SON DAKİKA
Hava Durumu

1970'lere dönüş korkusu! Tarihin en büyük enerji krizi geliyor

Küresel enerji piyasalarında artan jeopolitik gerilim, arz daralması ve yanlış politika tercihleri, uzmanlara göre yeni ve daha derin bir krizin habercisi. IMF stagflasyon riskine dikkat çekiyor. Enerji sektöründen analistler karamsar olduklarını belirterek yaşanacak krizin boyutlarının 1970'lerdeki krizin ötesine geçebileceğini söylediler.

Haber Giriş Tarihi: 14.04.2026 18:15
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 18:19
Kaynak: Haber Global
1970'lere dönüş korkusu! Tarihin en büyük enerji krizi geliyor

Küresel enerji piyasalarında artan jeopolitik gerilim, arz daralması ve yanlış politika tercihleri, uzmanlara göre yeni ve daha derin bir krizin habercisi. IMF stagflasyon riskine dikkat çekiyor. Enerji sektöründen analistler karamsar olduklarını belirterek yaşanacak krizin boyutlarının 1970'lerdeki krizin ötesine geçebileceğini söylediler.

Uluslararası enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler, dünyanın yeni ve çok daha büyük bir enerji krizine doğru ilerlediğine işaret ediyor. Uzmanlara göre mevcut tablo, yalnızca fiyat artışlarıyla sınırlı değil; arz güvenliği, ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde eş zamanlı baskılar oluşturuyor. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların enerji altyapılarına zarar vermesi ve kritik tedarik yollarını tehdit etmesi, krizin küresel ölçekte hissedilmesine yol açıyor. Bu durum, petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert dalgalanmalara neden olurken, birçok ülke ekonomik istikrar açısından zorlanıyor. Güneydoğu Avrupa Enerji Enstitüsü'nün (IENE) Başkanı ve İcra Direktörü Costis Stamboli dünyanın tarihi bir enerji krizine doğru ilerlediğini vurguluyor. Haber Global Web Özel'e değerlendirme yapan Eski BOTAŞ Gaz Alımı Daire Başkanı Ali Arif Aktürk ve enerji piyasaları uzmanı Hasan Selim Özertem gelecekle ilgili karamsar olduklarını söyledi.

1970'lere kıyasla LNG küresel bir emtia haline geldi.

1970’LERE DÖNÜŞ RİSKİ

Söz konusu kurumlar, mevcut enerji ortamının en büyük riskinin “stagflasyon” olduğunu belirtiyor. Yani ekonomik durgunluk ile yüksek enflasyonun aynı anda yaşanması ihtimali giderek güçleniyor. Bu senaryo, özellikle 1979’daki ikinci petrol krizine benzer bir tabloyu gündeme getiriyor. O dönemde yaşanan enerji şokunun küresel ekonomide uzun süreli etkiler yarattığı hatırlatılıyor.

YANLIŞ POLİTİKALAR

Stamboli'ye göre hükümetlerin enerji krizine verdiği tepkiler de tartışmalı. Özellikle yakıt sübvansiyonları gibi uygulamaların tüketimi azaltmak yerine teşvik ettiği ve bu nedenle sorunu büyüttüğü ifade ediliyor. Buna karşılık, enerji tüketimini sınırlamaya yönelik politikaların daha etkili olabileceği vurgulanıyor. Örneğin, bazı Avrupa ülkelerinde yakıt kotaları veya tüketim kısıtlamaları gibi önlemler gündeme gelebilir. Diğer bir öneri ise geçici vergi indirimleriyle fiyat baskısını azaltmak. Bu tür önlemlerin enflasyonist etkileri sınırlayabileceği belirtiliyor.

JEOPOLİTİK GERİLİM

Enerji krizinin temelinde arz tarafındaki kırılganlıklar yer alıyor. Orta Doğu’daki savaşın, dokuz ülkede 40’tan fazla enerji projesini etkilediği ve küresel tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açtığı bildiriliyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarındaki riskler, enerji ticaretinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bu tür darboğazların kapanmasının küresel piyasaları derinden sarsabileceğini belirtiyor.

TÜKETİM KISITLAMALARI

Analistler, krizin etkilerinin özellikle kısa vadede daha da hissedileceğini belirtiyor. Bu kapsamda Avrupa’da hükümetlerin enerji tüketimini sınırlayıcı önlemler alabileceği öngörülüyor. Bu önlemler arasında yakıt kotaları, fiyat artışları ve zorunlu tasarruf uygulamaları yer alabilir.

KÖTÜMSER TABLO

Ali Arif Aktürk şu değerlendirmeleri yapıyor: "Ben daha da karamsarım. 1973 ve 1979 krizlerinin ötesine geçen bir duruma ilerliyoruz. 1973 krizinde OPEC kararı vardı, kalkınca eski duruma hızla dönüldü. 1979'da İran devrimi nedeniyle kriz yaşandı. Ama bugünün o dönemlerden bir farkı var; bugün LNG ihtiyacı yoğun bir şekilde gündemimizde. Geçmişte LNG bu kadar yaygın değildi. Ancak LNG küresel bir emtia haline geldi. Şu anda piyasada erişilebilir petrol fiyatlanabiliyor. Vadeli işlemlerle fiziki petrol arasındaki ilişki koptu. Petrol kapanın elinde kalıyor. Sadece petrol değil petrokimya tesisleri de etkilenmeye başladı. Dünyanın kükürt üretiminin yüzde Körfez'den sağlanıyor. Gübrenin hammaddesi olarak kullanılıyor. Plastik sanayiinde kullanılan ürünler etkilenmeye başladı. Tanker kapasiteleri de etkileniyor. Özellikle 2 milyon varillik tankerler uzaklaşıyor."

Şu anda piyasada erişelebilir petrol fiyatlanabiliyor.

1970'LERİ AŞABİLİR

Özertem ise şunları kaydediyor: "1973 krizinden farklı bir krizle karşı karşıyayız. O dönemde ciddi fiyat artışları ve ambargolar söz konusuydu. Bugün ise mesele yalnızca bir petrol krizi değil; aynı zamanda LNG ve alüminyum sevkiyatlarında yaşanan aksaklıkların da etkili olduğu çok boyutlu bir arz kriziyle karşı karşıyayız. Daha da önemlisi, gübre ve petrokimya gibi sanayinin temel girdilerini sağlayan sektörlerde yaşanan sıkıntılar, üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu durum, krizin daha derin ve belirgin hale gelmesine yol açabilir. Önümüzdeki dönemde fiyatların artması, tarımsal üretimde verim düşüşleri yaşanması ve buna bağlı olarak gıda fiyatlarının yükselmesi muhtemel görünüyor. Ekonomide genel bir yavaşlama beklenirken, aynı zamanda stagflasyon riski de giderek güçleniyor. Bu sürecin bir ila iki yıl sürmesi olasıdır. Ancak olası bir ateşkes, krizin etkilerini sınırlayabilir; çatışmaların uzaması ise süreci daha da derinleştirecektir."

Kaynak: Haber Global

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.