SON DAKİKA
Hava Durumu

Sapık şebeke, korunan elitler, Epstein belgeleri ne anlatıyor?

Ortaya saçılmasına izin verilen 3 milyondan fazla belge, Jeffrey Epstein’in yalnızca bir sapık değil; finans, diplomasi ve istihbarat ağlarının merkezindeki kilit aparat olduğunu ortaya koyuyor. Pedofili ve cinayet suçlarına rağmen yıllarca sistem dışına itilmeyen Epstein’ın etrafında örülen ilişkiler ağı, derin küresel dokunulmazlık tablosunu da gözler önüne seriyor. Tüm dünyada herkesin merak ettiği soru ise; "Sapık şebeke kimler adına kimler tarafından korunuyor, neden kimseye dokunulmuyor?"

Haber Giriş Tarihi: 08.02.2026 09:16
Haber Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 09:23
Kaynak: Haber Global
Sapık şebeke, korunan elitler, Epstein belgeleri ne anlatıyor?

Pedofili, fuhuş ve şiddet şebekesi elebaşı Jeffrey Epstein’a ilişkin 3 milyon sayfalık belge setinden yansıyanlar, her gün yeni bir skandalı ortaya çıkarıyor. Resmi kayıtlara göre 2019’da hayatını kaybettiği öne sürülen sapık Epstein’a ait dosyalar, sadece bireysel suçları değil; bu suçların etrafında şekillenen, küresel ölçekte örgütlü ve çok katmanlı bir ağın varlığını da gözler önüne seriyor. ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan belgeler, Epstein’ın aynı zamanda finans, teknoloji, akademi, diplomasi ve istihbarat çevrelerine uzanan karmaşık bir yapılanmanın kilit figürü olduğunu da gösteriyor. Ortaya dökülmesine izin verilen dokümanlarda öne çıkan en çarpıcı detay ise Epstein’ın 2008 yılında mahkum edilmesine rağmen sistem dışına itilmemiş olmaması. Güvenlik, hukuk ve uluslararası ilişkiler uzmanları, bu durumu sıradan bir yargı ihmali olarak değil; kurumsal düzeyde sağlanan bir dokunulmazlık alanı olarak yorumluyor.

Dosyalardan yansıyanlar, çocuklara yönelik cinsel istismar, işkence ve şiddet suçlarının gizli eller tarafından sistematik biçimde örtülmeye çalışıldığını da gösteriyor.PARA AĞLARI

Finans ve teknoloji hattında ortaya çıkan belgeler, Epstein ağının yalnızca karanlık suç faaliyetleriyle değil; yüksek profilli yatırımlar üzerinden meşruiyet üretme çabasıyla da hareket ettiğini gösteriyor. Aralık 2014 tarihli kayıtlara göre Epstein, IGO Company LLC aracılığıyla Coinbase’in C Serisi yatırım turuna 3 milyon dolar yatırım yaptı. O dönem yaklaşık 400 milyon dolar değer biçilen şirketin bugünkü piyasa değerinin 50 milyar dolar seviyelerine ulaşması, bu yatırımın stratejik niteliğini daha da görünür kılıyor. Belgelerde, Coinbase’in kurucu ortaklarından Fred Ehrsam’ın yatırımın Epstein adına yapıldığından haberdar olduğu belirtiliyor. Yatırım fırsatının Epstein’e, kripto ekosisteminin erken dönem kilit isimlerinden Brock Pierce ve Blockchain Capital aracılığıyla ulaştırıldığı da dosyalarda yer alıyor.

İSMİ 544 KEZ GEÇİYOR

Diplomasi ve siyaset başlığına gelindiğinde ise dosyalarda en sık karşılaşılan isimlerden biri Tom Barrack olarak öne çıkıyor. Belgelerde Barrack’ın adının tam 544 kez geçmesi, ilişkinin yüzeysel olmadığına işaret ediyor. E-posta yazışmalarında Barrack’ın Epstein’e yönelik son derece kişisel ve övgü dolu bir dil kullandığı da görülüyor. “Birinci sınıf bir insan bedeninin içindeki birinci sınıf bir beyin”, “seni özledim” gibi ifadeler, ilişkinin mahiyetine dair soru işaretlerini derinleştiriyor. 2016 ABD Başkanlık Seçimleri sürecinde Donald Trump’ın kampanya ekibinin kilit isimleriyle yakın temas halinde olan Tom Barrack’ın, aynı dönemde Jeffrey Epstein ile bağını sürdürmesi, dosyalarda kritik bir köprü rolüne işaret ediyor. Ağustos 2016’da Epstein tarafından düzenlenen özel bir akşam yemeğine Barrack’ın yanı sıra eski İsrail Başbakanı ve istihbarat şefi Ehud Barak ile Rusya’nın eski BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin’in katılması, bu temas ağının uluslararası boyutunu gözler önüne seriyor.

BARRACK HALEN GÖREVDE

Belgelerde ayrıca; Epstein’ın Barrack’ı New Mexico’daki ve daha sonra reşit olmayan bireylere yönelik sistematik istismarın gerçekleştiği iddia edilen “Zorro Çiftliği”ne davet ettiğine dair kayıtlar bulunuyor. Tüm bu belgelenmiş ilişkilere rağmen Barrack’ın ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi gibi son derece hassas diplomatik görevlerde bulunmuş olması, dosyanın en kritik ve yanıt bekleyen sorularından biri olarak öne çıkıyor.

Epstein’ın Barrack’a hitaben, “Kendinin ve çocuğun fotoğraflarını gönder… Gönlümü hoş et” ifadesi kullandığı da iddialar arasında.

OLİGARKLAR'A UZANAN KÖPRÜ

Rusya başlığı altında yer alan belgeler, Epstein’in Batı ile Rus oligarklar arasındaki gri alanda nasıl konumlandığını ortaya koyuyor. Dosyalarda enerji, maden ve finans sektörlerinin önde gelen Rus milyarderlerine ilişkin kapsamlı bilgi derlemeleri bulunuyor. Bu erişimin önemli bir bölümünün, Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin diplomatik danışmanı Olivier Colom üzerinden sağlandığına dair kayıtlar yer alıyor. Belgelerde ayrıca eski ABD Hazine Bakanı Larry Summers ile hukukçu Neil Wolin arasında, Rus oligarklara yönelik yaptırımların anayasal zemininin tartışıldığı yazışmalar da bulunuyor. Roman Abramoviç’in 2016 yılında Epstein’in mülkünü 250 milyon dolar karşılığında satın almak istemesi ve Epstein’in bu teklifi reddetmesi, ilişkinin boyutlarını daha da çarpıcı hale getiriyor.

CHOMSKY DE LİSTEDE

Belgeler, Epstein ağının İsrail ve Körfez ülkelerinden Ukrayna’ya, Hindistan’dan Venezuela’ya, uzanan geniş bir jeopolitik haritaya yayıldığını gösteriyor. İsrail eski başbakanlarından Ehud Barak ile Epstein arasındaki yakın ilişki, dosyalarda en dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Akademi ve medya dünyasına ilişkin belgeler de benzer ölçüde dikkat çekici. Noam Chomsky ile seyahat planları ve ailevi dostluk içeren yazışmalar, Larry Summers ile yoğun e-posta trafiği ve Norman Finkelstein’ın görüşme teklifinin sert ifadelerle reddedilmesi, Epstein’in entelektüel meşruiyet üretme çabasını ortaya koyuyor.

DOSYALAR SÜMEN ALTI

Bu noktada dosyalarda istihbarat servislerine dair dolaylı fakat güçlü izler belirginleşiyor. Epstein belgelerinde Mossad, CIA, FBI ve MI6 gibi kurumlar doğrudan bir işveren ya da yönlendirici olarak yer almıyor. Ancak Epstein’in 2008’de aldığı olağan dışı hafif ceza, federal savcılık sürecine yapılan müdahaleler ve yıllar boyunca sürdürülen dokunulmazlık alanı, ABD istihbarat ve güvenlik bürokrasisinin bu dosyadan habersiz olamayacağı şeklinde yorumlanıyor.

PRENS ANDREW BAĞLANTISI

FBI’ın yıllar boyunca elinde bulunan şikayet ve ihbarlara rağmen Epstein’e yönelik kapsamlı bir soruşturma yürütmemesi, 2019’daki tutuklama sonrası cezaevinde hayatını kaybetmesi ve delil zincirinin büyük ölçüde kopması, dosyanın federal düzeyde nasıl yönetildiğine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor. Birleşik Krallık istihbarat çevrelerine uzanan dolaylı hatlar ise Epstein’in İngiliz aristokrasisi, finans çevreleri ve akademik kurumlarla kurduğu ilişkiler üzerinden okunuyor. Prens Andrew bağlantısı, bu hattın en görünür örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

ÇOKLU FAALİYET

Belgelerde ayrıca Epstein’in çok sayıda eski istihbaratçı, emekli diplomat ve “özel danışman” sıfatıyla hareket eden güvenlik profesyonelleriyle temas halinde olduğu görülüyor. Bu isimler, resmi kurumlardan ziyade istihbarat dünyasının gri alanında faaliyet gösteren yarı-resmi uzantılar olarak tanımlanıyor. Bu durum, Epstein’in tek bir servisin ürünü olmaktan çok, çoklu istihbarat çıkarlarının kesişim noktasında faaliyet gösterdiği ihtimalini güçlendiriyor.

Epstein-Ehud Barak ilişkisi belgelerden yansırken, Netanyahu ve Likud çevresinin dosyalarda görünür olmamasına kuşkuyla bakılıyor.

NETANYAHU BİLMECESİ

Dosyalarda dikkat çeken bir diğer unsur ise sessizlikle geçiştirilen başlıklar. Epstein ve çevresinin Yahudi kimliği, ezoterik göndermeleri ve “seçilmişlik” söylemi belgelerde yer alırken; İsrail siyasetinin belirli bir hattının, özellikle Netanyahu ve Likud çevresinin dosyalarda görünür olmaması dikkat çekiyor. Buna karşılık Ehud Barak’ın ilişkilerinin özellikle öne çıkarılması, yayımlama biçimine dair soru işaretlerini artırıyor.

GEN MÜHENDİSLİĞİ

Belgelerde yer alan genetik ve embriyo çalışmalarıyla ilgili yazışmalar ise dosyanın en ürkütücü başlıklarından biri. Bryan Bishop tarafından Epstein’e gönderilen e-postalarda, yüksek embriyo düzenleme tekniklerinden ve klonlamaya benzeyen enjeksiyonsuz yöntem arayışlarından söz ediliyor. Epstein’in bu yazışmalara verdiği yanıtta “Yatırım yapmakla bir sorunum yok. Sorun, liderlik ettiğimin görülmesi” ifadesini kullanması, bu çalışmaların finansmanı ile görünürlük arasındaki hassas dengeye işaret ediyor. Dosyalarda ayrıca, 30 Haziran 2014 tarihli ve içeriğinde “Onu öldürmen için sana izin veriyorum” ifadesinin yer aldığı bir e-posta da bulunuyor. Epstein’in bu mesaja “Eyvah” yanıtını verdiği görülürken, gönderenin kimliği belgelerde netleşmiyor. Sosyal medyada e-postayı gönderen kişinin Susan Hamblin olduğu iddia edilse de, bu iddiayı doğrulayan kesin bir kayıt yer almıyor.

'ORTA DOĞU'DA RADARINDA

Belgelerin 3 binden fazlasında Hindistan asıllı yazar Deepak Chopra’nın adının geçmesi de dikkat çekiyor. Chopra’nın 8 Mart 2017 tarihli bir e-postasında Epstein’e yönelik kullandığı ifadeler, dosyanın kültürel ve ideolojik boyutunu derinleştiriyor. Jeopolitik yazışmalar ise Epstein’in küresel siyasete dair aktif bir figür olduğunu ortaya koyuyor. Haziran 2014 tarihli bir yazışmada Epstein ile Peter Thiel arasında ABD’nin Orta Doğu politikalarına ilişkin değerlendirmeler yer alıyor.

Sapkın ayin, tecavüz suçu ve katliamların gerçekleştirildiği Epstein adası.

KAYIP ÇOCUKLARIN AKIBETİ

Epstein dosyalarında Türkiye'nin, doğrudan bir “operasyon sahası” olmaktan ziyade, küresel ağın kritik bir kesişim ve geçiş noktası olduğu öne çıkıyor. Bazı girişimci ve isimlere yönelik iddialar sosyal medya üzerinden gündeme getirilirken, dosyalarda Türkiye’den aktörlerle doğrudan temas kurulduğuna dair şu aşamada açık ve doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor. Kamuoyunda yanıt bekleyen en önemli soru ise, 1999 Gölcük depremi ve sonrasındaki büyük depremlerin ardından kayıp olduğu öne sürülen binlerce çocuğun, bu karanlık şebekenin ağına düşüp düşmediği; kaçırılıp kaçırılmadığı meselesi. Bu endişe, Epstein dosyalarının Türkiye bağlantısına ilişkin tartışmaları daha da derinleştiriyor. Sosyal medyada çok sayıda kişi ve araştırmacı, Türkiye’den bazı isimlerin bu küresel şebekeyle dolaylı bağlantıları olabileceğini dile getiriyor.

Kaynak: Haber Global

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.