Yurt dışı alışverişlerde uygulanan 30 Euro'luk gümrük muafiyetinin kaldırılacağının açıklanması sonrası, özellikle Çin menşeli ürünlerde dikkat çekici fiyat artışları yaşandı. Henüz yürürlüğe girmeyen düzenleme gerekçe gösterilerek birçok üründe fahiş zamlar yapıldı. Uzmanlara göre bu karar, toptan ithalat yapan firmaların maliyetlerini artırmıyor. Piyasada vergi değişikliği öncesi yüklü miktarda Çin'den mal çekildiği iddiaları da dolaşıyor. Bakanlık ise Çin'den gelen ürünlerin yüzde 81'inin sağlığa zararlı olduğunu açıkladı.
Haber Giriş Tarihi: 16.01.2026 09:41
Haber Güncellenme Tarihi: 16.01.2026 09:42
Kaynak:
ekonomim.com
Yurt dışı alışverişlerde uygulanan 30 Euro'luk gümrük muafiyetinin kaldırılması, henüz yürürlüğe girmeden piyasada ciddi fiyat artışlarını beraberinde getirdi. 6 Şubat itibarıyla geçerli olacak karar, bireysel ithalatı kapsarken; birçok yerli satıcı ve ithalatçı firmanın bu durumu fırsata çevirdiği yönündeki iddialar kamuoyunda tepkilere yol açtı. Kararın açıklanmasının hemen ardından özellikle Çin menşeli ürünlerin Türkiye'deki satış fiyatlarında kısa sürede yüzde 100'ü aşan artışlar yaşanması dikkat çekti.
Fiyat artışlarının en yoğun hissedildiği ürün grupları arasında güneş gözlüğü, kulaklık, küçük elektronik aksesuarlar, telefon kılıfları, şarj cihazları, mutfak gereçleri ve ev dekorasyon ürünleri yer alıyor. Tüketiciler, aynı ürünlerin birkaç hafta öncesine kıyasla iki hatta üç kat pahalıya satıldığını belirtiyor. Oysa uzmanlara göre, söz konusu düzenleme toptan ithalat yapan firmaların maliyetlerinde ani bir artış oluşturmuyor. Çünkü bu firmalar, Çin'den getirdikleri ürünler için gümrük vergisi ve KDV'yi zaten uzun süredir ödüyor.
"Vergi olsa dahi bu fiyata olmaz"
Vergi hesapları da fiyat artışlarının boyutunu sorgulatıyor. Örneğin Çin'de yaklaşık 160 TL'ye satılan bir güneş gözlüğü, gümrük vergisi ve KDV dahil edildiğinde Türkiye'ye en fazla 230-240 TL maliyetle giriyor. Buna rağmen aynı ürünün veya aynı markanın benzer modellerinin mağazalarda ve e-Ticaret sitelerinde 2.500 ile 3.000 TL arasında satışa sunulması, "vergi zammı" söylemini boşa düşürüyor. Aradaki farkın vergiyle değil, kâr marjıyla oluştuğu açıkça görülüyor. Benzer bir tablo elektronik ürünlerde de yaşanıyor. Çin'de 300-400 TL bandında satılan bir kablosuz kulaklığın, tüm vergiler eklendiğinde Türkiye'ye giriş maliyeti 500-550 TL'yi geçmiyor. Ancak bu ürünlerin raf fiyatları 2.000 TL'nin üzerine çıkabiliyor. Kararın henüz yürürlüğe girmediği bir dönemde bu denli yüksek artışların yaşanması, piyasalarda "maliyet artışı değil, rekabetin azalması" yorumlarını güçlendiriyor.
Türkiye'den Kaan Zenginli'nin haberine göre uzmanlar, bireysel ithalatın sınırlandırılmasıyla birlikte yerli satıcıların fiyat baskısından kurtulduğunu ve bunun bazı firmalar tarafından hızla avantaja çevrildiğini ifade ediyor. Tüketicinin doğrudan Çin'den daha uygun fiyata ürün getirme seçeneğinin ortadan kalkması, iç piyasada fiyatların serbestçe yükselmesine zemin hazırladı. Ekonomi çevreleri, bu noktada denetim mekanizmalarının önemine dikkat çekiyor.
Türkiye'nin Çin'den en çok ithal ettiği ürünler
- Elektrik-elektronik ekipman
- Makine ve mekanik cihazlar
- Motorlu taşıtlar ve parçaları
- Demir-çelik ürünleri
- Kimyasallar
- Plastik ve plastik mamulleri
- Optik, tıbbi ve teknik cihazlar
İki ülke arasındaki ticaret dengesi
Türkiye'nin Çin'e ihracatı: 3,2 milyar $
Türkiye'nin Çin'den ithalatı: 49,6 milyar $
Toplam ticaret hacmi: 52,8 milyar $
Türkiye'nin Çin'e en çok ihraç ettiği ürünler
- Maden cevherleri
- Mermer, doğal taş, toprak ürünleri
- İnorganik kimyasallar
- Metal cevherleri
- Pamuk
- Makine ve aksamları
Siparişe göre kalite
Uzmanlara göre, bazı Çin ürünlerinde kalite düşüklüğü, fabrikaların "siparişe göre kalite" yaklaşımından kaynaklanıyor. Denetim ve sertifika olmayan siparişlerde ucuz hammadde kullanılıyor. Düşük fiyat baskısı kaliteyi düşürüyor. e-Ticaret platformlarında satılan pek çok ürün, bu sebeple Avrupa ve Türkiye standartlarının çok altında kalıyor.
Çin açığı katlanıyor
2025'te Çin'den yapılan ithalat 49,6 milyar dolara ulaşırken, Türkiye'nin Çin'e ihracatı yalnızca 3 milyar dolar oldu. Türkiye, Çin'e karşı 46,5 milyar dolarlık ticaret açığı verirken Çin, 2025'te yaklaşık 1,2 trilyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini açıkladı.
Kanserojen madde uyarısı
Çin menşeli, özellikle oyuncak, ayakkabı-tekstil ve düşük kaliteli elektronik ürünlerde ftalat, ağır metaller, PAH ve Krom VI gibi sağlığa zararlı maddeler görülüyor. Bakanlıklar tarafından bu ürünlerde yapılan analizler sonrası bazıları toplatılırken, bazıları için "kullanmadan imha" uyarısı yapıldı.
Vergi öncesi stokladılar
Öte yandan sektör temsilcileri, bazı firmaların 6 Şubat öncesindeki dönemi fırsata çevirdiğine dikkat çekiyor. İddialara göre bu firmalar, Çin'den yoğun şekilde ürün tedarik ederek depolarını doldurdu. Vergi düzenlemesi henüz yürürlüğe girmeden zamlı fiyatlarla satış yapılması ise, tüketici tepkisine yol açtı ve haksız kazanç iddialarını gündeme getirdi. Sektör kaynakları, yaşananların haksız kazanç iddialarını gündeme getirdiğini ve denetimlerin bu alanda da sıkılaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
30 Euro kararı açıklandı, zam fırtınası başladı
Yurt dışı alışverişlerde uygulanan 30 Euro'luk gümrük muafiyetinin kaldırılacağının açıklanması sonrası, özellikle Çin menşeli ürünlerde dikkat çekici fiyat artışları yaşandı. Henüz yürürlüğe girmeyen düzenleme gerekçe gösterilerek birçok üründe fahiş zamlar yapıldı. Uzmanlara göre bu karar, toptan ithalat yapan firmaların maliyetlerini artırmıyor. Piyasada vergi değişikliği öncesi yüklü miktarda Çin'den mal çekildiği iddiaları da dolaşıyor. Bakanlık ise Çin'den gelen ürünlerin yüzde 81'inin sağlığa zararlı olduğunu açıkladı.
Yurt dışı alışverişlerde uygulanan 30 Euro'luk gümrük muafiyetinin kaldırılması, henüz yürürlüğe girmeden piyasada ciddi fiyat artışlarını beraberinde getirdi. 6 Şubat itibarıyla geçerli olacak karar, bireysel ithalatı kapsarken; birçok yerli satıcı ve ithalatçı firmanın bu durumu fırsata çevirdiği yönündeki iddialar kamuoyunda tepkilere yol açtı. Kararın açıklanmasının hemen ardından özellikle Çin menşeli ürünlerin Türkiye'deki satış fiyatlarında kısa sürede yüzde 100'ü aşan artışlar yaşanması dikkat çekti.
Fiyat artışlarının en yoğun hissedildiği ürün grupları arasında güneş gözlüğü, kulaklık, küçük elektronik aksesuarlar, telefon kılıfları, şarj cihazları, mutfak gereçleri ve ev dekorasyon ürünleri yer alıyor. Tüketiciler, aynı ürünlerin birkaç hafta öncesine kıyasla iki hatta üç kat pahalıya satıldığını belirtiyor. Oysa uzmanlara göre, söz konusu düzenleme toptan ithalat yapan firmaların maliyetlerinde ani bir artış oluşturmuyor. Çünkü bu firmalar, Çin'den getirdikleri ürünler için gümrük vergisi ve KDV'yi zaten uzun süredir ödüyor.
"Vergi olsa dahi bu fiyata olmaz"
Vergi hesapları da fiyat artışlarının boyutunu sorgulatıyor. Örneğin Çin'de yaklaşık 160 TL'ye satılan bir güneş gözlüğü, gümrük vergisi ve KDV dahil edildiğinde Türkiye'ye en fazla 230-240 TL maliyetle giriyor. Buna rağmen aynı ürünün veya aynı markanın benzer modellerinin mağazalarda ve e-Ticaret sitelerinde 2.500 ile 3.000 TL arasında satışa sunulması, "vergi zammı" söylemini boşa düşürüyor. Aradaki farkın vergiyle değil, kâr marjıyla oluştuğu açıkça görülüyor. Benzer bir tablo elektronik ürünlerde de yaşanıyor. Çin'de 300-400 TL bandında satılan bir kablosuz kulaklığın, tüm vergiler eklendiğinde Türkiye'ye giriş maliyeti 500-550 TL'yi geçmiyor. Ancak bu ürünlerin raf fiyatları 2.000 TL'nin üzerine çıkabiliyor. Kararın henüz yürürlüğe girmediği bir dönemde bu denli yüksek artışların yaşanması, piyasalarda "maliyet artışı değil, rekabetin azalması" yorumlarını güçlendiriyor.
Türkiye'den Kaan Zenginli'nin haberine göre uzmanlar, bireysel ithalatın sınırlandırılmasıyla birlikte yerli satıcıların fiyat baskısından kurtulduğunu ve bunun bazı firmalar tarafından hızla avantaja çevrildiğini ifade ediyor. Tüketicinin doğrudan Çin'den daha uygun fiyata ürün getirme seçeneğinin ortadan kalkması, iç piyasada fiyatların serbestçe yükselmesine zemin hazırladı. Ekonomi çevreleri, bu noktada denetim mekanizmalarının önemine dikkat çekiyor.
Türkiye'nin Çin'den en çok ithal ettiği ürünler
- Elektrik-elektronik ekipman
- Makine ve mekanik cihazlar
- Motorlu taşıtlar ve parçaları
- Demir-çelik ürünleri
- Kimyasallar
- Plastik ve plastik mamulleri
- Optik, tıbbi ve teknik cihazlar
İki ülke arasındaki ticaret dengesi
Türkiye'nin Çin'e ihracatı: 3,2 milyar $
Türkiye'nin Çin'den ithalatı: 49,6 milyar $
Toplam ticaret hacmi: 52,8 milyar $
Türkiye'nin Çin'e en çok ihraç ettiği ürünler
- Maden cevherleri
- Mermer, doğal taş, toprak ürünleri
- İnorganik kimyasallar
- Metal cevherleri
- Pamuk
- Makine ve aksamları
Siparişe göre kalite
Uzmanlara göre, bazı Çin ürünlerinde kalite düşüklüğü, fabrikaların "siparişe göre kalite" yaklaşımından kaynaklanıyor. Denetim ve sertifika olmayan siparişlerde ucuz hammadde kullanılıyor. Düşük fiyat baskısı kaliteyi düşürüyor. e-Ticaret platformlarında satılan pek çok ürün, bu sebeple Avrupa ve Türkiye standartlarının çok altında kalıyor.
Çin açığı katlanıyor
2025'te Çin'den yapılan ithalat 49,6 milyar dolara ulaşırken, Türkiye'nin Çin'e ihracatı yalnızca 3 milyar dolar oldu. Türkiye, Çin'e karşı 46,5 milyar dolarlık ticaret açığı verirken Çin, 2025'te yaklaşık 1,2 trilyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini açıkladı.
Kanserojen madde uyarısı
Çin menşeli, özellikle oyuncak, ayakkabı-tekstil ve düşük kaliteli elektronik ürünlerde ftalat, ağır metaller, PAH ve Krom VI gibi sağlığa zararlı maddeler görülüyor. Bakanlıklar tarafından bu ürünlerde yapılan analizler sonrası bazıları toplatılırken, bazıları için "kullanmadan imha" uyarısı yapıldı.
Vergi öncesi stokladılar
Öte yandan sektör temsilcileri, bazı firmaların 6 Şubat öncesindeki dönemi fırsata çevirdiğine dikkat çekiyor. İddialara göre bu firmalar, Çin'den yoğun şekilde ürün tedarik ederek depolarını doldurdu. Vergi düzenlemesi henüz yürürlüğe girmeden zamlı fiyatlarla satış yapılması ise, tüketici tepkisine yol açtı ve haksız kazanç iddialarını gündeme getirdi. Sektör kaynakları, yaşananların haksız kazanç iddialarını gündeme getirdiğini ve denetimlerin bu alanda da sıkılaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: ekonomim.com
İzmir'de domuzlar sokaklarda yiyecek aradı
Adıyaman'da hırsızların hedefi olan hurdacı defalarca soyuldu: Bıktım
Öğretmen ataması sonuçları açıklandı!
Ve mutlu son! Bursa'nın dünyaca ünlü çifti yeniden buluştu...
İran, Dünya Kupası'ndan çekildi!
Piknik tüpünden sızan gazdan etkilenen bebek can verdi
51 yaşındaki adam nehir kenarında ölü bulundu
Bursalı Rapçi Çakal, AIDS iddialarına yanıt verdi
Limonu ikiye kesmeyin: İşte daha pratik yolu
Acı haber geldi: Savaşta hayatını kaybeden ilk Türk
Bayramda vatandaşa yedireceklerdi! Hepsine el konuldu
Başkan Ercan Özel: İstiklal Ruhu Geleceğimizin Teminatıdır
Özel gereksinimli bireylere hayati destek
Abdullah Kavukcu: Bir hayalimiz var inşallah gerçek olur
Bursa'da "Geleceğe Nefes" hatıra ormanı: 10 bin fidan toprakla buluştu