 doların üzerine çıktı, doğal gaz fiyatları ise yaklaşık yüzde 70 yükseldi. Hollandalı ekonomist Bert Colijn'in analizine göre artış bütünüyle enerji fiyatlarından kaynaklı. Colijn ayrıca Avrupa ekonomilerinin savaş öncesinde yüzde 2 enflasyon hedefi çevresinde istikrar yakaladığı, ancak ABD-İsrail saldırıları sonrası bu dengenin tamamen bozulduğunun da altını çizmekte.
BÜYÜME DÜŞÜYOR, FİYATLAR ARTIYOR
EURACTIV'in AB kulislerinden elde ettiği bilgilere göre Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) mevcut “temel senaryosu”, savaşın sınırlı kalması varsayımına dayanıyor. Bu senaryoda Euro Bölgesi enflasyonunun yüzde 2,6’ya çıkması ve büyümenin yüzde 0,9’a gerilemesi öngörülüyor. Ancak Brüksel merkezli Bruegel’den Jacob Funk Kirkegaard, ABD’nin kara operasyonuna girişmesi halinde bu tahminlerin “aşırı iyimser” kalacağını belirtiyor. Kirkegaard’a göre İran’ın ikinci bir çatışma halinde Katar’daki Ras Laffan LNG tesisini hedef alması beklenirken bu durumda küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20’si devre dışı kalabilir. Bu durumun Avrupa’nın enerji arzını doğrudan etkileyerek üretim maliyetlerini artırması da bekleniyor. Avrupa Komisyonu Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis ise çatışmaların yeniden başlaması halinde enflasyonun yüzde 3’ün üzerine çıkabileceğini ve büyümenin 2026-2027 döneminde yüzde 1’in altında kalabileceğini açıkladı.
AB kulislerinde uzun süreli bir Hürmüz krizinin Avrupa'daki aşırı sağcı popülist hareketleri güçlendirebileceği endişesi de hakim.
AVRUPA SANAYİSİNİN DAR BOĞAZI
Eurostat verilerine göre Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçit konumunda. EURACTIV analizine göre Avrupa ülkeleri Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji tedarikini çeşitlendirmiş olsa da, Körfez bölgesine bağımlılık tamamen ortadan kalkmış değil. Avrupa’nın özellikle havacılık sektöründe jet yakıtı ihtiyacının yaklaşık dörtte biri bu bölgeden karşılanıyor. European Policy Centre analisti Philipp Lausberg, savaşın uzaması halinde Almanya başta olmak üzere Avrupa’da sanayisizleşmenin hızlanabileceğini, enerji maliyetlerindeki artışın hane halkı harcamalarını düşüreceğini ve hükümetlerin bütçe açıklarının artacağını ifade ediyor.
AŞIRI SAĞI TETİKLEYEBİLİR
Avrupa Komisyonu istatistiklerine göre Avrupa devletlerinin borç seviyeleri halihazırda Maastricht kriteri olan yüzde 60 borç/GSYH oranının üzerinde bulunuyor. Enerji krizinin derinleşmesi halinde hükümetlerin hem hane halkını hem de şirketleri desteklemek zorunda kalacağı, bunun da kamu borcunu daha da artıracağı belirtiliyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin ayrıca Avrupa tahvil faizlerinin de artabileceği ve bunun Euro Bölgesi finansal istikrarını tehdit edebileceği tahmin ediliyor. AB kulislerinde ayrıca uzun süreli bir Hürmüz krizinin Avrupa'daki aşırı sağcı popülist hareketleri güçlendirebileceği ve hükümetler üzerinde ciddi baskı yaratabileceği endişesinin hakim olduğuna da değiniliyor.
Kaynak: Haber Global
18 yıl önce çöpte ölü bulunan bebeğin annesi: Kordon bağının vücudumdan nasıl ayrıldığını hatırlamıyorum
Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul CHP'den istifa etti
Çin’de aqua parkta korku dolu anlar: Kaydırakta mahsur kaldılar
Arnavutluk'ta binada çıkan yangın yaklaşık 2,5 saatte kontrol altına alındı
Galatasaray'ı ligde ''eski dostları'' üzüyor
Kaleli öğrenciler halk oyunlarında bölge derecesi aldı
Okullar neden tatil ediliyor, sebebi ne 15 Nisan Çarşamba?
Zeytin bahçesindeki sera içerisinde 208 kök Hint keneviri ele geçirildi
Atletico Madrid taraftarı adeta şehri yaktı
Denizli sağlık camiası yasa boğan ölüm
Şahin: "Bizler seçimle iktidara geldik"
ABD'deki görüşme sona erdi! İsrail ve Lübnan "doğrudan müzakere" kararı aldı
Kayseri'de 43 yıl hapisle aranan firari hükümlü yakalandı
Gençlerbirliği-Galatasaray maçının bilet fiyatları taraftara ateş püskürttü
Kolombiya’da Escobar’ın hipopotamları için av kararı alındı