SON DAKİKA
Hava Durumu

Abluka sonrası yeni cepheler, Batı ittifakında Hürmüz depremi

ABD’nin Hürmüz ve İran limanlarına dönük sert hamleleri, yalnızca bölgedeki askeri gerilimi büyütmedi; Batı ittifakının içindeki fay hatlarını da görünür hale getirdi. Londra, Paris ve Berlin hattının Washington’a tam hizalanmayan temkinli tutumu, krizin sadece sahada değil diplomasi masasında da yeni bir ayrışma ürettiğini gösteriyor. Sertleşen tabloda denklemin en büyük kara kutusu ise, perde arkasında yeniden ağırlık koyduğu hissedilen İngiliz devlet aklı.

Haber Giriş Tarihi: 16.04.2026 13:15
Haber Güncellenme Tarihi: 16.04.2026 13:16
Kaynak: Haber Global
Abluka sonrası yeni cepheler, Batı ittifakında Hürmüz depremi

ABD’nin İran limanları ve Hürmüz’e a yönelik hamlesi, AB içinde de kırılmalara neden oldu. İngiltere’nin açık biçimde “katılmıyoruz” mesajı vermesi, Fransa’nın ise savaş hattından ayrışan çok uluslu bir güvenlik formülü üzerinde çalışmaya başlaması, krizin sadece askeri değil diplomatik ve stratejik bir ayrışma başlığına dönüştüğünün de göstergesi kabul ediliyor. Almanya’dan gelen temkinli sinyaller de mevcut tabloya eklendiğinde, Trump yönetiminin izlediği sert çizgiye Avrupa’nın bütünüyle angaje olmayacağına dair değerlendirmeler güç kazanıyor. Diplomasi kulislerinde ise önümüzdeki günlerde İngiltere ve Fransa’nın Hürmüz’de seyrüsefer güvenliği başlığında temaslarını hızlandırmasının beklendiği, buna karşılık Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki görüş ayrılığının daha görünür hale geleceği konuşuluyor.

İNGİLTERE'NİN HESABI

Kulislerden sızan bilgilere göre Londra’nın temel hesabı, İngiltere’nin yeni bir savaşın parçası gibi görünmesini önlemek ve iç kamuoyunda enerji maliyetleri üzerinden büyüyebilecek baskıyı sınırlamak. Starmer’ın, İngiliz vatandaşlarının bu savaşın bedelini yüksek enerji faturalarıyla ödemesini istemediklerini söylemesi de analizlerde bu yaklaşımın en açık göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.

FRANSA'NIN PLANI

Paris cephesinde çizilen çerçeve ise daha stratejik bir hatta oturuyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sözünü ettiği çok uluslu güvenlik konferansı hazırlığı, yalnızca bir diplomatik çağrı değil, aynı zamanda Avrupa’nın, ABD’den bağımsız bir güvenlik mimarisi kurma arayışının işareti olarak değerlendiriliyor. Stratejistlere göre Macron’un “barışçıl çok uluslu misyon” vurgusu özellikle dikkat çekici. Yapılan analizlerde Fransa’nın hedefinin, ABD’nin baskı hattına doğrudan eklemlenmiş bir askeri angajmandan ziyade, Avrupa ve Körfez ülkelerini içine alabilecek ayrı bir güvenlik şemsiyesi oluşturmak olduğu vurgulanıyor.

ÇİN'İN BÜYÜK RAHATSIZLIĞI

Öte yandan Pekin’in verdiği tepki de bu tabloyu daha geniş bir zemine taşımış vaziyette. Çin yönetimi, ABD’nin abluka adımını “tehlikeli ve sorumsuz” olarak nitelendirirken, bunun bölgesel gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulundu. Kulislerdeki bir başka değerlendirmede ise, İran’ı boğmak için açılan baskı hattının, çok kısa sürede Çin ve dolayısıyla küresel enerji piyasasını içine çeken daha büyük bir türbülansa dönüşeceğine vurgusu öne çıkıyor.

İRAN'IN LEHİNE

Jeostrateji Analisti-Tarih Araştırmacısı Dr. Ahmet Uslu ise denklemin parçalarını yorumlarken, "Tahran için en olumsuz senaryo, ABD’nin yanında hizalanmış, tek sesli ve tam angaje bir Batı koalisyonuydu. Oysa ortaya çıkan tablo bunun tersine işaret ediyor. Londra açık biçimde mesafe koyuyor, Paris ayrı bir savunma misyonu formülü geliştiriyor, Berlin ise temkinli davranıyor. Bu durum İran’ın yalnızca sahadaki baskıya değil, diplomasi masasında kurulabilecek siyasi denkleme de daha dikkatli bakmasını sağlıyor. İngilizler, kendi denklemini oluşturma peşindeler" diyor.

DOĞRUDAN ETKİLENİYORUZ

"Türkiye ise bu saflaşmada, coğrafi konumu ve enerji-jeopolitik ağırlığı nedeniyle doğrudan etki alanında yer alıyor" diyen Dr. Uslu, "Ankara, bir yandan Hürmüz’de yaşanacak her sarsıntının enerji maliyetleri, ticaret hatları ve bölgesel güvenlik dengeleri üzerindeki yansımalarını hesaplamak zorunda kalırken, diğer yandan Batı içindeki ayrışmanın oluşturduğu yeni diplomatik zemini dikkatle izliyor" ifadelerini kullanıyor.

KÜRT KARTI TUTMADI

İran Uzmanı-Araştırmacı Çağatay Balcı ise Orta Doğu'yu kaosa sürükleyen savaşa ilişkin tespitlerinde ABD'nin hedefleri ile İran'ın savunma doktrinine dikkat çekerken şu noktaları kamuoyunun dikkatine sunuyor: "Çatışmanın ilk günlerinde öne çıkan senaryo, İran-Irak sınır hattı boyunca yürütülebilecek bir harekat ihtimaliydi. Bu yaklaşım, bölgede faaliyet gösteren silahlı Kürt grupların ABD tarafından desteklenmesi ve bu yapıların İran’ın batı bölgelerinde istikrarsızlık üreten bir unsur olarak değerlendirilmesi üzerine kuruluydu. Bu tercih, ABD’nin dolaylı güç kullanımını doğrudan ve yüksek maliyetli çatışmalara tercih eden geçmiş uygulamalarıyla uyumluydu. Ancak savaşın ilerleyen safhalarında bu senaryo önemini yitirip gündemden düştü."

MİLİSLER KAYDIRILDI

"Öne çıkan yeni senaryo, Basra Körfezi’ndeki Hark Adası başta olmak üzere İran’a ait stratejik adaların kontrol altına alınmasına yönelik. İran ise bu ihtimale karşı savunma hazırlıklarını belirgin biçimde güçlendirdi. Huzistan’daki zırhlı birliklere ve Şuşter’de konuşlu 45. Komando Tugayı’na ilave olarak, Irak’taki İran bağlantılı milis unsurlarının da bölgeye kaydırıldığı görülüyor. Bu durum, Huzistan’ın çok katmanlı bir savunma düzeniyle korunmak istendiğini gösteriyor."

KIYI SAVUNMASI

"ABD’nin olası harekat planlamasında öne çıkan ikinci kritik bölge, güney deniz sahasının uç noktasında yer alan Çabahar. İran’ın en işlevsel limanlarından biri olması ve bölgesel ticaret ile enerji ihracatındaki rolü, Çabahar’ı askeri bir hedef olmanın ötesine taşıyarak jeostratejik bir odak haline getiriyor. İran ise bu riske karşı güneydoğuda savunma düzenini güçlendirdi. 88. Zırhlı Tümen’e bağlı 188., 288. ve 388. tugayların bölgeye sevk edildiği, ayrıca Fatımiyyun ve Zeynebiyyun bünyesindeki Afgan ve Pakistanlı milis unsurların da konuşlandırıldığı görülüyor."

Kaynak: Haber Global

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.