SON DAKİKA
Hava Durumu

Körfez ülkelerinde 'İran' bölünmesi: Sertlik yanlıları ve uzlaşmacı ülkeler ayrılıyor

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaşın bir tarafı da, İran'ın balistik füze ve dronelarla vurduğu Körfez ülkeleri. ABD Başkanı Trump'ın İran'la müzakerelere başlamasıyla İran'ın Körfez'e fırlattığı füzelerde düşüş yaşansa da, Körfez ülkelerinin diplomasiden yana bir umudu yok. İran'a karşı en şahin politikayı BAE ve Suudi Arabistan benimsiyor. Umman ve Katar ise İran'la diplomasinin sonuç vereceğine inanıyor.

Haber Giriş Tarihi: 28.03.2026 09:59
Haber Güncellenme Tarihi: 28.03.2026 10:01
Kaynak: Haber Türk
Körfez ülkelerinde 'İran' bölünmesi: Sertlik yanlıları ve uzlaşmacı ülkeler ayrılıyor

İran, 29 gündür Körfez ülkelerindeki ABD üslerini ve enerji kaynaklarını füzelerle vuruyor. Hürmüz Boğazı'nı kapatarak Körfez için ve dolayısıyla dünya için hayati önemdeki enerji yolunu da bloke ediyor.

ABD İran'la müzakerelere başlasa da, İran saldırılarının yoğunluğundaki bu göreceli sükûnete rağmen, Körfez genelinde durumun yakında daha da kötüye gideceğine dair inanç giderek güçleniyor.

Başkan Trump’ın İran rejimiyle yaptığı son diplomatik girişim, şu ana kadar anlamlı sonuçlar veremedi. Binlerce ABD askerinin bölgeye sevk edilmesi ve İran’ın Körfez’in altyapısına yönelik yeni saldırılarla tehdit etmesi nedeniyle Orta Doğu, potansiyel olarak yıkıcı ekonomik sonuçları olacak daha ciddi bir çatışmaya hazırlanıyor.

Körfez ülkelerinin birçoğu, yakın zamanda savaşın biteceğine inanmıyor.

BAR: Devrim Muhafızları kontrolünde bir İran olamaz

İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarının en ağır yükünü üstlenen Birleşik Arap Emirlikleri, giderek İran Devrim Muhafızları’nın hakimiyetine giren mevcut İran rejimiyle müzakere yoluyla bir çözüme ulaşılacağı konusunda hiçbir umuda kapılmıyor. BAE yetkilileri, odak noktasının ateşkes sağlanması değil, nükleer silahlardan füzelere ve vekil milislere kadar İran’ın bölgeye yönelik tüm tehditlerini ele alan “kesin bir sonuç” olması gerektiğini belirtiyor.

BAE yetkilileri İran'ın BAE'de çoğunlukla sivil hedefleri vurduğunu ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini engelleyerek bir terör örgütü gibi davrandığını söyledi: “Onlar hesap vermeli. Dünyayı rehin tutuyorlar.”

BAE'li yetkililer, İran Devrim Muhafızları'nın kontrolü altında kalan bir İran rejiminin artık kabul edilemez olduğunu düşünüyor: "Normal bir komşumuz olsun istiyoruz. Komşularımız tarafından tehdit edilmeye alışkın bir nesil mi istiyoruz? Bunun gelecek nesillere bırakmak isteyeceğimiz bir gerçeklik olduğunu sanmıyorum. Bunun bir daha asla olmayacağına dair bir garanti istiyoruz."

Umman: İran'ın yaptığı tek mantıklı seçenekti

Elbette, tüm Körfez ülkeleri aynı kararlılığa sahip değil. Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi, ABD ve İsrail’in bombardıman kampanyasına yanıt olarak İran’ın Dubai, Manama ve Doha gibi şehirlere yönelik saldırılarını “tek mantıklı seçenek” olarak nitelendirdi. Umman, İran ve vekillerinin saldırılarını kınayan bu haftaki ortak bildiriyi imzalamayı reddeden tek Körfez ülkesi oldu.

Birkaç gün boyunca İran’ın hedefi olmayan ve okulları yeniden açan Katar, bildiriyi imzaladı ancak Tahran’a karşı belirgin şekilde daha uzlaşmacı bir dil benimsedi. Katar başbakanının danışmanı Majed Al Ansari, İran’ın komşu olmaya devam edeceğini ve bu nedenle bir arada yaşama yolunun bulunması gerektiğini belirterek, müzakere yoluyla bir çözüm bulunmasının önemine vurgu yaptı.

Yine de, Körfez'in en büyük ülkeleri olan Suudi Arabistan ve BAE'nin yanı sıra Kuveyt ve Bahreyn giderek daha şahin bir tutum sergiliyor. Diplomatlar, Suudi yetkililerin kamuoyuna açıklama yapmaktan kaçınsalar da, Devrim Muhafızları'nın hakim olduğu İran rejimini krallık için varoluşsal bir tehdit olarak gördüklerini açıkça ortaya koyduklarını söylüyor.

Körfez ülkeleri, İran'ın balistik füze ve drone saldırılarının devam etmesi durumunda daha keskin ve şahin bir politikayı benimseyecek.

Savaş, önemli lojistik güzergâhlarını kesintiye uğrattı, Dubai gibi şehirlerden turistleri kaçırdı ve bölge genelinde hava trafiğini önemli ölçüde azalttı. Dubai’nin geniş altın pazarı ıssız kalmış durumda; bunun nedeni kısmen yurt dışından alıcıların artık gelmemesi, kısmen de altın fiyatlarındaki şiddetli dalgalanmalar. Dubaililer kimsenin altın satın almadığını, işlerin normale dönmesinin üç-dört ay sürebileceğini belirtiyor.

Kaynak: Haber Türk

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.