Avrupa birbirine girdi: Von der Leyen'in sadece İran'ı suçlayan açıklamaları ortalığı karıştırdı
Avrupa birbirine girdi: Von der Leyen'in sadece İran'ı suçlayan açıklamaları ortalığı karıştırdı
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in bir gün önce yaptığı konuşmaya yanıt vererek “kurallara dayalı uluslararası düzen” ilkesini savundu ve küresel sorunların çözümünde tek taraflı hareket etmenin doğru bir yol olmadığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 10.03.2026 17:27
Haber Güncellenme Tarihi: 10.03.2026 17:29
Kaynak:
Haber Global
Costa, Von der Leyen’in pazartesi günü yaptığı konuşmada İran’a yönelik askeri gerilimde açık biçimde ABD ve İsrail’in yanında konumlanmasının ardından aynı forumda konuştu. Avrupa Birliği’nin değerlerini ve çıkarlarını savunabilmesi için tek bir sesle konuşmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
AB’nin iki üst düzey yöneticisi Orta Doğu’daki çatışmalar konusunda “derin endişe” duyduklarını ifade etme ve krizin başlangıcında İran’ın sorumluluğu bulunduğunu kabul etme noktasında aynı görüşü paylaşıyor. Ancak Von der Leyen İran rejimi için “gözyaşı dökmeye değmez” derken, Costa tüm taraflara itidal çağrısı yaptı ve siyasi sorunların çözümünde diplomasi ile müzakerenin önemini vurguladı.
Costa, Avrupa Birliği’nin İran halkının barış içinde yaşama ve kendi geleceğini belirleme hakkını desteklediğini söyledi ancak şu uyarıda bulundu:
“Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz. Bunları yalnızca uluslararası hukuk korur. Sivillerin korunması, nükleer güvenliğin sağlanması ve uluslararası hukuka saygı hayati önem taşır.”
Portekiz’in eski başbakanı olan Costa konuşmasında Von der Leyen’e ya da Donald Trump ve Benjamin Netanyahu hükümetlerine doğrudan atıfta bulunmadı.
Avrupa dayanışmasına övgü
Costa ayrıca Güney Kıbrıs’a yönelik saldırılara Avrupa ülkelerinin, özellikle İspanya’nın, hızlı tepki vermesini övdü ve bunu Avrupa’nın dayanışmasının ve stratejik özerkliğinin güçlü bir örneği olarak nitelendirdi.
Orta Doğu’nun ötesindeki etkiler
Costa’ya göre sivillerin korunması ve uluslararası hukukun uygulanması yalnızca Orta Doğu için değil, dünyanın diğer bölgeleri için de kritik. Çünkü çatışmanın etkileri küresel ekonomiye de yansıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji piyasalarında ciddi sonuçlar doğuruyor.
Costa ayrıca Orta Doğu’daki savaşın şu ana kadar en çok Rusya’ya yaradığı görüşünü dile getirdi. Ona göre bu durum Ukrayna’nın uluslararası hukuk argümanını zayıflatıyor ve Moskova’ya savaşı finanse etmek için yeni kaynaklar sağlıyor.
“Rusya, Ukrayna’ya gönderilebilecek askeri kapasitenin başka yere yönlendirilmesinden ve Orta Doğu’daki savaşın Ukrayna cephesine olan ilgiyi azaltmasından faydalanıyor” dedi.
Costa, Avrupa Birliği’nin Rusya üzerindeki baskıyı sürdürmesi gerektiğini ve bunun Ukrayna için kabul edilebilir kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılmasını sağlayabileceğini belirtti.
AB içinde farklı görüşler
Avrupa Konseyi Başkanı, uluslararası politika konularında AB’nin 27 üyesi arasında fikir birliği sağlamanın her zaman kolay olmadığını kabul etti. İran ve Ukrayna konularında ülkelerin farklı bakış açıları bulunmasının, kısmen coğrafi konumlarından kaynaklandığını söyledi.
Buna rağmen Costa, bu çeşitliliğin AB’yi zenginleştirdiğini ve Avrupa’nın dünyaya 360 derecelik bir bakış açısıyla yaklaşabilme avantajı sağladığını ifade etti.
İspanya hükümeti Costa’ya destek verdi
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares de Costa’nın sözlerine destek verdi. Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada hükümetin Costa’nın ifadeleriyle “tam olarak örtüştüğünü” söyledi.
Albares’e göre uluslararası düzen ile düzensizlik arasında bir tercih söz konusu:
ya uluslararası hukuka ve barışçıl ilişkiler kurmaya dayalı bir sistem, ya da dış politikada savaşın bir araç olarak kullanılması.
Avrupa Birliği’nin ise her şeyden önce “haklar üzerine kurulu bir yapı” olduğunu vurguladı.
Ribera: Uluslararası hukuku sorgulamak tehlikeli
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera da Von der Leyen’in sözlerine dolaylı biçimde yanıt verdi ve uluslararası hukukun tartışmaya açılmasının çok tehlikeli olacağını söyledi.
Ribera, Von der Leyen’in uluslararası hukuku sorgulama niyetinde olmadığını düşündüğünü ancak kullandığı ifadelerin pek uygun olmadığını belirtti. Ayrıca AB’nin ortak dış politika çizgisini belirleme yetkisinin Avrupa Konseyi’ne ait olduğunu hatırlattı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Avrupa birbirine girdi: Von der Leyen'in sadece İran'ı suçlayan açıklamaları ortalığı karıştırdı
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in bir gün önce yaptığı konuşmaya yanıt vererek “kurallara dayalı uluslararası düzen” ilkesini savundu ve küresel sorunların çözümünde tek taraflı hareket etmenin doğru bir yol olmadığını söyledi.
Costa, Von der Leyen’in pazartesi günü yaptığı konuşmada İran’a yönelik askeri gerilimde açık biçimde ABD ve İsrail’in yanında konumlanmasının ardından aynı forumda konuştu. Avrupa Birliği’nin değerlerini ve çıkarlarını savunabilmesi için tek bir sesle konuşmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
AB’nin iki üst düzey yöneticisi Orta Doğu’daki çatışmalar konusunda “derin endişe” duyduklarını ifade etme ve krizin başlangıcında İran’ın sorumluluğu bulunduğunu kabul etme noktasında aynı görüşü paylaşıyor. Ancak Von der Leyen İran rejimi için “gözyaşı dökmeye değmez” derken, Costa tüm taraflara itidal çağrısı yaptı ve siyasi sorunların çözümünde diplomasi ile müzakerenin önemini vurguladı.
Costa, Avrupa Birliği’nin İran halkının barış içinde yaşama ve kendi geleceğini belirleme hakkını desteklediğini söyledi ancak şu uyarıda bulundu:
“Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz. Bunları yalnızca uluslararası hukuk korur. Sivillerin korunması, nükleer güvenliğin sağlanması ve uluslararası hukuka saygı hayati önem taşır.”
Portekiz’in eski başbakanı olan Costa konuşmasında Von der Leyen’e ya da Donald Trump ve Benjamin Netanyahu hükümetlerine doğrudan atıfta bulunmadı.
Avrupa dayanışmasına övgü
Costa ayrıca Güney Kıbrıs’a yönelik saldırılara Avrupa ülkelerinin, özellikle İspanya’nın, hızlı tepki vermesini övdü ve bunu Avrupa’nın dayanışmasının ve stratejik özerkliğinin güçlü bir örneği olarak nitelendirdi.
Orta Doğu’nun ötesindeki etkiler
Costa’ya göre sivillerin korunması ve uluslararası hukukun uygulanması yalnızca Orta Doğu için değil, dünyanın diğer bölgeleri için de kritik. Çünkü çatışmanın etkileri küresel ekonomiye de yansıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji piyasalarında ciddi sonuçlar doğuruyor.
Costa ayrıca Orta Doğu’daki savaşın şu ana kadar en çok Rusya’ya yaradığı görüşünü dile getirdi. Ona göre bu durum Ukrayna’nın uluslararası hukuk argümanını zayıflatıyor ve Moskova’ya savaşı finanse etmek için yeni kaynaklar sağlıyor.
“Rusya, Ukrayna’ya gönderilebilecek askeri kapasitenin başka yere yönlendirilmesinden ve Orta Doğu’daki savaşın Ukrayna cephesine olan ilgiyi azaltmasından faydalanıyor” dedi.
Costa, Avrupa Birliği’nin Rusya üzerindeki baskıyı sürdürmesi gerektiğini ve bunun Ukrayna için kabul edilebilir kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılmasını sağlayabileceğini belirtti.
AB içinde farklı görüşler
Avrupa Konseyi Başkanı, uluslararası politika konularında AB’nin 27 üyesi arasında fikir birliği sağlamanın her zaman kolay olmadığını kabul etti. İran ve Ukrayna konularında ülkelerin farklı bakış açıları bulunmasının, kısmen coğrafi konumlarından kaynaklandığını söyledi.
Buna rağmen Costa, bu çeşitliliğin AB’yi zenginleştirdiğini ve Avrupa’nın dünyaya 360 derecelik bir bakış açısıyla yaklaşabilme avantajı sağladığını ifade etti.
İspanya hükümeti Costa’ya destek verdi
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares de Costa’nın sözlerine destek verdi. Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada hükümetin Costa’nın ifadeleriyle “tam olarak örtüştüğünü” söyledi.
Albares’e göre uluslararası düzen ile düzensizlik arasında bir tercih söz konusu:
ya uluslararası hukuka ve barışçıl ilişkiler kurmaya dayalı bir sistem, ya da dış politikada savaşın bir araç olarak kullanılması.
Avrupa Birliği’nin ise her şeyden önce “haklar üzerine kurulu bir yapı” olduğunu vurguladı.
Ribera: Uluslararası hukuku sorgulamak tehlikeli
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera da Von der Leyen’in sözlerine dolaylı biçimde yanıt verdi ve uluslararası hukukun tartışmaya açılmasının çok tehlikeli olacağını söyledi.
Ribera, Von der Leyen’in uluslararası hukuku sorgulama niyetinde olmadığını düşündüğünü ancak kullandığı ifadelerin pek uygun olmadığını belirtti. Ayrıca AB’nin ortak dış politika çizgisini belirleme yetkisinin Avrupa Konseyi’ne ait olduğunu hatırlattı.
Kaynak: Haber Global
BIST 100 endeksi günü yükselişle tamamladı
İbb Davası'nda İkinci Gün Sona Erdi, Duruşmaya Yarın Sanık Savunmalarıyla Devam Edilecek
12 yıldır sabırla telefon kilidini açmaya çalışıyor! Nedeni inanılmaz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vladimir Zelensky ile telefonda görüştü
Tahran'dan İranlı kadın futbolculara çağrı: Eve dönün
Trump "İran'la görüşebiliriz" dedi, ABD'den tam tersi açıklama geldi
Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum"
İstanbul'da şerit ihlali yapan sürücüyü uyarınca darbedildi
90+5'te gelen golle telefonunu tribünden alt kata düşürdü! Sonrasında olanlar daha da ilginç
Yaralı filin kuyruğunu çekti, bedelini hayatıyla ödedi
Fatih Terim'e İlkin Aydın'dan özel hediye! Arda Turan'a sürpriz
Galatasaray taraftarından Victor Osimhen'e özel koreografi
İran Cumhurbaşkanı: İran'ı yok etme hayaline kapılan hiç kimse tarih bilmiyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı
Aragorn var ama Viggo Mortensen yok: “Yüzüklerin Efendisi” için yeni film geliyor