SON DAKİKA
Hava Durumu

Levant’ta ikinci cephe, Orta Doğu'da savaş genişliyor!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, Lübnan hattında açılan yeni cepheyle daha karmaşık bir askeri tabloya dönüştü. Hizbullah, “Yenmiş Saman” operasyonuyla İsrail’in kuzeyindeki askeri üsleri hedef alırken, Tel Aviv yönetimi ise kara birliklerine güneyden ilerleme talimatı verdi. Levant sahasında yaşanan bu gelişmeler, bölgesel enerji denklemi, ticaret koridorları ile su kaynaklarının kontrolüne yönelik planları daha görünür hale getirdi.

Haber Giriş Tarihi: 13.03.2026 09:08
Haber Güncellenme Tarihi: 13.03.2026 09:10
Kaynak: Haber Global
Levant’ta ikinci cephe, Orta Doğu'da savaş genişliyor!

Haber Global'den Mert İnan'ın haberine göre;ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaş Orta Doğu’da büyük bir kırılma yaratırken, İsrail’in Lübnan’a yönelik artan saldırıları da bölgedeki tansiyonu yükseltmeye devam ediyor. Levant sahasında ortaya çıkan ikinci cephe ile askeri tablo, klasik sınır çatışmalarından çok daha karmaşık bir bölgesel savaş mimarisi olarak yorumlanıyor. İsrail'in başlattığı saldırıların Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’tan Kızıldeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada zincirleme reaksiyon yaratmasından endişe edilirken, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ise yeni denklemin merkezine yerleşmiş durumda.

"YENMİŞ SAMAN" OPERASYONU

Yeni savaş hattında en önemli gelişmelerden biri Hizbullah tarafından başlatılan ve “El-Asf El-Ma’koul” yani “Yenmiş Saman” adı verilen operasyon oldu. 11 Mart 2026 sabahı yerel saatle 07.47’de başlayan saldırılar, modern savaş literatüründe “sürü saldırısı” olarak tanımlanan çok katmanlı bir taktikle gerçekleştirildi. Hizbullah güçleri, siviller için belirlenen tahliye saatinden kısa süre önce yoğun bir roket, topçu ve insansız hava aracı saldırısı başlattı. Yaklaşık üç saat süren saldırı dalgalarında İsrail’in kuzeyinde yer alan 50’ye yakın askeri ve lojistik hedef vuruldu. Operasyon yalnızca yoğun bir ateş gücü kullanımıyla değil, farklı silah sistemlerinin eş zamanlı koordinasyonuyla dikkat çekti.

BOŞLUK YARATMA TAKTİĞİ

İlk dalgada radar sistemlerini meşgul eden kamikaze insansız hava araçları devreye sokulurken, kısa ve orta menzilli Katyuşa ve Fadi roketleriyle yoğun bir bombardıman gerçekleştirildi. İsrail’in çok katmanlı hava savunma mimarisini zorlamayı amaçlayan bu saldırıların, ülkenin hava savunma füzelerinin önemli bölümünü tüketmeyi hedeflediğine dikkat çeken güvenlik uzmanları, savunma sistemlerinin çalıştığı kısa süreli boşlukların İran’ın daha ağır ve gelişmiş füze sistemleri için fırsat yaratmayı amaçladığına vurgu yapıyorlar.

HEDEF KOMUTA MERKEZİ

İran’a yakın analizlerde Hizbullah saldırılarında hedefin doğrudan komuta ve lojistik merkezleri olduğu, İsrail ordusunun kuzey cephesini yöneten Safed kentindeki Dado üssü bu hedeflerin başında geldiğine dikkat çekiliyor. 91. ve 146. tümenlerin konuşlandığı bu üs, İsrail’in kuzey komutanlığı için kritik bir koordinasyon merkezi olarak bilinirken, saldırılarda ayrıca Ein Zeitim ve Ami’ad üslerinin de hedef alındığı bildiriliyor. Söz konusu üsler için, kuzey cephesindeki askeri sevkiyat ve lojistik faaliyetlerin yürütüldüğü noktalar ifadesi de kullanılıyor.

KARA BİRLİKLERİ DEVREDE

İsrail tarafında ise Lübnan sahasındaki çatışmalar yalnızca hava saldırılarıyla sınırlı kalmıyor. Son haftalarda sınır hattında kara birliklerinin hareketliliği dikkat çekiyor. İsrail tanklarının Addaisseh ve Rob Tlatin kasabalarından Tayyiba yönüne doğru ilerlediği, zırhlı birliklerin ise Maroun al-Ras ovasından Aitaroun kasabasındaki Khanouq mahallesine doğru hareketlendiği gelen bilgiler arasında. Aynı zamanda Ramia, Qouzah ve Salhani hattında da benzer askeri hareketlilik yaşandığı bildiriliyor.

SUYA ERİŞİM HEDEFİ

Öte yandan Levant hattındaki çatışmanın askeri boyutunun yanı sıra stratejik coğrafya da büyük önem taşıyor. Özellikle Golan Tepeleri ve Hermon Dağı bölgedeki askeri dengelerin belirlenmesinde kritik rol oynuyor. Hermon Dağı İsrail için adeta bir istihbarat kalesi olarak görülüyor. Yüksek irtifası sayesinde burada konuşlandırılan radar sistemleri yüzlerce kilometrelik alanı izleyebiliyor. Bölge yalnızca askeri gözetleme açısından değil, su kaynakları açısından da büyük önem taşıyor. Banias ve Hasbani nehirlerinin kaynakları bu bölgede yer alıyor. Bu nehirler Ürdün Nehri havzasını besleyen ana su kaynakları arasında bulunuyor.

HEDEF ENERJİ ROTALARI

Uluslararası İlişkiler Uzmanı-Stratejist Umur Tugay Yücel ise yaşanan son gelişmeleri yorumlarken, "Çatışmanın bir diğer boyutu ise Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti. İsrail’in Tamar, Leviathan ve Karish gibi doğalgaz sahaları son yıllarda bölgesel enerji denkleminde önemli bir rol oynuyor. Bu sahalardan çıkarılan gazın Avrupa’ya taşınması için çeşitli projeler gündeme geliyor. İsrail’in Suriye ve Lübnan kıyı hattında askeri üstünlük sağlamaya yönelik stratejisinin arkasında bu enerji hatlarının güvenliğini sağlama amacı var" ifadelerini kullanıyor.

BÖLGESEL KRİZE DÖNÜŞECEK!

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise, Levant’ta ortaya çıkan askeri tablonun aynı zamanda çok cepheli bir savaş riskine işaret ettiğini vurgularken, "Hizbullah yalnızca Lübnan’daki bir örgüt olarak hareket etmiyor. İran’ın stratejik desteği, Irak’taki Şii milis gruplar ve Yemen’deki Ensarullah hareketi bu ağın diğer parçalarını oluşturuyor. Bu nedenle Levant’ta yaşanan bir çatışma kısa sürede bölgesel bir krize dönüşme potansiyeli barındırıyor. Bu savaşın içinde İran, ABD, İsrail ve bölgedeki milis ağlarının yer aldığı çok katmanlı bir güç mücadelesi bulunuyor" görüşlerini sıralıyor.

Kaynak: Haber Global

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.